5. Hukuk Dairesi 2025/13810 E. , 2026/3954 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1771 Esas, 2025/3038 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/247 Esas, 2024/223 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar veri…
5. Hukuk Dairesi 2025/13810 E. , 2026/3954 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1771 Esas, 2025/3038 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/247 Esas, 2024/223 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kamu düzeni gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı belediyenin Ankara ili, ..., ... Mahallesi 638 04... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, dava konusu taşınmazın yapılan imar planında, “Kentsel Rekreasyon Alanı" olarak ayrıldığını ve taşınmaza davalı idarece fiilen el atıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının, dava tarihinden itibaren Anayasa'nın 46 ncı maddesi gereği kamu alacaklarına uygulanması gereken en yüksek faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dayanağının imar düzenlemesi işlemi olduğunu, dava konusu alanda idarelerinin fiilen el atmasının olmadığını, dava konusu taşınmazın Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 21.11.2014 tarihli ve 2041 sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 lik plan değişikliği sonucunda “Ticari Rekreasyon Alanı” kullanımında olduğunu, söz konusu plana açılan dava sonucunda Ankara 13. İdare Mahkemesinin 2015/535 Esas, 2016/178 Karar sayılı kararı ile imar planının iptal edildiğini ve dava konusu taşınmazın plansız konuma düştüğünü, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; “Kentsel Rekreasyon Alanı” kullanımında bulunan dava konusu 638 04... parselin “Ticari Rekreasyon Alanı” kullanımına dönüştürülmesine ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 21.11.2014 tarihli ve 2041 sayılı kararı ile 1/5000 ... Plan değişikliğinin onaylandığını, ancak imar planının iptal edildiğini, bu nedenle söz konusu taşınmazın plansız konuma düştüğünü, plansız kalan bir alanda herhangi bir kısıtlılık oluşmayacağından davacının tazminatı gerektirir herhangi bir mağduriyetinin söz konusu olmadığını, el atılmadığını, belirlenen bedelin fazla olduğunu, vekâlet ücretinin maktu olarak hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hissedarı olduğu Ankara ili, ..., ... Mahallesi 638 04... parsel sayılı taşınmazın Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 12.08.2004 tarihli ve 523 sayılı kararıyla onaylı 1/5000 ölçekli ... Planında "Park" alanında kaldığı, ... Belediye Meclisinin 07.08.2006 tarihli ve 391 sayılı kararıyla uygun görülen ve Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 30.11.2006 tarihli ve 2963 sayılı kararıyla onaylı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ise "kentsel rekreasyon alanı" kullanımına ayrıldığı, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 21.11.2014 tarih ve 2041 sayılı kararıyla 1/5000 ölçekli revizyon ... Planında değişiklik yapılarak "ticari rekreasyon" kullanımına dönüştürüldüğü, bahse konu meclis kararının iptali istemiyle ... Şehir Plancıları Odası tarafından açılan davada, Ankara 13.İdare Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli ve 2015/535 Esas, 2016/178 Karar sayılı kararıyla ... Planı değişikliğinin iptal edildiği, bu karara yönelik temyiz incelemesinin ise Danıştay 6. Dairesinin 2016/7164 Esas, 2021/4543 Karar sayılı dosyası ile onandığı anlaşılmakta olup, uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin sadece 1/5000 ölçekli ... Planı değişikliğinin bulunduğu ve bunun da iptal edildiği, revizyon ... Planına bağlı olarak yapılmış bir 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının bulunmadığı, bu yönüyle önceki 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının yürürlükte olduğu ve taşınmazın “kentsel rekreasyon alanı” kullanımında bulunduğu, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı yürürlükte olan bir taşınmazın plansız duruma düştüğünden söz edilmesine hukuken olanak bulunmamakta olup, yapılan keşif sonucu sunulan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın boş olup, üzerinde yapı ve tesis bulunmadığı bu yönüyle fiilen el atma olgusunun gerçekleşmediği bildirilmiş ise de taşınmazın paydaşları tarafından açılan Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin denetiminden geçen dava dosyalarında taşınmaza el atılarak yol geçirildiğinin kabul edildiği fiilen el atmanın varlığının kabul edildiği (2024/2026-8860, 2024/5619-2025/1739 sayılı ilamlar) dikkate alındığında, fiilen el atma olgusunun gerçekleştiği, fiilen el atılmamış olsa dahi uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiği değerlendirilerek; arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması suretiyle değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile idare adına tesciline dair karada, aynı bölgeden gerek Dairelere intikal eden dava dosyaları bedelleri gerekse Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen bedeller dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmediği ancak; Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarihli ve 2023/7077 Esas, 2023/8035 Karar sayılı " 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.11.2022 tarihli ve 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanun'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar için açılan davalarda uygulanamayacağına" dair Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine, ilişkin kararı gereğince harcın nispi olarak alınması gerektiği gözetildiğinde, harcın kamu düzeine ilişkin olması nedeniyle düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmek suretiyle belirlenen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.