Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/15902 E. , 2024/10544 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/15902 Karar No : 2024/10544 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : ... Ağır Ceza Mahkemesi Üyesi olduğu dönemde gerçekleştirmiş olduğu eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu .…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/15902 E. , 2024/10544 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/15902 Karar No : 2024/10544 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : ... Ağır Ceza Mahkemesi Üyesi olduğu dönemde gerçekleştirmiş olduğu eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : İşlemin hakkında devam eden adli yargılamanın sonucu beklenmeden tesis edildiği, FEÖ/PDY örgütünden talimat alarak mahkumiyet kararı verdiğine ilişkin somut bir tespitin olmadığı, adil yargılanma hakkının, hukuk güvenliği ve eşitlik ilkelerinin ihlal edildiği, soruşturma ve kovuşturma izni alınmadan mahkumiyet kararı vermesinin yargısal nitelikte olduğu nitekim Yargıtay'ın farklı dairelerinin bu yönde kararı olduğu iddia edilmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davacının, disiplin cezasına konu eylemlerini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi bağlamında hukuk dışı nedenlerle gerçekleştirdiği ve anılan eylemlerinin nitelik ve ağırlık itibarıyla mesleğin şeref ve onurunu bozacak veya mesleğe olan genel saygı ve güveni zedeleyecek nitelikte olduğu, sübuta eren filleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin kararı ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddi üzerine yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istenilmektedir. Anayasanın 138. maddesinde, "Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz", 139. maddesinde, "Hakimler ve savcılar azlolunamaz... Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.", 140. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Hakim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.”, Hakimler ve Savcılar Kurulu başlıklı 159. maddesinin 8. fıkrasında, "Kurul, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir.”, bu maddenin 10. fıkrasında ise, "Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz." hükümlerine yer verilmiştir. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Hakimlik ve savcılık görevlerinin sona ermesi” başlıklı 53. maddesinde, " Hakim ve savcıların: a) Bu Kanun hükümlerine göre meslekten çıkarılmaları veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına 2 karar verilmesi, b) Haklarında soruşturma ve kovuşturma bulunması taşımadıklarının halleri hariç sonradan olmak üzere, mesleğe alınma koşullarından herhangi birini anlaşılması, c) Görevdeyken, 8 inci maddenin (a), (d) ve (g) bentlerinde yazılı niteliklerden herhangi birini kaybetmeleri, d) Meslekten çekilmeleri veya çekilmiş sayılmaları, e) İstek, yaş haddi veya malullük nedenlerinden biriyle emekliye ayrılmaları, f) Ölümleri, hallerinde görevleri sona erer." hükmü yer almıştır. 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun "Kurulun görevleri” başlıklı 4. maddesinin; hakim ve savcılarla ilgili olarak (b) fıkrasının 6. bendinde, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, 7. bendinde, disiplin cezası verme, 8. bendinde de görevden uzaklaştırma işlemlerini yapmak Kurulun görevleri arasında sayılmış, "Genel Kurulun Oluşumu ve Görevleri" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkranın (ı) bendinde de, 4. maddenin anılan bentlerindeki düzenlemelere Genel Kurulun görevleri arasında yer verilmiş, 33. maddesinde ise, Genel Kurulun veya dairelerin, meslekten çıkarma cezasına ilişkin kesinleşmiş kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulabileceği, diğer kararlarının yargı denetimi dışında olduğu, meslekten çıkarma kararlarına karşı açılan iptal davalarının ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görüleceği hükme bağlanmıştır. Yargıç ve savcıların kararlarının normatif kurallara ve hukuka uygun olması, gerekçelerinin hukuk alemini tatmin etmesi kuşkusuz çok önemlidir. Ancak bir o kadar önemli husus da bir bütün olarak yargı camiasının özellikle de yargı mensuplarının kamuoyunda bıraktıkları intibadır. Toplumda adalete güven ve inancın artmasında meslek mensuplarının isabetli kararlarının yanında vakur ve tarafsız duruşlarının katkısı yadsınamaz bir realitedir. Anayasaya, kanunlara ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm vermekle yükümlü olan yargı mensuplarının, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkeleriyle hiçbir biçimde bağdaşmayacak yapılanmaların içine girerek örgüt hiyerarşisi altında ideolojik bağlılıkla hareket etmelerinin, Anayasal bir hak olan adil yargılanma hakkının önündeki en büyük engel olduğu ve nihayetinde yargıya olan güvene zarar verdiği kuşkusuzdur. Dosyanın içerisinde yer alan ve davalı idarece sunulan belgelerin incelenmesinden ve davacıya ilişkin tespitler dikkate alındığında eyleminin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfus ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varılarak verilen meslekten çıkarma cezasına yönelik itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu saptadığından davacının parasal haklarının ödenmesi talebinin yasal dayanağı da bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun ... tarih ve ... karar sayılı kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı hakkında, ... Ağır Ceza Mahkemesi üyesi olarak görev yaptığı dönemde, o dönem Van İl Jandarma Komutanı olan müşteki hakkında soruşturma ve kovuşturma izni alınması için durma kararı vermeyerek yargılamaya devam edip mahkumiyet kararı verilmesine ilişkin olarak soruşturma başlatılmıştır. Anılan soruşturma neticesinde Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; "Van İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından 24.10.2008 tarihinde Taraf Gazetesi yazarı ...’ye ait olduğu sonradan anlaşılan cep telefonlarının 3 ay süreyle takibe alınmasının talep edildiği, bu talebe ilişkin üst yazıda "Van İl Jandarma Komutanlığı sorumluluk bölgesinde PKK/KONGRA-GEL terör örgütü mensubu ile yardım, yataklık ve kuryelik bilgilerinin yapılan istihbari çalışmalar neticesi elde edildiği ve bu sebeple teknik takip talebinde bulunulduğu, 356 ... imei numaralı telefonun ... (K) A. B., ... imei numaralı telefonun ... (K) Ş. Ö., ... imei numaralı telefonun ... (K) Ş. Ö. isimli Başkale ilçesi kırsalında faaliyet gösteren PKK/KONGRA-GEL terör örgütü mensupları tarafından kullanıldığı" bildirilmesi üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve ... değişik iş sayılı kararı ile telefonların 3 ay süre ile dinlenilmesine karar verilmiş, önleme dinlemesi kapsamında bu hatların 2 ay 18 gün dinlenmesinden sonra suç unsuru taşımadığından bahisle dinlemeye son verilmiştir. ...'nin sahte istihbarat raporu ile dinlendiğini iddia ederek şikâyetçi olması üzerine Van eski Cumhuriyet Savcısı O.Ö.'nün, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... numarası ile soruşturma yürüterek Van İl Jandarma Alay Komutanı V.H.İ. hakkında üst dereceli kolluk amiri olması nedeni ile 5271 sayılı CMK’nın 161/5. maddesindeki “en üst dereceli kolluk amirleri hakkında ise hâkimlerin görevlerinden dolayı tâbi oldukları yargılama usulü uygulanır.”, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 82. maddesindeki “Hâkim ve savcıların görevden doğan veya görev sırasında işlenen suçları, sıfat ve görevleri gereğine uymayan tutum ve davranışları nedeniyle, haklarında inceleme ve soruşturma yapılması Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun iznine bağlıdır...” şeklinde belirtilen yasanın açık hükmüne aykırı olarak kamu davası açtığı, ilgililerden ... Ağır Ceza Mahkemesi eski Başkanı ... ve mahkemenin eski üyeleri ... ile H.D. tarafından oluşan mahkeme heyeti tarafından iddianamenin kabulüne karar verilerek kovuşturma aşamasına geçildiği, yargılama aşamasında duruşma savcısı Van eski Cumhuriyet Savcısı R.K'nın müşteki hakkında gerekli izin alınmadan yürütülen yargılamada kovuşturma şartının yerine getirilmesi için durma kararı verilmesi yönünde mütalaa vermesi gerekirken 23.05.2011 tarihli 5.celsede müştekinin üzerine atılı suçtan mahkûmiyetine ilişkin mütalaa beyanında bulunduğu, mahkeme heyeti tarafından ise soruşturma ve kovuşturma şartı gerçekleşmeden açılan davaya devam ederek müşteki hakkında, sadece ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve ... değişik iş sayılı önleme dinlemesine ilişkin kararı Jandarma Genel Komutanlığına üst yazı ile göndermekten ibaret eylemine ilişkin, soyut gerekçeler ile haksız yere mahkûmiyet kararı verdikleri, verilen bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih, ... esas ve ... sayılı kararı ile "Suç tarihinde Van İl Jandarma Komutanı olarak görev yapan sanık V.H.İ. ile sanıklar İstihbarat Şube Müdürlüğü Bölücü Faaliyetler Unsur Komutanı M.Y., Van İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürü B.E., İstihbarat Şube Müdürlüğü Bölücü Faaliyetler unsur elemanı M.G. ve Van İl Jandarma İstihbarat Tim Komutanlığı Amirliğinde uzman çavuş olarak görev yapan O.B.'nin sahte iletişim müdahale talebi ile mahkemeden önleme amaçlı dinleme kararı aldıklarının iddia olunduğu olayda, 5271 sayılı CMK’nın 161/5.maddesinde “ en üst dereceli kolluk amirleri hakkında ise hâkimlerin görevlerinden dolayı tâbi oldukları yargılama usulü uygulanır.” hükmü ve 4483 sayılı Yasanın 2. maddesindeki “ Bu Kanun, Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlar hakkında uygulanır “ amir hükümleri gereğince soruşturma izni alınması gerektiği gözetilmeden, genel hükümlere göre açılan davaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesi, sanıklar arasında menfaat çatışması olduğu gözetilerek 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/1-b ve 5271 sayılı CMK'nın 152. maddeleri uyarınca ayrı müdafiler atanması gerekirken aynı müdafi görevlendirilmesi suretiyle savunma haklarının kısıtlanması," gerekçeleri ile sair yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında görülen davada, katılan sıfatı ile taraf olan ancak FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan farklı bir dosya kapsamında tutuklanan ... ile birlikte, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ... sayılı kararı ile FETÖ/PDY örgütü ile iltisak ve irtibatlı oldukları için meslekten çıkartılmasına karar verilen ilgililerin, birlikte hareket ederek Van İl Jandarma Alay Komutanı olan V.H..İ hakkında kasıtlı bir şekilde usul ve yasaya aykırı olacak şekilde soruşturma başlatıp mahkûmiyet kararı verdikleri; ilgililerin belirtilen eylemlerini FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda, planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak FETÖ/PDY lehine gerçekleştirdikleri, bu şekilde mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozdukları tüm soruşturma dosyası kapsamından anlaşılmıştır." gerekçesiyle davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz ise Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilerek uyuşmazlığa konu meslekten çıkarma cezasının kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. Öte yandan; davacı tarafından 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinin 1. fıkrası uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesi istemiyle açılan davada; Dairemiz 22/02/2021 tarihli ve E:2018/5044, K:2021/380 sayılı kararı ile davanın reddine karar vermiş ve bu kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/03/2022 tarih ve E:2021/2853, K:2022/899 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği görülmüştür. Ayrıca, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve ... esas, ... karar sayılı kararıyla 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve henüz kesinleşmediği görülmüştür. B) İLGİLİ MEVZUAT: T.C. Anayasasının "Hakimlik ve savcılık teminatı" başlıklı 139. maddesinde; "Hakimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.", "Hakimlik ve savcılık mesleği" başlıklı 140. maddesinin 3. fıkrasında; "..Hakim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.." şeklinde hükümlere yer verilmiştir. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinin 1. fıkrasında, "... Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. " hükmüne, son fıkrasında da; "..Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir. " hükmüne yer verilmiştir. C) İNCELEME VE GEREKÇE: Davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporunun incelenmesinden; Van İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından 24/10/2008 tarihinde Taraf Gazetesi yazarı ...’ye ait olduğu sonradan anlaşılan cep telefonlarının 3 ay süreyle takibe alınmasının talep edildiği, bu talebe ilişkin üst yazıda "Van İl Jandarma Komutanlığı sorumluluk bölgesinde PKK/KONGRA-GEL terör örgütü mensubu ile yardım, yataklık ve kuryelik bilgilerinin yapılan istihbari çalışmalar neticesi elde edildiği ve bu sebeple teknik takip talebinde bulunulduğu, ... imei numaralı telefonun ... (K) A. B., ... imei numaralı telefonun ... (K) Ş. Ö., ... imei numaralı telefonun ... (K) Ş. Ö. isimli Başkale ilçesi kırsalında faaliyet gösteren PKK/KONGRA-GEL terör örgütü mensupları tarafından kullanıldığı" bildirilmesi üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve ... değişik iş sayılı kararı ile telefonların 3 ay süre ile dinlenilmesine karar verildiği, önleme dinlemesi kapsamında bu hatların 2 ay 18 gün dinlenmesinden sonra suç unsuru taşımadığından bahisle dinlemeye son verildiği, ...'nin sahte istihbarat raporu ile dinlendiğini iddia ederek şikâyetçi olması üzerine; Van eski Cumhuriyet Savcısı O.Ö.'nün, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... numarası ile soruşturma yürüterek Van İl Jandarma Alay Komutanı V.H.İ. hakkında üst dereceli kolluk amiri olması nedeni ile 5271 sayılı CMK’nın 161/5. maddesindeki “en üst dereceli kolluk amirleri hakkında ise hâkimlerin görevlerinden dolayı tâbi oldukları yargılama usulü uygulanır.”, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 82. maddesindeki “Hâkim ve savcıların görevden doğan veya görev sırasında işlenen suçları, sıfat ve görevleri gereğine uymayan tutum ve davranışları nedeniyle, haklarında inceleme ve soruşturma yapılması Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun iznine bağlıdır...” şeklinde belirtilen yasanın açık hükmüne aykırı olarak kamu davası açtığı, ... Ağır Ceza Mahkemesi eski Başkanı ... ve mahkemenin eski üyeleri davacı ile H.D. tarafından oluşan mahkeme heyeti tarafından iddianamenin kabulüne karar verilerek kovuşturma aşamasına geçildiği, yargılama aşamasında duruşma savcısı ... eski Cumhuriyet Savcısı R.K. müşteki hakkında gerekli izin alınmadan yürütülen yargılamada kovuşturma şartının yerine getirilmesi için durma kararı verilmesi yönünde mütalaa vermesi gerekirken 23/05/2011 tarihli 5.celsede müştekinin üzerine atılı suçtan mahkûmiyetine ilişkin mütalaa beyanında bulunduğu, mahkeme heyeti tarafından ise soruşturma ve kovuşturma şartı gerçekleşmeden açılan davaya devam ederek müşteki hakkında, sadece ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve ... değişik iş sayılı önleme dinlemesine ilişkin kararı Jandarma Genel Komutanlığına üst yazı ile göndermekten ibaret eylemine ilişkin, soyut gerekçeler ile haksız yere mahkûmiyet kararı verdikleri, verilen bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih, ... esas ve ... sayılı kararı ile "Suç tarihinde Van İl Jandarma Komutanı olarak görev yapan sanık V.H.İ. ile sanıklar İstihbarat Şube Müdürlüğü Bölücü Faaliyetler Unsur Komutanı M.Y., Van İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürü B.E., İstihbarat Şube Müdürlüğü Bölücü Faaliyetler unsur elemanı M.G. ve Van İl Jandarma İstihbarat Tim Komutanlığı Amirliğinde uzman çavuş olarak görev yapan O.B.'nin sahte iletişim müdahale talebi ile mahkemeden önleme amaçlı dinleme kararı aldıklarının iddia olunduğu olayda, 5271 sayılı CMK’nın 161/5.maddesinde “ en üst dereceli kolluk amirleri hakkında ise hâkimlerin görevlerinden dolayı tâbi oldukları yargılama usulü uygulanır.” hükmü ve 4483 sayılı Yasanın 2. maddesindeki “ Bu Kanun, Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlar hakkında uygulanır “ amir hükümleri gereğince soruşturma izni alınması gerektiği gözetilmeden, genel hükümlere göre açılan davaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesi, sanıklar arasında menfaat çatışması olduğu gözetilerek 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/1-b ve 5271 sayılı CMK'nın 152. maddeleri uyarınca ayrı müdafiler atanması gerekirken aynı müdafi görevlendirilmesi suretiyle savunma haklarının kısıtlanması," gerekçeleri ile sair yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Müşteki V.H.İ. hakkında usulsüz soruşturma yürütüldüğü, iddiası ile tüm sorumlulardan şikayetçi olması üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında davacı tarafından; 5271 sayılı CMK’nın 161/5.maddesinde “ en üst dereceli kolluk amirleri hakkında ise hâkimlerin görevlerinden dolayı tâbi oldukları yargılama usulü uygulanır.” hükmü ve 4483 sayılı Yasanın 2. maddesindeki “ Bu Kanun, Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlar hakkında uygulanır" hükümlerine itibar etmeyerek düzenlenen iddianamenin kabul edildiği, kovuşturma işlemlerine devam edildiği ve mahkumiyet kararı verildiği tespit ve değerlendirmelerine yer verildiği görülmüştür. Söz konusu soruşturma raporunda yer verilen tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, davacının yukarıda yer verilen eyleminin yargısal faaliyete ilişkin olmadığı planlı bir organizasyonun parçası olarak FETÖ/PDY örgütünün hukuk dışı amaçlarını gerçekleştirdiği ve örgütsel hiyerarşik ilişki içerisinde kendine verilen görevi yerine getirdiği ve söz konusu eyleminin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin de reddi gerekmektedir. D) KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE, 2. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinden davacı tarafından peşin yatırılan vekalet suret harcı mahsup edildikten sonra kalan ... TL'nin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 13/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.