6. Hukuk Dairesi 2024/656 E. , 2025/1586 K. MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/400 E., 2023/555 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili, müvekkil…
**6. Hukuk Dairesi 2024/656 E. , 2025/1586 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/400 E., 2023/555 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin burnundan estetik operasyon yaptırmaya karar verdiğini ve operasyondan önce gerekli tetkik ve tahlillerin yapılarak davalı tarafından 11.06.2011 tarihinde ilk operasyonun gerçekleştirildiğini, ancak müvekkilinin şikayetlerinin giderilmemesi nedeni ile 08.05.2013 tarihinde ikinci bir operasyonun daha gerçekleştirildiğini, ancak ikinci operasyondan sonra müvekkilinin durumunun iyileşmek yerine daha kötüye gittiğini, Almanya’da yaşayan müvekkilinin oradaki doktorlara başvurduğunu ve burnun ek kıkırdak yardımı ile yeniden yapılandırılması gerektiğini bildirdiklerini, dilekçe ekinde yurt dışında tespit edilen durumun giderilmesi için yapılan operasyonun ayrıntıları ve masraflarının sunulduğunu belirterek, gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalıdan hatalı ameliyatların sonuçlarının giderilmesi için yapılan masraflara karşılık 10.000,00 EURO ve ruhsal sağlığını yitiren müvekkili için 20.000,00 EURO manevi tazminat bedelinin tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamış, yargılama sürecindeki beyanlarında ise; yapılan işlemde bir kusurunun bulunmadığını, davacıya gerekli bilgilendirmenin yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli kararı ile dosya kapsamında alınan 26.08.2019 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davalının uygulamasının tıbbi standartlara uygun olarak gerçekleştirildiği, davacının şikayetlerinin burun ameliyatlarından sonra görülebilecek şikayetler olduğu, davalının belirtilen şikayetlerde bir kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, dosyanın üniversitelerin plastik ve rekonstrüktif cerrahi ve kulak burun boğaz rinoplasti uzmanı öğretim üyelerinden oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdii edilerek, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olup yüklenicinin sonuç taahhüdünün olduğu ve yine eser sözleşmelerinde yüklenicinin ayıptan TBK’nın 475. maddesine göre sorumlu olması için kusurlu bulunması gerekmediği gözönünde tutularak; estetik amaçlı ameliyatın, tıbbın gereklerine ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun şekilde yapılıp yapılmadığı, yapılan işlemin amacına ulaşıp ulaşmadığı, eserin ayıplı olarak yapılıp yapılmadığı, ameliyat nedeniyle davacının burnunda geçici veya kalıcı bir rahatsızlığın ortaya çıkıp çıkmadığı hususlarında gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak davacıda ortaya çıkan komplikasyonlara yönelik düzeltici burun ameliyerazı/revizyon cerrahisi gerektiğinin anlaşıldığı, böyle bir revizyon ameliyatının yaklaşık masrafının Türk Tabipler Birliği Hekimlik Uygulamaları Veri Tabanı dikkate alınarak hesaplandığında Almanya'da operasyonun gerçekleştirildiği tarihi itibariyle 5.600,00 TL olacağının hesaplandığı gerekçesiyle maddi tazminat olarak 5.600,00 TL’nin davalıdan tahsiline, manevi tazminat olarak ise 40.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporuna göre Türk Lirası olarak belirlenen rayiç üzerinden maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin hak, hukuk ve nefaset kurallarına aykırı olduğunu beyan etmektedir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiğini, manevi tazminatın fahiş olduğunu, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesi niteliğinde burun estetik ameliyatından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcın tüketici olduğundan davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.