T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/1036 - Karar No:2026/450 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md) ESAS NO : 2024/1036 KARAR NO : 2026/450 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/06/2024 NUMARASI : 2020/199 E-2024/401 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 3…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/1036 - Karar No:2026/450 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md) ESAS NO : 2024/1036 KARAR NO : 2026/450 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/06/2024 NUMARASI : 2020/199 E-2024/401 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 30/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/05/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 27/03/2019 tarihinde Salihli yol ve köprülü kavşak inşaatına yaklaşık 500 metre uzunluğunda tip 2 istinat perde duvarları malzemeli anahtar teslimi imalatı ve köprü altı otopark boyalarının boyanması malzemeli işi ile ilgili sözleşme imzalandığını, yüklenicinin müvekkili şirket, işverenin ise ...-... İş ortaklığı olduğunu, sözleşme ücretinin sözleşme konusu işin tamamlanması ve biten hak edişlerin işveren tarafından onaylanmasından ve fatura kesildikten sonra 60-90-120 gün sıralı çeklerle ödenmesi konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin sözleşme edimlerini yerine getirdiğini fatura düzenlediğini ancak davalı tarafından 400.000TL tutarında bakiye alacağına yönelik çek düzenlenmediğini ve ödeme yapılmadığını , alacağın alınması için Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2019/12491 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını takibe itiraz üzerine takibin durduğundan bahisle itirazın iptali ile takibin devamına, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; ... - ... İş ortaklığının müvekkili ... İnşaat ... Ltd Şti ile ... Petrol Ürünleri ... A.Ş'nin bir araya gelerek oluşturduğu ortaklık olduğunu, sözleşmeye konu işin iş ortaklığı tarafından taahhüt edildiğini, daha sonra ... ile müvekkili şirket arasında 07.04.2019 tarihinde imzalanan " Şarta Bağlı Sulh ve İbra Protokolü ile bu tarih itibarıyla işin ...'e devredildiğini ve müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığından husumet itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafından davanın iş ortaklarına yöneltilmesi gerekirken sadece müvekkili şirkete yöneltildiği bu nedenle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini , müvekkilinin 05/04/2019 tarihli fatura tarihinde de iş ortaklığı adına bu şekilde bir işin yapmadığını, davacı taraf ... devirden sonra yapılan işlerin hesap raporundaki bedelini aldığını, davacı şirkete ... tarafından 781.681,97TL ödeme yapıldığını, ancak 10/05/2019 tarihli devirden sonra yapılan işlerin hesap raporuna göre 778.043,48TL hesap çıkarıldığını ve davacının alacağının bulunmadığını bildirerek davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhbar Olunan ... Petrol ... A.ş Vekili Dilekçesinde Özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında imzalanan protokol ve iş ortaklığı sözleşmesine göre müvekkili şirketin borçtan tek başına sorumlu olması gerektiğine ilişkin beyanları kabul etmediklerini, Adi ortaklıkta ortaklardan her biri para alacaklarında borçtan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan adi ortaklardan sadece birine karşı dava açılabileceğinin,07/04/2019 tarihli protokole atıf yapılarak davacının taleplerinin tek başına müvekkilinin sorumlu olduğundan bahsedilmiş ise de protokolden sonraki tarihte imzalanan Şarta Bağlı Sulh Protokolünün 10. Maddesinde daha önce taraflar arasında akdedilen 07/04/2019 tarihli Şarta Bağlı Sulh ve İbra Protokolü tüm hükümleri ile birlikte feshedildiğinin yazıldığını ve tüm şartları ile birlikte protokolün geçersiz kılındığını, davacı tarafından müvekkili şirketin de ibra edildiğini, cevap dilekçesinde davacıya yapılan tüm ödemelerin müvekkili şirket tarafından yapıldığını ödeme kalemlerinin tek tek sayıldığını, kaldı ki iş ortaklığı sözleşmesine göre davalı ile müvekkilinin borçlardan yarı yarıya sorumlu olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının bakiye borca ilişkin taleplerinden her halukarda müvekkilinin değil davalının sorumlu olduğundan bahisle dava dahil edilmeleri taleplerinin reddine karar verilmesini, müvekkilinin dava konusu alacak taleplerinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece;" Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar bilirkişiler 27.03.2019 tarihli sözleşmenin konusu ile 05.04.2019 tarihli faturanın konusunun da birbirinden farklı olduğu, davacı tarafça sunulan 10.05.2019 tarihli hesap raporu ile davacının keşide ettiği 05.04.2019 tarihli faturadaki tarihlerin ve miktarların birbiriyle uyuşmadığı, fatura konusu işin yapıldığı yönünde bir kanaat oluşmadığı görüş ve kanaati bildirmiş iseler de taraflar arasında 27.03.2019 tarihli sözleşmesi gereğince işin yapıldığı , sözleşmede her ne kadar davalı temsilcisinin imzası bulunmamakla birlikte sözleşme konusu işin tamamlandığı ve sözleşme konusu işin Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından geçici kabulünün 12.06.2020 tarihinde yapıldığı sabit olduğundan davacı ile iş ortaklığı arasında yapılan sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilmiştir. Sözleşme tarihinden sonra iş ortakları arasında biri 07.04.2019 tarihli olmak üzere iki adet " Şarta Bağlı Sulh Protokolü " imzalandığı, Protokollerin iş ortaklığının iç ilişkisini düzenlediği, iş ortaklığının resmen fes edilmediği, bu nedenle protokollerin 3. Kişiler ve dolayısıyla davacı yönünden bağlayıcı olmadığı, her ne kadar davacı tarafından iş ortaklığına 05.04.2019 tarihinde KDV dahil 874.597,44TL bedelli fatura düzenlenmiş ise de sözleşme konusu işe ilişkin yer tesliminin 06.04.2019 tarihinde yapıldığı ve düzenlenen tutanakta 09.04.2019 tarihinde işe başlanacağının yazıldığı, imza tarihi itibarıyla yüklenici davacı adına tutanağı imzalayan ... 'in şirket yönetim kurulu üyesi ve temsilcisi olduğu, işe 09.04.2019 tarihinde başlandığı ve 10.05.2019 tarihinde devirden sonraki işler raporunun düzenlendiği, raporun iş ortaklığı adına yine ... , yüklenici adına da dava vekaletnamesinde ve 27.03.2019 tarihli sözleşmede imzası bulunan şirket yetkilisi Urfan Söylemez tarafından imzalandığı , sözleşme, vekaletname ve devirden sonraki işler raporunun davacı vekili tarafından dava dilekçesinin eki olarak dosyaya ibraz edildiği, fatura bedeli ile 10.05.2019 tarihinde devirden sonraki işler raporununda belirlenen tahakkuk tutarlarının aynı olduğu faturanın önceki tarih ile kesildiği ve bu hususun15.05.2019 tarihinde düzenlenen tutanakta da yazılı olduğu anlaşılmış olup sözleşme bedeli işin tamamının ihbar olunun .....A.Ş tarafından davacıya ödendiği, davacının sözleşme konusu işe ilişkin davacıdan ve iş ortaklığından alacağının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine " karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; objektif ve denetime uygun olmayan bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulduğunu, davalı tarafça sunulan makbuzların incelenmesinde kabul anlamına gelmemekle birlikte ödemelerin ... tarafından yapıldığını, adi ortaklık adına ödeme yapıldığının belirtilmediğini, ... ile müvekkili arasında 19/09/2019 tarihinde protokol yapıldığını, birbirlerine ibra ettiklerini, ancak ...'in kendi adına yaptığı ödemeleri adi ortaklık defterlerine kaydettiğini, makbuzlarda adi ortaklığın borcuna karşılık ödendiğine dair delil bulunmadığını, ... şirketinin yargılama boyunca ödemeleri kendi adına yaptığını beyan ettiğini, adi ortaklığın 2019 kapanış kayıtlarında 396.487,22 TL davacıya borçlu göründüğünü bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, 942 ve 21118 numaralı çeklere ilişkin ödemelerin 2020 yılı kayıtlarında olduğuna yani 2019 yılında yapılan ödemelerin 2020 yılında deftere işlendiğini, 2019 yılında ... tarafından yapılan ödemelerin adi ortaklık adına yapılmış gibi usulsüz olarak kayıtlara işlendiğini, davalı tarafından sunulan 96.487,22 TL nin elden teslim edildiğine dair tutanağın gerçeğe aykırı olduğunu, ...'in müvekkili şirketin eski ortağı olup ne zaman ve nerede düzenlendiği belli olmayan tutanağı itimat edilemeyeceğini, söz konusu belgenin bilirkişi raporundan hemen önce dosyaya sunulduğunu, bu tutarın davacı kayıtlarında bulunmadığını, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunması sıhhati ve imzası itirazlı belgeler sunulması ... ile davacı arasında düzenlenen sulh protokolünün davalı ile adi ortaklık arasında yapılmış gibi değerlendirilmesinin defter kayıtları arasındaki tutanaklar, adi ortaklığın kendi aralarında yaptıkları protokollerden sanki müvekkilinin bilgisi olduğunun kabulü ile sorumlu tutulmasının müvekkilinin defter kayıtlarına itibar edilmemesinin kararın kaldırılmasını gerektiğini belirterek, mahkeme kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davacı tarafın ihbar olunan ... Şirketinin yaptığı ödemelerin taraflar arasındaki başka bir ilişkiden kaynaklandığını kanıtlayamadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına. 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 30/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır