9. Ceza Dairesi 2021/13007 E. , 2024/632 K. ... MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/258 E., 2015/459 K. KATILANLAR : ..., ... KATILAN MAĞDURE : ... SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık, o yer Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inc…
**9. Ceza Dairesi 2021/13007 E. , 2024/632 K.** **"İçtihat Metni"** ... MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/258 E., 2015/459 K. KATILANLAR : ..., ... KATILAN MAĞDURE : ... SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık, o yer Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/258 Esas, 2015/459 Karar sayılı kararı ile sanığın, yolda yürüyen mağdurenin arkasından "Şşşşiitttt bebeğim bakar mısın" şeklinde laf atmasından sonraki bir gün hastane içerisindeyken mağdurenin koluna dokunması şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemler neticesinde sarkıntılık suretiye çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, yine sanığın, yaya olarak eve giden mağdurenin kolundan tutarak ve zorla çekiştirerek mağdureyi arabaya bindirmeye çalışması şeklinde gerçekleştirdiği kabul edilen eylemi neticesinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanığın Temyiz İsteği Süre tutum dilekçesi sunulmasından ibarettir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Sanık hakkında kurulan her iki hüküm yönünden de takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE A. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamda yer alan 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun, hükümden sonra 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamına alındığı, Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli ek kararıyla tarafların uzlaşması sonucu kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, bu suretle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmış ise de bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Açıklanan nedenlerle tebliğnamede hükümlerin bozulmasını isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmama gerekçesi olarak sanığın tekerrüre esas alınan ilamda yer alan 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun, hükümden sonra 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamına alındığı ve Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli ek kararıyla tarafların uzlaşması sonucu kamu davasının düşürülmesine karar verildiği anlaşılmakla sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Mahkemece yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunduğu görülmüştür. IV. KARAR A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/258 Esas, 2015/459 Karar sayılı kararında sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, sayın Üye ...'ün muhalefeti ve oy çokluğuyla ONANMASINA, B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/258 Esas, 2015/459 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, sayın Üye ...'ün muhalefeti ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2024 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Dairemizin sayın çoğunluğu ile ihtilafa düştüğüm husus sanığın mağdureye yönelik Kasım 2014 tarihinde söylediği "şşşşittt bebeğim bakar mısın" sözü ile 2 ay sonra Ocak 2015 tarihinde hastanede kolunu sıkma şeklinde gerçekleşen eylemlerin hangi suçları oluşturduğuna ve mağduru kolundan tutup yaklaşık 5 metre sürükleyip mağdurun yere düşmesi üzerine sona eren eylemin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs mü yoksa tamamlanmış suçu mu oluşturduğuna ilişkindir. Çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden; Dosya içeriğine göre sanığın suçlamaları kabul etmediği, sanığın mağdureye yönelik Kasım 2014 tarihinde söylediği "şşşşşitttt bebeğim bakar mısın" sözünün ...nın 105/1. maddesinde tanımlanan cinsel taciz suçunu oluşturduğu, bu eylemden mahkeme gerekçesinde kabul edildiği gibi cinsel tacizin hemen akabinde olmayıp yenilenen kast ile 2 ay kadar sonra okulların yarıyıl tatili olan Ocak 2015 tarihinde hastane de hasta sırası beklerken diğer insanların yanında cinsel bir söz ve harekette bulunmadan ve erojen bölgelere yönelmeyen mağdurun kolunu sıkma şeklinde gerçekleşen eylemin cinsel amaç taşımadığı ve bu amaç ile işlendiğinin delillerinin bulunmadığı ve eylemin ...nın 86/2. maddesinde tanımlanan etkili eylem suçunu oluşturduğu, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; Sanığın mağduru bileğimden tutarak arabaya doğru sürüklediği mağdurun direnmesi ve yere düşmesi üzerine araçta bulunan bir bayanın sanığa hadi gel demesi üzerine sanığın mağduru bırakıp arabaya binip gittiği olayda TCK 109. maddesinde tanımlanan bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun kılma suçunun sanığın kendiliğinden eylemi bitirmesi nedeniyle icrai hareketlerinin tamamlandığı ve tamamlanmış suçtan hüküm kurulması görüşünde olduğundan sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne iştirak etmediğime dair karşı oyumdur. ...