4. Hukuk Dairesi 2022/13787 E. , 2023/12380 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/2 E., 2022/183 K. HÜKÜM/KARAR : Red Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kar…
**4. Hukuk Dairesi 2022/13787 E. , 2023/12380 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/2 E., 2022/183 K. HÜKÜM/KARAR : Red Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davalı borçlu ... hakkında takip başlatıldığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun dava konusu taşınmazını 04.11.2009 tarihinde diğer davalı ...'ya sattığını belirterek bu tasarrufun iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2015 tarihli ve 2014/202 Esas, 2015/20 sayılı kararıyla; "...Davacının ilgi tuttuğu kule vinç sözleşmesi ve bağlı bononun borçlusu ... olmayıp Tera ......A.Ş' dir. Bu şirketin İTO kaydına göre tüzel kişiliğe haiz olup, ilk bono tanzim tarihinde yani kule vinç anlaşması tarihinde yetkili temsilcileri davacı vekilinin açıkladığı gibi ile ' dır ve bonoya temsilci sıfatı ile bu kişilerin imza attığı davacı tarafından beyan edilmiştir. Diğer bir anlatımla, ilk bonoda davalı borçlunun kefil vs. sıfatı ile bizzat borçtan sorumluluğuna gidilebilecek bir imzasının yer almadığı görülmüştür. Hâl böyle olunca, davalının bu konuda isticvabının da bu konuda yeminin de sonuca etkili olmayacağı anlaşılmıştır. Tasarrufun iptali davalarında takip borçlularının kanuni hasım olduğu ve iptal davalarının borçlu ile iptale bağlı tasarruf yararına olan 3.kişiye birlikte açılması gerektiği, böylece davada hasım tutulan borçlu ...'nun tasarrufun iptali bakımından dayanılan 175.000 Euro tutarlı keşide tarihi olmayan 13.03.2009 vadeli senetten dolayı borçlu bulunmadığı, Bu davaya esas İcra Müdürlüğünün 2014/2470 sayılı dosyadaki senedin tanzim tarihi olan 28.04.2013 tarihinden geriye doğru (İİK 278/2, 279/1 ve 280/1 maddeleri gereğince) iki yıldan çok önce 4.11.2009 tarihinde satışın gerçekleştiği gözetilerek pasif husumet yokluğu sebebi ile her iki davalı hakkında yani borçluya bağlı olarak 3.kişi ... hakkında da davanın reddine karar verilmek gerekmiştir" şeklinde davanın husumetten reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı (I) 1. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.