T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine) ESAS NO : 2026/352 KARAR NO : 2026/440 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/12/2025 NUMARASI : 2025/1040 Es…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine) ESAS NO : 2026/352 KARAR NO : 2026/440 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/12/2025 NUMARASI : 2025/1040 Esas - 2025/909 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Tazminat - Alacak KARAR TARİHİ : 30/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/04/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat - alacak istemine ilişkin davada, mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; taraflar arasında 25/11/2020 tarihinde İçmesuyu Arıtma Tesisi Bakım Onarım Yapım İşine ilişkin sözleşme aktedildiğini, müvekkilinin davalı kurum ile söz konusu işin yapımı konusunda sözleşmede yer alan hükümler çerçevesinde, 10/03/2021 tarihinde davalı kuruma başvurarak sözleşmenin İNŞ.3 POZ Nolu maddesinde yer alan ( Çift bileşenli (solvent içermeyen) anti bakteriyel özellikte yüksek kimyasal dayanıma sahip malzeme ile iki kat epoksi boya yapılması) işin yapımında istenilen özelliklere sahip boyanın ... markasının boyalarının taşıdığını ve bu boyanın kullanımının onayının verilmesi halinde işin yapımına başlanacağı bildirildiğini, müvekkilinin davalı kuruma başvurusu üzerine, davalı kurum tarafından 26.03.2021 tarihli cevabi yazısında, ‘’( İNŞ.03 Çift Bileşenli Malzeme İle İki Kat Epoksi Boya Yapılması) iş kaleminde kullanılmak üzere idareye bildirilen ‘’Ekopipe 900 Blue ‘’ ürününün BS6920 standardı gereğince;‘’ BS6920-2.6 Metallerin Ekstraksiyonu’’ analizinin Ph 6,5 ve %20’lik derişime sahip alüminyum sülfat varlığında yapılmasının gerekli olduğu bildirildiğini, müvekkilinin davalı kurumun cevabi yazısı tarafına ulaşır ulaşmaz, davalı kurumun istemiş olduğu iş kaleminde kullanılacak ürünün üretici firması ... Kimya’nın söz konusu ürünün BS standartlarını karşılayıp karşılamadığına dair Londra’dan alınan ve ürünün BS standartlarına uygun olduğuna dair analiz raporlarını 12.04.2021 tarihli üst yazısı ile davalı kuruma ilettiğini, bunun üzerine davalı kurum tarafından 22.04.2021 tarihinde müvekkiline gönderilen cevabi yazıda; müvekkilinin sunmuş olduğu ve Londra’dan alınmış olan analiz raporunun davalı kurum personelleri tarafından incelendiği ve ürünün ‘’ BS6920-2,6 Metallerin Ekstraksiyonu analizinin Ph 6,5 ve %20’lik derişime sahip alüminyum sülfat varlığında yapılaması gerekliliği’’ konusunda yetersiz olduğu hususunun müvekkiline bildirildiğini, bunun üzerine müvekkilinin, birçok üniversite ve kurumla irtibata geçerek davalı kurumun şart koşmuş olduğu deneyi yapabilecek kurumu tespit etmeye çalıştığını ve herhangi bir sonuca ulaşamadığını, bu arada davalı kurum tarafından 23.06.2021 tarihinde müvekkiline işe başlanılmadığı ve 10 gün içinde başlanılmaması halinde sözleşmenin fesih edileceğinin ihtar edildiğini, müvekkilinin davalı kurumun ürün için yapılan analizlerin yetersiz olduğunu bildirmesi üzerine; davalı kuruma 05.07.2021 tarihli yazısı ile daha önceki yaptırılan teknik analiz raporunun sözleşme şartlarını karşıladığını, davalı kurum tarafından talep edilen analiz raporu ile ilgili Türkiye’nin birçok üniversitesine talepte bulunulmuş fakat söz konusu deneyin var olan altyapıları ile yapılamayacağını, BS6920 deneylerinin paket halinde ve TÜBİTAK MAM tarafından yapıldığının tarafına bildirildiğini ilettiğini, daha sonra TÜBİTAK MAM ile yapmış olduğu görüşmede söz konusu deneyin 90 iş günü içinde yapılacağını öğrendiğini ve söz konusu sürenin çok fazla olduğunu ve işe başlama süresi açısından sıkıntı olacağını ve ek süre talebini davalı kuruma ilettiğini, müvekkilinin son yazının hemen akabinde 06.07.2021 tarihli üst yazısı ile işin yapımında kullanılacak ürünün davalı kurum tarafından istenen teknik analizi için istenilen şartlardaki deneyi yapacak kurum bulunamadığını davalı kuruma bildirdiğini, davalı kurumdan söz konusu deneyi yapacak kurum veya kuruluşların müvekkiline bildirilmesi halinde deney masraflarının müvekkilince karşılanarak, deneyin ivedilikle yaptırılacağı hususu bir kez daha davalı kuruma iletildiğini, tüm bu yaşanan süreçlerin sonunda müvekkilinin; 05.07.2021 ve 06.07.2021 tarihli kuruma yapmış olduğu başvurulara rağmen davalı kurumdan müvekkile dönüş olmaması üzerine; müvekkili tarafından 07.07.2021 tarihli üst yazı ile davalı kurum ile yapılan sözleşmeye uygun olarak daha önce sunulmuş işin yapımında kullanılacak ürünün teknik analiz raporunun kabul edilmesini, davalı kurumun sözleşmeye aykırı olarak talep ettiği deneyi yapacak teknik altyapı ve sistemi bulunan Türkiye’de kurum veya kuruluş bulunmadığı bu sebeple de, imalata başlamasına onay verilmesini ve bu süreçte haksız olarak zaman kaybetmesine neden olan kurumun zararlarını karşılamasını talep ettiğini, davalı kurum yine müvekkilinin talep dilekçesine cevap vermediğini ve bunun üzerine de müvekkilinin 08.07.2021 tarihinde yine davalı kuruma üst yazı ile; İNŞ.3 Poz No’lu, (Çift Bileşenli (solvent içermeyen) antibakteriyel özellikte yüksek kimyasal dayanıma sahip malzeme ile iki kat epoksi boya yapılması) iş kaleminin imalatın son aşama olduğunu ve söz konusu imalatın sözleşme bedelinin %30’una denk geldiğini ve bu iş kaleminin kurum tarafından sözleşmeye aykırı olarak talep edilen deneyin (Deneyi yapabilecek herhangi bir kurum veyahut kuruluş bulunmadığından) şart koşulması nedeniyle, davalı kurumun kusurundan ve kötü niyetinden kaynaklı olarak işe başlanamadığını ve gecikme olduğunu bildirdiğini, davalı kurum tarafından 27.07.2021 tarihinde müvekkilime gönderilen yazı ile işin yapımında kullanılacak ürünün teknik analizlerinin talep ettikleri şekilde kamu veya üniversite laboratuvarlarından birinde yaptırılarak sunulması talep edildiğini, yine davalı kurumdan gelen işbu yazı sonrasında müvekkiline tekrar 29.07.2021 tarihli cevabi yazı ile; işin yapımında kullanılacak ürünün teknik analiz raporunun talep ettikleri şekilde yapılmasının zaruri olduğu bir kez daha bildirildiğini, bunun üzerine müvekkilinin, Eskişehir Teknik, İstanbul Teknik, Osmangazi, İstanbul Teknik, Gebze Teknik, Kocaeli, İstanbul, İstanbul Aydın, Ege, 9 Eylül, Çukurova, Mersin, Bitlis Eren, Muş Alparslan, Bingöl, Kayseri Erciyes ve Yıldız Teknik Üniversitesi’ne davalı kurumun şart koşmuş olduğu analizin yapılıp yapılamayacağı sorulduğunu ve hepsinden olumsuz cevap alındığını, sadece Ortadoğu Teknik Üniversitesi tarafından söz konusu testin yapılabileceği bilgisi alındığını, bunun üzerine üniversite tarafından numuneler istendiğini, müvekkilince de numunelerin hazırlanması işleminin davalı kurum tarafından da takip edilmesi için bildirim de bulunulduğunu ve davalı kurum bünyesinde çalışan İnş. Müh. ... ile Elek.Teknikeri ...’da hazır bulunarak numuneler hazırlandığını ve ODTÜ’ye iletildiğini, ODTÜ Kimya Mühendisliği Bölümü’nden Doç.Dr. ... imzalı ve 26.11.2021 tarihli yazı ile; ‘’ BS 6920 standardı kapsamında suya geçebilecek metalik kirliliklerin tayinine yönelik analiz yapılmasının talep edildiği ve söz konusu analizlerin laboratuvarlarında rutin olarak yapıldığı fakat metal ekstrasyonu için standartta belirtildiği gibi saf su kullanılmasının yerine 6.5 PH değerinde kütlece %20 derişiminde alüminyum sülfat sulu çözeltisinde deneyin yapılması talep edildiğinden; çeşitli yöntemler ( mekanik karıştırma, ısıtma, manyetik karıştırma gibi) denenmiş olmasına rağmen kütlece %20 alüminyum sülfat içeren sulu çözelti elde edilemediği ve elde edilen karışımların jel kıvamında kaldığı, bu sebeple de istenilen analizin yapılamadığının bildirildiğini, Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden gelen cevabi yazı üzerine müvekkilinin; 26.11.2021 tarihli yazı ile davalı kuruma, işin yapımında kullanılacak ürünün teknik analizinde talep etmiş olduğu deneyin yapılamaması ve bu hususta kurum tarafından herhangi bir çözüm yolu önerilmemesi, kurumun söz konusu deney talebinin sözleşmeye ve BS standartlarına aykırı olması nedeniyle, kurumun işe başlanılmasında gecikmeye sebep olduğunu, söz konusu analiz raporu gelmeden diğer imalatların yapımına başlanılmaması hususunda talimat verilmiş olması nedeniyle, öncelikle söz konusu geçen sürenin işin bitim süresine eklenmesini, söz konusu talebimizin kabul edilmemesi halinde davalı kurumun kusurlu işlemleri nedeniyle sözleşmenin tamamlanabilmesinin mümkün olmadığını ve işin ekonomik olarak yapılabilirliğinin kalmadığını davalı kuruma bildirerek; işin bitimi hususunda ek süre verilmemesi hâlinde sözleşmenin tasfiye edilerek, kesin teminatın müvekkile iadesini talep ettiğini, daha sonra davalı kurum tarafından 09.12.2021 tarih ve Sözleşmenin feshi konulu gönderilen yazı ile; işin yapımına başlanılmaması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, davalı kurumun fesih yazısında, müvekkilinin kötü niyetli olduğunu ve analiz sürecinin kasıtlı olarak sonuçlandırılmadığını iddia ettiğini, halbuki tüm bu süreçte tek kötü niyetli tarafın davalı kurum olduğunu, müvekkili ile davalı kurumun imzalamış olduğu sözleşme ve teknik şartnamede yer almayan ve yapımı mümkün olmayan (Dosya ekinde sunulan görüş yazılarından da anlaşılacağı üzere) bir analizin yapılmasının davalı kurum tarafından şart koşularak müvekkilinin işin yapımına başlamasına mani olunduğunu, müvekkilinin söz konusu istenen analizin bilimsel olarak yapılmasını mümkün olmadığını davalı kuruma bildirmiş olmasına rağmen davalı kurumun çözüm üretmek yerine bilakis müvekkilinin işi yapamaması için muazzam bir çaba gösterdiğini, müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmamasına rağmen davalı kurumun haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini ve 24.12.2021 tarihli ihtarname ile müvekkilinin 148.060,00 TL değerindeki teminat mektubunu irat kaydettiğini bildirdiğini, ayrıca güncelleme bedeli ile gecikme tazminatı olarak toplam 89.310,78 TL’yi müvekkilinden talep ettiğini, ihtarnamenin ekte olduğunu, müvekkilinin de teminat mektubun nakde çevrilmesi halinde, bankalar nezdinde sicilinin bozulacağı endişesi ile söz konusu ödemeleri mecburen yaptığını, ayrıca sözleşmenin haksız feshi nedeniyle müvekkilinin işin yapılması halinde elde edeceği kârdan da mahrum kaldığını, ayrıca müvekkilinin işin yapılacağı ümidiyle sadece söz konusu iş için bu süreçte 2 çalışan istihdam ettiğini ve söz konusu çalışanlar için ödemeler yaptığını, davalı kurum ile müvekkilinin yapmış olduğu sözleşmedeki işin yapımının gecikmesinde müvekkiline herhangi bir kusur yüklenemeyeceğinden, davalı kurumun sözleşmeye, şartnameye ve BS standartlarına aykırı olarak talep ettiği analizin müvekkilinin tüm çabalarına rağmen yapılamaması nedeniyle davalı kurumun işin yapımının gecikmesine kusuruyla sebep olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000,00 TL tazminatın sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile toplamda 237.370,78 TL'nin tahsilini istemiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davanın kısmi dava olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, İçme Suyu Arıtma Tesisi Bakım Onarım Yapım İşi konusunda 2020/441708 ihale kayıt numarasıyla ihale yapıldığını, neticede 25/11/2020 tarihinde İçmesuyu Arıtma Tesisi Bakım Onarım Yapım İşine Ait Sözleşme imzalandığını, yer tesliminin idare elemanları ile yüklenici firma temsilcisinden oluşan heyet tarafından 27/11/2020 tarihinde iş mahallinde yapıldığını ve işe başlama tutanağının düzenlendiğini, 20 Ocak tarihinde idarece iş programının onaylandığını ve çalışmaların iş programına uygun olarak sürdürülmesi gerektiğinin davacıya ildiğini, davalının 10/03/2021 tarihli yazısıyla 3 nolu işin yapımında kullanılacak uygun boyanın ... markasına ait olduğuna dair bilgi verdiğini ve bu hususta malzeme onayı talep ettiğini, bunun üzerine Su Arıtma Dairesi Başkanlığınca 25/03/2021 tarih 102 sayılı yazı ile onayı istenen “...” ürünü için BS6920 standardı kapsamında “BS 6920-2.6 Metallerin Ekstraksiyonu” analizinin pH 6,5 ve %420'lik derişime sahip alüminyum sülfat varlığında yapılması gerekliliğinin bildirildiğini, durumun 26/03/2021'de davacıya bildirildiğini, aradan geçen 20 gün içerisinde yüklenici firmadan konu ile ilgili geri dönüş olmaması üzerine 15/04/2021 tarihli yazı ile en geç 03/05/2021 tarihi itibariyle çalışmaya başlanacak şartların sağlanması hususunun davacıya bildirildiğini, Su Arıtma Dairesi Başkanlığınca, ... Mühendislik tarafından 15/04/2021 tarih ve 3968/256 sayı ile sunulan MA66S/L/1 & MA6665/L/2 test rapor nolu belgenin detaylıca incelendiğini fakat “...” ürünü için BS 6920 standardı kapsamında “BS 6920-2.6 Metallerin Ekstraksiyonu” analizinin pH 6,5 ve %20'lik derişime sahip alüminyum sülfat varlığında yapılması gerekliliği konusunda yetersiz olduğununun tespit edildiğini, bu kapsamda belirtilen analizlerin kamu ya da üniversite laboratuarlarından birinde yaptırılarak İdareye sunulması gerektiği hususu ile mevcut değerlendirmenin davacıya iletildiğini, aradan geçen 2 aylık süre zarfında davacıdan konu ile ilgili geri dönüş olmaması nedeniyle, 23/06/2021 tarihli yazı ile 10 gün içerisinde çalışmaların başlaması gerekliliği aksi takdirde sözleşmenin 47. maddesi gereğince sözleşmenin feshi esaslarının alınmasının gündeme geleceğinin belirtildiğini, davacının 13/07/2021 tarihli yazısında, herhangi bir kurum/kuruluştan alman yazı eki olmaksızın İdare tarafından istenilen analizlerin ülkemizde yaptırabilme imkânının olmadığından bahsedildiğini, aynı tarihli sayılı yazısında ise talep edilen testlerin standart olarak bağlı analizlerle birlikte TÜBİTAK- MAM tarafından yapılabildiği ancak testin 90 iş günü sonunda 15.910 TL + KDV bedelle yapılabileceğinin beli 16/07/2021 tarih 249 sayılı yazı ile, davacının belirttiği gerekçelerin Su Arıtma Dairesi Başkanlı bildirilmiş olup tekrar birim görüşü istendiğini, 27/07/2021 tarihli Su Arıtma Dairesi Başkanlığı yazısı ile; su karakterinin içme ve kullanma suyu olarak tüketime sunulan suların karakterinden farklı olarak korozif özellik taşımasından dolayı istenilen analizlerin gerekliliğinin tekrarlandığı, 29/07/2021 tarih yazı ile ihale dokümanı özel teknik şartname 2. Genel Esaslar maddesinin 10. ve 11. paragraflarında belirtilen sebeplerle mevcut durum değerlendirmesinin davacıya iletildiğini, 23.08.2021 tarihli yazı ile programı daha önceden düzenlenen numune hazırlama işlemleri için üretici firma ... San.Tic.Ltd.Şti.'ye ait üretim tesisi ziyareti gerçekleştiğini, ziyaret kapsamında hazırlanan numuneleri kuruma ve kür sürecinin tamamlanmasını mütcakip analizin yapılacağı ODTÜ Kimya Mühendisliği Laboratuarlarına gönderilmek üzere üretici firmaya teslim edildiğini, aradan geçen 3 ay süre içerisinde analiz sonuçlarına ilişkin herhangi bir gelişme olmaması üzerine 17.11.2021'de 10 günlük son ihtarın davacıya iletildiğini, davacının sözleşmenin son günü olan 26.11.2021 tarihli yazısında idaremizce yapılması istenen BS6920 standardı kapsamında “BS6920-2.6 Metallerin Ekstraksiyonu” analizinin yapılamadığını belirterek ve ayrıca belirtilen imalatın haricinde kalan diğer işlerin yaptırılmadığı gerekçesiyle işin başlangıcından itibaren süre uzatımı verilmesini veya idarece sebep olan gecikmeler dolayısıyla işin yapılabilirliğinin kalmaması nedeniyle sözleşmenin tasfiye edilmesini ve kesin teminatın iadesinin talep edildiğini, bunun üzerine idarenin 09.12.2021 tarihli yazısıyla cevaben; söz konusu analiz çalışmalarının yapılması için 26.03.2021 tarihinde talimat verilip, bu konuda 15.04.2021 tarihli yazımızla uyarı yapıldığının belirtildiğini, davacının 13.07.2021 tarihli deneyin ülkemizde yapılamadığını ayrıca Tübitak-Mam Araştırma Merkezinde deneyin tek değil paket halinde 90 günde yapılabildiğini tespit ettiği belirtildiğini, Su Arıtma Dairesi Başkanlığının görüşü alınarak 29.07.2021 tarihli yazımızla analizlerin yapılmasının tekrar istendiğini; deneylerin ODTÜ laboratuarında yapılabileceğinin belirtilmesi üzerine 23.08.2021tarihinde fabrikadan numune almak üzere eleman görevlendirilerek ve tutanak tanzim edilerek test sürecinin başlatıldığını, numunelerin ilgili laboratuvara teslim edilmek üzere ... yetkililerine teslim edildiğini ve fakat teslim tarihi itibariyle test çalışmaları konusunda bilgi alınamaması nedeniyle 17.11.2021 tarihli yazıyla gerekli uyarıda bulunulduğu hususlarının açıkça belirtildiğini, davacının analize konu olan imalat kalemleri haricindeki işlerin işin 9670'ine tekabül ettiği belirtilerek fili olarak çalışmaya verilmediğini ve İdarenin bu hususta kusurlu ve kötü niyetli olduğu iddialarına cevaben; işin hazırlanan yaklaşık maliyetinde mevcut durultucu havuzlarında malzeme analizi gerektiren imalatların yapımının işin %84,50'sini oluşturduğunu, bu durumda kalan işlerin %15 oranında bulunduğunu, ayrıca dış hacimlerde yapılacak %15 oranındaki kalan işlerin yapımı öncelik arz etmediğinden, yaklaşık % 85 oranında işin esasını oluşturan durultucu havuzlarındaki yapılacak iş kalemlerine öncelik verilmiş olup, kullanılan içme suyuna direkt temas edecek malzemenin kimyasal yapısına ve analiz değerlerine gerekli özen gösterilmesinin halk sağlığı açısından gerekli ve zorunlu olduğunu, ilgili yazılarıyla defalarca sonuçlandırılmasının istenilmesine rağmen 26.03.2021 ile 26.11.2021 tarihleri arasında işin bitim tarihine kadar sonlandırılmaması, durultucu havuzlarında yapılacak İNŞ.I, İNŞ.2 ve İNŞ.3 iş kalemleri yapımını gerektirecek işlemlerin tamamlanmasını önlemek amacı ile olduğu kanaatine varıldığını, bu nedenle işin yapımı konusunda 26.03.2021 ve 17.11.2021 tarihi arasında idarece yapılan yazılı uyarılar dikkate alındığında söz konusu işe ait sözleşmenin 26.1 maddesi, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 20.maddesi ile Sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 47.maddesi gereğince, 15.12.2021 tarih ve 223 nolu Yönetim Kurul Kararı ile sözleşmenin feshedilmesine karar verildiğini, 24.12.2021 tarihli Noter kanalıyla gönderilen ihtarname ile davacı tarafından verilen 148.060,00-TL tutarındaki kesin teminat mektubunun gelir kaydedileceğinin ve teminatın verildiği tarihten günümüze güncelleme bedeli (Kasım 2020- Kasım 2021-0,55) olan 81.433,00-TL ile gecikme süresince (26.11.2021-15.12.2021/19 gün) sözleşmede belirlenen oran tutarınca (günlük %0,06-414,62-TL/gün) olan 7.877,78-TL gecikme cezası toplamı 89.310,78-TL'yi İdaremize ödemesi hususunun ihtar edildiğini, davacı tarafından 07.01.2022 tarihinde idare hesabına 81.433,00-TL - kesin teminat güncelleme bedeli, 7.877,78-TL günlük gecikme cezası toplam bedeli olmak üzere toplam 89.310,78- TL ödeme yapıldığını, ödeme yaparak ihalenin feshini kabul eden ve ihale ile taahhüt ettiği edimini, yerine getirmeyerek idareyi zarara uğratan davacının, mevzuata aykırı olarak işbu haksız ve mesnetsiz davayı açtığını, davacının davasında talep etmiş olduğu zararın müspet mi menfi mi olduğu ya da doğrudan veya dolaylı mı olduğu konusu da ayrı bir çelişki içerdiğini, dava konusu sözleşmenin haklı ve usulüne uygun bir şekilde feshedildiğinden dolayı davacının uğramış olduğunu iddia ettiği bir zararın, zarar yokluğunda tazminatın da söz konusu olamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava; tarafların aralarında 25/11/2020 tarihinde imzalanan içme suyu arıtma tesisi bakım orarım yapım işi sözleşmesi kapsamında haksız bir feshin olup olmadığı, fesih nedeniyle davacı tarafın menfi ve müspet zararının bulunup bulunmadığı, bu sözleşmenin feshi kapsamında davalı tarafın davacı tarafa herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı, varsa tahsili istemine ilişkindir. Dava ilk olarak arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılmış, Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/12/2023 tarih ve 2022/74 Esas - 2023/905 Karar sayılı kararı ile davacının davasının kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı yapılan istinaf kanun yolu incelemesi neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 06/02/2025 tarih ve 2024/203 Esas - 2025/128 Karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verildiği ve dava dosyasının Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/63 Esas sırasına kaydının yapıldığı, Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17/06/2025 tarih ve 2025/63 Esas - 2025/321 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği ve dava dosyasının mahkememize gönderilmekle; mahkememizin 2025/743 Esas sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizin 16/09/2025 tarih ve 2025/743 Esas - 2025/641 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının mahkememizin 2023/913 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Mahkememizin 2023/913 Esas sayılı dava dosyasının 10/12/2025 tarihli duruşmasında birleşen dosyanın tefrikine karar verilmiş ve dava dosyası mahkememizin 2025/1040 Esas sırasına kaydedilmiştir. Dava şartı olan arabuluculuk müessesesi, 28/07/2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı kanun ile ticari uyuşmazlıklarda zorunlu hale getirilmiştir. Arabuluculuk dava şartının davanın ilk açıldığı tarih itibariyle sağlanmış olması gereklidir. Davacı, dava açarken arabuluculuk son tutanağı sunmamış ise, mahkemece arabuluculuk son tutanağının sunulması için davacı tarafa süre verilmesi gerekir. Bu taktirde davacı dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu gösterir bir son tutanak sunabilir ise dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı verilemeyeceği ancak, dava, dava şartı arabuluculuk hükümlerine tabi olmayan bir mahkemede açılmış ve bu mahkemece de dava şartı arabuluculuk hükümlerinin uygulandığı bir mahkemenin görevli olduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiş ise, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi aşamasında arabuluculuk yoluna başvurulmuş olması arabuluculuk dava şartının sağlandığı anlamına gelemeyeceği, başka bir anlatımla arabuluculuk dava şartı, tamamlanabilir bir dava şartı değildir. Yargıtay'ın eser sözleşmeleri ile ilgili uyuşmazlıkları incelemekle görevli 6. Hukuk Dairesi de bu görüştedir. Somut olayda, davacı vekiline 10/12/2025 tarihli duruşmada, talebi doğrultusunda arabuluculuk uyuşmazlık tutanağının ibrazı için süre verildiği, davacı vekili tarafından sunulan 09/12/2025 tarihli dilekçe ekindeki arabuluculuk toplantı tutanağının incelenmesinde, arabuluculuk bürosuna başvuru tarihinin 17/09/2025 tarihi olduğu, Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/63 esas 2025/321 karar sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararıyla dosyanın 09/09/2025 tarihinde mahkememize gönderildiği ve 10/09/2025 tarihinde mahkememize geldiği ve mahkememizin 2025/743 esas sayılı dosyasına kaydedildiği, aynı gün tensip tutanağının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Buna göre davanın ilk açıldığı mahkeme olan asliye hukuk mahkemesine arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığı gibi dosyanın mahkememize gönderildiği 10/09/2025 tarihinden sonra 17/09/2025 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu anlaşılmakla, arabuluculuk dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı" gerekçesi ile, davanın HMK. 114 ve 115/2 maddeleri uyarınca arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle, usulden reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuk şartına tabi olduğu anlaşılır anlaşılmaz müvekkilince arabuluculuğa 17/09/2025 tarihinde başvurulduğunu ancak, davalının anlaşmak istemediğinden işleri zorlaştırdığını ve arabuluculuk faaliyetinin sırf dava şartının yerine getirilmesi için göstermelik bir hal aldığını, davalı tarafın anlaşmak gibi bir niyetinin bulunmayışının bu yolu işlevsiz hale getirdiğini, davanın usulden reddine karar verilerek, yeniden açılmasının taraflar ve yargı çerçevesinde gereksiz masraf ve zaman kaybına yol açacağını, HMK'nın 30. maddesi ve usul ekonomisi ilkesi gereğince davanın arabuluculuk dava şartının yargılama devam ederken tamamlanmış olması sebebiyle davaya devam edilmesi gerektiğini ileri sürerek, mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat - alacak istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın HMK. 114 ve 115/2 maddeleri uyarınca arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay 6. HD'nin 04/03/2026 tarih ve 2026/536 E- 817 K sayılı ve 26/11/2024 tarih ve 2024/3201 E- 4336 K sayılı ilamlarında görevsizlik kararı verilmesinden sonra, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi aşamasında arabuluculuk dava şartı eksikliğinin giderilmesinin hukuken mümkün olmadığı içtihat edilmekle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 30/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır