5. Hukuk Dairesi 2023/12650 E. , 2024/3385 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/560 Esas, 2023/1932 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/80 Esas, 2020/796 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi kal ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge A
**5. Hukuk Dairesi 2023/12650 E. , 2024/3385 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/560 Esas, 2023/1932 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/80 Esas, 2020/796 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi kal ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ana taşınmazın ortak yerlerinden çatıda inşaat yapmak sureti ile ortak alana müdahalesinin önlenmesine, ana taşınmazın ortak alanına yapılan inşaatın yıkılmasına, taşınmazın eski hale getirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı mevcut haliyle 02.04.2018 tarihinde satın aldığını, davacı tarafından taşınmazın önceki maliklerine karşı da dava konusu taşınmaz ile alakalı olarak 2017 yılında Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikayette bulunulduğunu, Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 20.09.2018 tarihli ve 2017/11031Soruşturma, 2018/4965 Karar numaralı kararı ile de davacının (şikayetçinin) iddialarının gerçeği yansıtmadığı gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verildiğini, 18.12.2018 tarihinde çatı katında önceki malik tarafından yapılmış olan yapı için kendisi tarafından yapı kayıt belgesi alındığını, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16 ncı maddesi kapsamında alınmış olan bu yapı kayıt belgesi imara aykırı olarak hareket etmediğinin açık ve net göstergesi olduğunu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün dava konusu uyuşmazlığa emsal teşkil edebilecek nitelikte ve dosyaya sunulmuş olan kararları mevcut olduğunu, davacının yaptırmış olduğu balkonnun da yönetim planı ve projeye aykırılık teşkil ettiğini, kendisi projenin dışına çıkarak balkonu yaklaşık olarak 1 metre civarında genişlettiğini, işlem sırasında kazı çalışmaları yapıldığını, binanın altının boşaltıldığını, binanın dayanıklılığı hususunda bir azalma meydana gelmiş ise bunun yegane sorumlusunun davacı olduğunu, 2015 yılına ait Genel Kurul Toplantısı kararı doğrultusunda davacı bahçeyi dilediği gibi kullanabilirken dava konusu yapının yıkılması halinde hakkaniyet kurallarının yok sayılacağını, dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporlarının sadece yönetim planı ve mimari proje incelenerek düzenlendiğini, kendisi tarafından alınan ve dosyaya sunulan Yapı Kayıt Belgeleri gözetilmeksizin incelemeler yapıldığını, raporların eksik incelemeye dayalı olduğunu, imar barışı ile de tamamen çeliştiğini, mahkeme tarafından da bu raporların dikkate alınarak tesis edilen hükmün yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek kaldırılması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını ve kararın eksik inceleme sonucu verildiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi kal ve eski hale getirme istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (634 s ayılı Kanun) (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19 uncu ve 33 üncü maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu ana gayrimenkulde davalının mimari projeye aykırı imalatlar dolayısı ile ortak alana müdahalede bulunduğu, yapılan müdahaleye ilişkin herhangi bir tadilat projesi yahut yeterli nisapta kat maliklerinin muvafakat verdiğine ilişkin belgenin dosyaya sunulamadığı anlaşılmaktadır. 2015 yılında kat malikleri kurulunda alınan kararın mimari proje değişikliğine izin vermediği sabittir. 3. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca her kat maliki anagayrımenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup, dosya kapsamı ile aksinin ispatlanamadığı ve yapılan müdahalenin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine olduğu gözetildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. 4. Yukarıda yapılan açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın kabulüne karar verilmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesinden verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.