Ceza Genel Kurulu 2014/468 E. , 2017/181 K. "" Mahkemesi :Asliye Ceza Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık ...’in 5237 sayılı TCK’nun 109/1, 109/3-f, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluğuna ilişkin, Bergama Asliye Ceza Mahkemesince verilen 20.01.2010 gün ve 476-30 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen …
**Ceza Genel Kurulu 2014/468 E. , 2017/181 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık ...’in 5237 sayılı TCK’nun 109/1, 109/3-f, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluğuna ilişkin, Bergama Asliye Ceza Mahkemesince verilen 20.01.2010 gün ve 476-30 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 28.11.2013 gün ve 671-12400 sayı ile; “Mağdurenin cebir, tehdit veya hile kullanılmaksızın sanığın evine gitmesi, sanığın mağdureye yönelik hukuka aykırı herhangi bir eyleminin bulunmaması ve soruşturmanın mağdurenin annesi olan müşteki ...'in ihbarı üzerine başladığının anlaşılması karşısında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığı, iddianamedeki anlatım ve mağdurenin beyanlarına göre eylemin TCK'nun 234/3. maddesine belirtilen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde sanığın TCK'nun 109/1-3. f maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 14.02.2014 gün ve 235191 sayı ile; “...03.04.1993 doğumlu olup suç tarihi itibariyle 14 yaşında bulunan mağdure ... ile sanık ...'in telefon ile yaptıkları arkadaşlıktan sonra duygusal ilişkiye başladıkları, mağdurenin Selçuk ilçesinden kaçarak sanığın bulunduğu Bergama ilçesine gidip birlikte dört gün kaldıkları tüm dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mağdurenin yaşı göz önüne alındığında sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşmuştur. Diğer taraftan çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu TCK'nun 234/3. maddesinde düzenlenmekte olup, bu suçun mağduru velayet hakkına sahip anne ve babadır. Suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen 26.03.2009 tarihli iddianamede ise bu suça ilişkin bir anlatım sözkonusu olmadığından açılmış bir davanın bulunduğunun kabulüne de imkan yoktur" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurarak, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur. 5271 sayılı CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 14. Ceza Dairesince 15.05.2014 gün ve 2516-6803 sayı ile, itiraz nedeninin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI