11. Ceza Dairesi 2012/2663 E. , 2013/10397 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Sanıkların ayrı ayrı ve üçer kez TCK.nun 204/1, 62, 53, 51. maddeleri gereği 1'er yıl 8'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına ve ertelemeye dair. Sanıkların yokluğunda verilen 15.09.2008 günlü hükmün tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle sanıklar müdafilerinin 25.06.2009 tarihli dilekçelerinin öğrenm…
**11. Ceza Dairesi 2012/2663 E. , 2013/10397 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Sanıkların ayrı ayrı ve üçer kez TCK.nun 204/1, 62, 53, 51. maddeleri gereği 1'er yıl 8'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına ve ertelemeye dair. Sanıkların yokluğunda verilen 15.09.2008 günlü hükmün tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle sanıklar müdafilerinin 25.06.2009 tarihli dilekçelerinin öğrenme üzerine süresinde verilmiş eski hale getirme ile temyiz dilekçesi olarak kabulü gerektiği; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme mercii Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğundan, mahkemenin 25.06.2009 günlü eski hale getirme ve temyiz isteminin kabulüne ilişkin ek kararının hukuken geçersiz olduğu belirlenerek yapılan sanıklar müdafilerinin öğrenme üzerine verdikleri temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu kabul edilerek incelemede gereği görüşüldü: 1-Sanıklar hakkında 13.12.2004, 13.12.2005 ve 14.12.2006 tarihli araç muayenelerinde sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; sanık ...’un otobüs firmasının sahibi olduğunu, 25 tane arabası bulunduğunu, otobüslerin şehirlerarası yolda çalıştığını ve şoförleri tarafından uygun gördükleri yerlerde muayenesinin yaptırıldığını, olaydan haberdar olmadığını savunması, sanık ...’un, firma sahibinin ağabeyi olan ... olduğunu, otobüslerin sevk ve idaresinden O’nun sorumlu bulunduğunu, araç muayenesinde sahtecilikle ilgisinin bulunmadığını savunması karşısında; savunma doğrultusunda otobüs firmasında araç muayenelerinin yapılmasına ilişkin mutad uygulamanın ne şekilde olduğu hususu firma çalışanlarından ve benzer firmalardan araştırılıp, sanıkların firmadaki görev ve yetkilerinin ne olduğu da saptandıktan sonra sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sahtecilik fiiline ne şekilde katıldıkları hususu ayrıntılı olarak karar yerinde tartışılmak suretiyle hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeye dayanarak ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı, 2-Kabule göre de; a) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.02.2005 gün ve 2005/6-16-14 sayılı kararında açıklandığı üzere sanıkların araç muayenesinde sahtecilik suçunu oluşturan her bir eylemleri nedeniyle ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, TCK’nun 204/1. maddesinin üç kez uygulanmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 230-232. maddelerine aykırı olarak toplu hüküm kurulması, b) 13.12.2004 tarihinde yapıldığı kabul olunan araç muayenesindeki sahtecilik eylemi nedeniyle, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan denetime olanak vermeyecek şekilde 5237 sayılı Yasa hükümlerine göre hüküm kurulması, c) Suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanması yerine ve hükmün gerekçesinde delil olarak saklanması gerektiği belirtildiği halde hüküm fıkrasında müsaderesine hükmedilmesi, d) Mahkum oldukları uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesi uyarınca sadece kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenin 1. fıkrasının c bendindeki hak yoksunluğunun uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, e) Sanıkların sabıka durumu, geçmişi ve suç işleme eğilimlerine binaen verilen cezaların 5237 sayılı Yasanın 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği halde “…atılı suçun birden fazla kez işlendiği ve sanıkların bu anlamda suç işleme hususunda kararlılık gösterdikleri ve cezalarının ertelenmesi halinde de ileride suç işlemekten kaçınacaklarına ilişkin olarak mahkememizde kanaat de hasıl olmadığından dolayı 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı Yasanın 231/6. maddesinde düzenlemesi yapılan hükmün açıklanmasının ertelenmesine ilişkin lehe yasa hükmünün sanıklar hakkında uygulanmasına yer olmadığına” şeklinde yasal ve yeterli bulunmayan gerekçe ile CMK'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilerek çelişkiye neden olacak şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.