4. Hukuk Dairesi 2013/6763 E. , 2013/17959 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı .... Yatırım Sanayi ve Ticaret A.Ş aleyhine 27/09/2011 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dil…
**4. Hukuk Dairesi 2013/6763 E. , 2013/17959 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı .... Yatırım Sanayi ve Ticaret A.Ş aleyhine 27/09/2011 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava; basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu haberin, ...Gazetesi'nin 03/09/2011 tarihli yayınında ''.......'' başlığıyla yayınlandığı ve haberde ''...Savcıları görevden alınan ... e. V. davasında köstebek iddiası. Tarafın haberine göre savcılar, ... yöneticilerine yapılacak baskını sızdıran kişilere ulaştı. İddiaya göre, şube müdürü bir polis, dönemin ... Bakanı ...'ın özel kalemine,o da ... Belediye Başkanına, operasyon yapılacağı haberini verdi. Bakan....,iddiayı yalanladı...'' ifadelerine yer verildiği anlaşılmaktadır. Davacı, ... Bakanlığı Özel Kalem Müdürü görevini yaptığı döneme ilişkin olarak küçük düşürmeye ve rencide etmeye yönelik hakkında yapılan gerçeğe aykırı yayın nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini belirterek uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı ise, dava konusu haberde davacının isminin yazılmadığını, haberin basın özgürlüğü sınırları içerisinde kaldığını, haberin görünür gerçeğe uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; haberde davacının adı geçmemekle birlikte, özel kalem tarafından bu bilginin sızdırıldığı iddia edildiğinden, davacı da o tarihte özel kalem müdürü olduğundan yazıda davacının hedeflendiğinin anlaşıldığı bu nedenle matufiyet şartının gerçekleştiği,davacı hakkında sızdırma ile ilgili her hangi bir tahkikat yapılmadığı Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan gelen yazı cevabı ile anlaşıldığından, davacıya yönelik bu yazıdan dolayı davacının manevi tazminat talep etme hakkının olduğu gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basının haber kaynağını açıklamak ve maddi gerçekliği kanıtlamak gibi bir yükümlülüğü bulunmamaktadır bu yönüyle özgürdür ancak haber yapmak basının görevidir ve bu bağlamda da evrensel insan hakları çerçevesinde basın yasasında belirlenen ilkelere uymak zorunluluğu bulunmaktadır. AİHS'nin 10. maddesi hükümleri kamu yararını ilgilendiren genel yarara ilişkin bir durumda ifade özgürlüğünün sınırlanmasına çok az yer bırakmaktadır. Basına siyasal arenada ve kamunun ilgilendiği diğer alanlarda tartışma konusu olan bilgi ve görüşleri iletme görevi düşer. Basının bu görevi kamuoyunun da bu bilgi ve görüşleri alma hakkı ile tamamlanır. Yine Basın, kamuoyunun ilgisini çeken güncel konuları, bu konuların birbiri ile bağlantılarını ilgi çekici ve düşünmeye sevk edici biçimde haber yapabilir. Bu bağlamda basın bir soruşturma açılmasını sağlamak için tahrik edici yayın dahi yapabilir. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; kamuoyunda ... Soruşturması olarak bilinen ve bu soruşturmanın devamı aşamasında ... binasında adli makamlarca yapılacak olan baskın ve aramaların ... Belediye Başkanı ... tarafından ... yöneticisine arama yapılmadan önce haber verildiği iddiasıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2008/2811 soruşturma numaralı dosyasında soruşturma yürütüldüğü, bu soruşturma kapsamında başkan ...'ın ifadesinin alındığı, bu iddialarla ilgili olarak ...'ın ... yöneticisini aradığına ilişkin olarak telefon kayıtlarının varlığından da bahsedildiği, soruşturma kapsamında yapılacak aramalar hakkında bilgi sızdırılmasına ilişkin olarak... .... Genel Başkanı ....'nun da .... Genel Kurul Toplantısında açıklamalarda bulunduğu, açıklamalarında ... Bakanlığı'nın Özel Kaleminden Özel Koruma Müdürü'nün ... Belediye Başkanını aradığı ve Belediye Başkanının da ... yöneticisi...'i aradığını ileri sürdüğü, bu açıklamaların ve soruşturma dosyasında yer alan iddiaların yazılı ve görsel basında geniş yer tuttuğu, her ne kadar davacının soruşturma kapsamında ifadesine başvurulmadığı bilgisi dosyaya girmiş ise de dava konusu haberde de gündemde geniş yer tutan ve kamuoyunu yakından ilgilendiren dava ile ilgili olarak yürütülen soruşturma ile ilgili yapılan açıklamalar ve ortada olan söylentiler dahilinde dava konusu haberin yapıldığı anlaşılmaktadır. Şu halde yayın, güncelliğini koruyan soruşturma ve davalar ve bu soruşturmada adı geçen kişiler ile ... soruşturması arasındaki iddia olunan bağlantıların, .... Genel Kurulu'nda yapılan açıklamaların ve söylenti dahilinde bir takım bilgilerin ilgi çekici biçimde kamuoyuna sunulmasından ibaret olup bu yönüyle hukuka aykırı bir yayından söz edilemez. Bu nedenle istemin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde kısmen kabul kararı verilmiş olması doğru bulunmamış,açıklanan nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/11/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Basın özgürlüğü, basının kamuoyunu bilgilendirme görevi gibi ilkeler, basının hakikat hilafına ve insanların kişilik haklarına saldırı niteliği taşır mahiyette haber yapma hakkı olduğu anlamına gelmemelidir. Davacı hakkında yapılan haberin gerçeğe aykırı ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması nedeniyle yerel mahkemenin kısmen kabul şeklindeki kararını doğru bulduğumdan dairemiz çoğunluğunun düşüncesine katılmıyorum. 18/11/2013