7. Ceza Dairesi 2012/17229 E. , 2013/22913 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5846 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Sanıkların hükümlülüklerine, müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I- Sanık ...'a yönelik temyiz incelemesinde; 1- 5846 sayılı Yasanın 81/4. maddesi uyarınca alt sınırdan cezanın yeterli görüldüğünün belirtilmesine
**7. Ceza Dairesi 2012/17229 E. , 2013/22913 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5846 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Sanıkların hükümlülüklerine, müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I- Sanık ...'a yönelik temyiz incelemesinde; 1- 5846 sayılı Yasanın 81/4. maddesi uyarınca alt sınırdan cezanın yeterli görüldüğünün belirtilmesine ve hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine karşın başkaca bir gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak 100 gün olarak belirlenmesi, 2-Sanık hakkında yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler gerekçe gösterilerek kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrildiği halde; bu kez kayden sabıkasız olan sanık hakkında hükmolunan cezanın adli para cezası olması ve yargılama sürecinde gözlemlenenen tutum ve davranışları nedeniyle pişmanlık duyduğu ve tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşmadığı şeklindeki birbiriyle çelişkili ve dosya kapsamına uymayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 3- 01.03.2008 tarih ve 26803 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 26.02.2008 tarih ve 5739 sayılı Yasa'nm 5. maddesiyle, 5275 sayılı Yasa'nın 106/10. maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre kısa süreli hapis cezasından çevrilen adlî para cezalarının infazında, aynı maddenin altıncı ve yedinci fıkraları hükümleri saklıdır." şeklindeki hükmün yürürlükten kaldırılmış ve yine aynı Yasa'nın 4. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nun 50/6. maddesinde yer alan "yaptırımın" ibaresinin "tedbirin" şeklinde değiştirilmiş olması karşısında, hapisten çevrilen adli para cezası ile doğrudan hükmolunan adli para cezasının infaz rejimleri arasında bir fark kalmadığı gözetilerek hüküm tesisi yerine, hapisten çevrilen adli para cezasına ilişkin olarak 5237 sayılı TCK'nun 50/6. maddesi uyarınca, kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği ve bu kararın derhal infaz edileceği hususunda ihtarat yapılmasına karar verilmesi, 4- Dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre 2400 adet CD'nin boş olduğu anlaşıldığından iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi, II-Sanık ...'a yönelik temyiz incelemesine gelince; 1- 5846 sayılı Yasanın 81/4. maddesi uyarınca alt sınırdan cezanın yeterli görüldüğünün belirtilmesine ve hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine karşın başkaca bir gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak 300 gün olarak belirlenmesi, 2-Sanık hakkında yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler gerekçe gösterilerek kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrildiği halde; bu kez kayden sabıkasız olan sanık hakkında hükmolunan cezanın adli para cezası olması ve Yargılama, sürecinde gözlemlenenen tutum ve davranışları nedeniyle pişmanlık duyduğu ve tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşmadığı şeklindeki birbiriyle çelişkili ve dosya kapsamına uymayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 3- 01.03.2008 tarih ve 26803 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 26.02.2008 tarih ve 5739 sayılı Yasa'nın 5. maddesiyle, 5275 sayılı Yasa'nın 106/10. maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre kısa süreli hapis cezasından çevrilen adlî para cezalarının infazında, aynı maddenin altıncı ve yedinci fıkraları hükümleri saklıdır." şeklindeki hükmün yürürlükten kaldırılmış ve yine aynı Yasa'nın 4. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nun 50/6. maddesinde yer alan "yaptırımın" ibaresinin "tedbirin" şeklinde değiştirilmiş olması karşısında, hapisten çevrilen adli para cezası ile doğrudan hükmolunan adli para cezasının infaz rejimleri arasında bir fark kalmadığı gözetilerek hüküm tesisi yerine, hapisten çevrilen adli para cezasına ilişkin olarak 5237 sayılı TCK'nun 50/6. maddesi uyarınca, kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği ve bu kararın derhal infaz edileceği hususunda ihtarat yapılmasına karar verilmesi, 4- 5237 sayılı TCK'nun 58 ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108.maddelerinde "mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" uygulanmasına ilişkin düzenlemenin hapis cezasına özgü bulunduğu ve 5275 sayılı Yasanın adli para cezalarının infaz biçimini gösteren 106.maddesinde mükerrerlik ile ilgili bir düzenlemenin yer almadığı gözetilmeden, sanığa verilen adli para cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi, 5- 5275 sayılı Kanunun 108.maddesinin 2.fıkrası gereği sanığın birden fazla tekerrüre esas alınabilecek sabıkasının bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği, buna göre en ağır cezayı içeren Bitlis Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/115 Esas - 2008/9 Karar sayılı ilamına konu 1 yıl 8 ay erteli hapis hapis cezasından ibaret sabıkasının tekerrüre esas alınması gerektiği halde, daha hafif ceza içeren Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/517-1312 Karar sayılı ilamındaki 2 ay 15 günlük erteli hapis cezasının tekerrüre esas alınması, Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5275 sayılı Yasa'nın 108/2. maddesi uyarınca mükerrir olan sanık ... hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 28.11.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.