1. Ceza Dairesi 2022/11989 E. , 2024/3833 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1746 E., 2020/2207 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması, kısmi bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 28…
**1. Ceza Dairesi 2022/11989 E. , 2024/3833 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1746 E., 2020/2207 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması, kısmi bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2018 tarihli ve 2016/353 Esas, 2018/359 Karar sayılı kararı ile; a. Sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 81/1, 35/2, 29/1, 53/1, 58/6-7. maddeleri uyarınca 9 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, b. Sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37/1, 81/1, 35/2, 29/1, 53/1, 58/6-7. maddeleri uyarınca 9 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, c. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 81/1, 35/2, 29/1, 31/3, 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.11.2020 tarihli ve 2019/1746 Esas, 2020/2207 Karar sayılı kararı ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; sanık ...'in eyleminde suç vasfının nitelikli kasten yaralama olarak belirlenmesi ve sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ...'ın sanık ...'in eylemine katıldıklarına dair mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle atılı suçtan beraatlerine karar verilmesi gerektiğine, 2. Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemi özetle; suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlemediğine, iştirak hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ve atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi kanaatte suça sürüklenen çocuk hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, 3. Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın atılı suçu işlemediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine, iştirak hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, aksi kanaatte suç vasfının tehdit suçu olarak belirlenmesi gerektiğine, 4. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın öldürme kastının bulunmadığına, suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak hatalı belirlendiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanık ... ile fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle iştirak halinde suç işleyen sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümlerde, teşebbüsün ulaştığı aşama ile meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığına göre belirlenen cezaların isabetli olduğu anlaşılmakla, Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 2. Sanıklar ... ve ...'in mağdur ...'in amcası oldukları, suça sürüklenen çocuk ...'ın ise sanık ...'un oğlu olduğu, taraflar arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, olay günü saat 19.30 sıralarında mağdur ... ile sanık ... arasında yaşanan ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiği tespit edilemeyen tartışma sırasında ...'in İbrahim'e hakaret içerikli sözler söylediği, İbrahim'in de ...'e hakaret ve tehdit içerikli sözler söylediği, ardından İbrahim'in elinde bulunan bıçağı ...'e salladığı, ...'in de aracının arkasında bulunan baltayı eline aldığı, ancak orada bulunan şahısların tarafları ayırdığı ve olayın sona erdiği, yaklaşık 15 dakika kadar sonra ise İbrahim ile kardeşi olan tanık ...'nin boş bir arsada alkol aldıkları sırada, sanıklar ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ...'ın ilk olayda ...'e gerçekleştirilen eylemlerin haksız tahriki altında ellerinde sopa ve baltalarla gelerek mağdur ...'e saldırdıkları, tanık ...'ın sanıkları tuttuğu, ancak ...'in ...'ın elinden kurtulduğu, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın ellerinde bulunan balta ve sopalarla mağdur ...'in kafasına vurdukları, mağdur ...'in olay yerinden koşarak uzaklaştığı, mağdurun kafasına aldığı darbe neticesinde yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkiler nitelikte kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılan olayda; 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar ve suça sürüklenen çocuk tarafından fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle iştirak halinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adli raporların yeterli olduğu, hedef alınan vücut bölgesi, yara yeri ve niteliği, kullanılan aletin elverişliliği, eylemin tanık ...'ın müdahalesi ve mağdurun olay yerinden kaçması sonucu tamamlanamaması ve sanık ...'un, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'a hitaben "eline ayağına vurmayın, kafasına vurun, öldürün" şeklinde söylediği sözler birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun eylemlerine bağlı ortaya çıkan kastlarının öldürmeye yönelik olduğu, bu itibarla eylemlerine uyan suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs suçu olarak doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği ve suça sürüklenen çocuk ... lehine haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulandığı, hükmedilen ceza miktarı itibarıyla uygulanabilecek başkaca lehe hükmün bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.11.2020 tarihli ve 2019/1746 Esas, 2020/2207 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık ... ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, sanık ... yönünden oy birliğiyle, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... yönünden oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bandırma Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Sanıklar ..., ... ve ... ile katılan sanık ... arasında öldürmeyi gerektirecek önceye dayalı, süregelen husumetin bulunması, sanıkların olayda kullandığı silahın öldürme sonucuna yönelik elverişli niteliği, sanıkların eylemine kendiliğinden son vermeyip ihbar tutanağında da görüleceği üzere sanıkların fikir ve eylem birlikteliği içerisinde katılan sanık ...'i öldürmek maksadıyla kovalamaları, katılan sanık ...'in kendi çabalarıyla olay mahallinden kaçarak kurtulması, katılan-sanık ...'e isabet eden darbe sayısı, darbenin öldürücü niteliği, İbrahim'e yönelik eylemde bulunan sanıkların ve SSÇ nin gerçekleştirdikleri eylem sonrasındaki pişmanlık duyduklarını gösterir bir davranışlarının bulunmaması ve katılan-sanık ...'in kurtulması için herhangi bir çaba göstermemeleri, sanık ...'nin olay içerisinde katılan sanık ... ve SSÇ ...'a hitbaben " eline ayağına vurmayın, kafasına vurun, öldürün" şeklinde söylediği sözler birlikte değerlendirildiğinde sanık ..., katılan sanık ... ve SSÇ ...'un kastlarının katılan sanık ...'i yaralama olmayıp öldürmeye teşebbüs olduğu, Ancak, ...'nin hayati bölge olan kafasına sanık ... tarafından vurulması neticesinde kafatasında sol pariatel bölgede 7-8 cm'lik skalp kesisi altında minimal deplase fraktür ile kemik kırıklarının oluştuğu, hayati tehlike geçirdiği, sanık ... ile ... ,sanık ... ile aynı kasıt altında ve öldürme kastı ile olay yerine ellerinde baltalarla gelmişlerse de öldürücü nitelikte bir darbelerinin bulunmadığı anlaşıldığından, Sanık ...'in mağdur ...'in hayatı bölge olan kafasına vurmaması halinde sanıklar ... ve ... ile sanık ...'in eylemlerinin öldürmeye teşebbüs mahiyetinde olmayacağı, sanık ...'in mağdurun kafasına vurmayan ... ve ...'a eline ayağına vurmayın kafasına vurun öldürün demelerine rağmen bu sanıkların mağdurun kafasına vurmamaları, sanık ...'in eylemini kolaylaştırmaları sebebi ile öldürmeye teşebbüs suçuna katıldığının kabulüne karşılık bu eyleme katkı derecelerinin değerlendirmesi gerektiği, aynı suça katılan her bir sanığın aynı ceza ile cezalandırılmalarının gerekmediği, TCK'nın 61 inci maddesindeki suçun işleniş biçimine, meydana getirdikleri zarar ve tehlikenin ağırlığına, kastın ağırlığına, amaç ve saikleri göz önünde bulundurmalarının yanında TCK'nın 3 ncü maddesinde belirtilen suç işleyen kişi hakkında işlenen (işlediği) fiilin ağırlığı ile orantılı ceza tedbirine hükmolunması karşısında , Sanıklar ... ve ... hakkında teşebbüs nedeni ile 5237 sayılı TCK nın 35. maddesi ile uygulama yapılırken alt sınırdan ceza tayini yerine alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayin edilmesi, adalet, hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmayacağı, başka bir anlatımla böyle bir kararın adil olmayıp, haksızlığa neden olacağı görüşündeyim.