11. Ceza Dairesi 2020/5898 E. , 2023/8396 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1025 E., 2015/1181 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tar…
**11. Ceza Dairesi 2020/5898 E. , 2023/8396 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1025 E., 2015/1181 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2014/1025 Esas, 2015/1181 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.11.2020 tarihli ve 2016/35346 sayılı sanığın eyleminin faydasız sahtecilik olması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyizi istemi; eksik inceleme ile verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1....1. Aile Mahkemesinin 2012/597 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan ''Katkı Payı Alacağı'' davasında sanık ... tarafından delil olarak sunulan 06.05.2010 tarihli belgede katılan ...'e atfen atılan imzanın katılana ait olmadığı iddiasıyla sanığın özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanık ... ve müdafii savunmalarında özetle, Aile mahkemesinde görülmekte olan davada delil olarak sunulan belge üzerindeki imzanın katılan tarafından atıldığını sahte olmadığını beyan ederek suçu inkar etmiştir. 3. Katılan ..., aleyhine delil olarak kullanılan dava konusu belge üzerinde adına atfen atılan imzanın kendisine ait olmadığını, katılmak istediğini beyan etmiştir. 4. Tanık ... sözleşmedeki imzanın ve yazının kendisine ait olmadığını ifade etmiştir. 5....Jandarma Kriminal Polis Laboratuvarının 04.06.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre, dava konusu sözleşme başlıklı belge üzerinde Nurgün Yalçın adına atfen atılı bulunan imzaların ... (Yalçın) eli ürünü olmadığı kanaatine varılmıştır. 6. Dava konusu 06.05.2010 tarihli belgeye göre; '... adresinde bulunan katılan ...'e ait taşınmazın 2 ve 3 üncü katlarının ... tarafından yapıldığı, sanık ile katılanın birer daire üzerinde hak sahibi oldukları konusunda tanık Yasemin Yalçın huzurunda taraflar arasında anlaşma sağlanmıştır. 7. Suça konu belge aslının Mahkemesince duruşmaya getirtilerek gözlem yapıldığı görülmüştür. 8. Mahkemece sanığın inkar içeren ifade ve savunmaları kendisini suçtan kurtarmaya yönelik mahiyette soyut beyanlar olarak değerlendirilmiş, bu itibarla toplanan deliller, aldırılan bilirkişi raporları, tanık beyanları ve katılanın şikayet beyanları gözetilerek sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluştuğundan mahkumiyetine dair hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Her ne kadar tebliğnamede; sahteliği iddia edilen sözleşmenin, tarafların daha önce açmış oldukları boşanma davasının karar tarihi ile aynı tarihi taşıdığı ve sözleşme içerisinde sözleşmenin dava öncesi boşanmaya esas olarak yapılan bir anlaşma olduğunun yazılı olduğu, Türk Medeni Kanunu'nun 184 üncü maddesinin beşinci fıkrasının "Boşanma veya ayrılığın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz" hükmünü ihtiva ettiği, buna göre davaya konu 06.05.2010 tarihli sözleşmenin hakim huzurunda taraflarca kabul edilmedikçe geçerli olmayacağı, sahteliğinin kabulü halinde dahi bunun "faydasız sahtecilik" boyutunda kalacağından bahisle bozma yönünde görüş bildirilmiş ise de; dava konusu 06.05.2010 tarihli belgenin boşanmanın eki protokol olarak düzenlenmediği, boşanma davasında kullanılmadığı, hakim tarafından onaylanmadığı, bu bakımdan boşanma hükmünün eki niteliğindeki belgelerden sayılamayacağı belge üzerinde katılana atfen atılan imzanın geçerliliği halinde düzenlenen sözleşmenin adi yazılı belge olarak geçerli olacağı, sanığın davacı olduğu Katkı Payı Alacağı davasında delil olarak kullanılabileceği, sübutu kabul edilen fiilin (katılan adına atılan imzanın katılana ait olmaması), belgenin geçerliliğini etkilemesi (davada delil olarak kulllanılamaması) karşısında faydasız sahtecilik niteliğinde olmadığı kanaatine varılmış, Mahkemenin bu yöndeki kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. 2. Sanık ... ile katılan ...'in...1. Aile Mahkemesinin 18.06.2010 kesinleşme tarihli kararı ile boşandıkları, sanık ...'ın 06.06.2012 tarihinde...1. Aile Mahkemesi'ne açtığı davada, sanığın katılana ait taşınmazın değerini artırdığının tespiti ve bu değerin katılandan tahsilini talep ettiği, diğer belgelerin yanı sıra olarak dava konusu sözleşmeyi de delil olarak sunduğu; böylelikle sahte özel belgeyi kullanmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşılmış, sübut yönüyle bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle...1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2014/1025 Esas, 2015/1181 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2023 tarihinde karar verildi.