11. Ceza Dairesi 2023/4657 E. , 2024/9896 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/615 E., 2023/225 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği dü…
**11. Ceza Dairesi 2023/4657 E. , 2024/9896 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/615 E., 2023/225 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Vergi Usulu Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 353/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359 ve 371. maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca sanık hakkında, alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Bozma öncesinde kurulan hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği ve sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma öncesi kurulan hükümde uygulanmadığı hâlde bozma sonrası kurulan hükümde tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesinin son fıkrasına aykırı davranılarak sanığın kazanılmış hakkının ihlal edilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve Mahkemenin 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesindeki seçenek yaptırımları uygulamayacağına dair takdiri de gözetilerek aynı Kanun’un 322. maddesi gereği temel cezanın 18 ay hapis cezası olarak tayinine ilişkin paragraftan sonra gelmek üzere hüküm fıkrasına "7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile değişik 213 sayılı Kanun'un 359. maddesi uyarınca sanığın cezasından 1/2 oranında indirim yapılarak 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına" şeklinde yeni bir paragraf eklenmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 inci maddesinin uygulandığı paragraftan "...15 ay..." ibaresinin çıkartılıp yerine "...7 ay 15 gün..." ibaresinin yazılması ve hükümden, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, kısmen Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.