T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/535 - 2026/169 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/535 KARAR NO : 2026/169 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/01/2024 NUMARASI : 2021/451 Esas 2024/62 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 04.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02.03.2…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/535 - 2026/169 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/535 KARAR NO : 2026/169 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/01/2024 NUMARASI : 2021/451 Esas 2024/62 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 04.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02.03.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 27.07.2017 tarihinde davalı ... idaresinde bulunan, davalı ... Sigtorta AŞ tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan aracın kaldırımda bulunan yaya davacı ...'e çarptığını, kaza sonucunda davacının ağır şekilde yaralandığını, davacı ...'in, davacı ...'nın eşi, diğer davacıların babası olduğunu, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu belirterek, belirsiz alacak kapsamında; davacının ağır yaralanması nedeniyle destekten yoksun kalan yaşı küçük davacılardan her biri için ayrı ayrı 250.00-TL, davacı eş ... için 500,00-TL, davacı ... için 1.000,00-TL maddi tazminat tutarlarının, davalı sürücüden olay tarihinden, sigortacı yönünden temerrüt tarihinden işletilecek avans faiziyle müteselsilen tahsiline, ayrıca davacı ... için 100.000,00-TL, davacı ... için 65.000,00-TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 45.000,00'er TL olmak üzere toplam 345.000,00-TL manevi tazminatın davalı sürücü ...'dan olay tarihinden işletilecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama şamasında davacı ... için talep edilen maddi tazminatın 100,00-TL'sinin bakım gideri, 550,00-TL'sinin sürekli iş gücü kaybı (beden, efor, güç kaybı vs.), 300,00-TL'sinin geçici iş göremezlik, 50,00-TL'sinin tedavi masrafları olduğunu beyan etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kaza nedeni ile davalı sigorta şirketinin maddi olarak davacının bütün zararlarını karşıladığını, maddi tazminat konusunda davacının eşi ve çocuklarının dava açma hakkı olmadığını, manevi tazminat davasının abartılı bir şekilde açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin cevap dilekçesinde; davacıya daha önce ödeme yapıldığı, yapılan ödeme ile zararı karşılanmış olduğundan sorumluluklarının sona erdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu; davacılar ... ve ...'nın kendileri adına asaleten, diğer davacı çocukları adına velayeten eldeki davanın açıldığı, davacı ... yönünden, bedensel zarar nedeniyle geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerinden kaynaklanan zarar için davalılardan müteselsilen belirsiz alacak olarak 1.000-TL maddi tazminat isteminde bulunulduğu, diğer davacılar yönünden ise destekten yoksun kalmadan kaynaklanan zarar nedeniyle ( ... için 500-TL, çocuklar için ayrı ayrı 250'şer TL olmak üzere) belirsiz alacak olarak toplam 1.000-TL maddi tazminat, yine davacı ... yönünden ayrıca 100-TL bakım giderine ilişkin maddi tazminat isteminde bulunulduğu, maddi tazminat yanında ayrıca davalı sürücü yönünden; davacılar için (... 100.000,00-TL, ... 65.000,00-TL, ve çocuklar için ayrı ayrı 45.000,00'er TL olmak üzere) toplam 345.000-TL manevi tazminat isteminde bulunulduğunun anlaşıldığı; davaya konu kaza nedeniyle davacının vefat etmediği, bununla birlikte hükme esas alınan maluliyet raporu doğrultusunda %12 oranında malul kaldığının anlaşıldığı; haksız eylem nedeniyle bedensel zarara uğrayan şahsın, koşulları mevcut ise tazminat isteminde bulunması mümkün ise de; davaya konu olayda ölüm meydana gelmediğinden, diğer bir anlatımla davacılardan ... kaza nedeniyle vefat etmediğinden, eşi ve çocukları olan diğer davacıların destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat talep etmelerinin mümkün olmadığı, bu nedenle destek tazminatı taleplerinin reddine karar vermek gerektiği; davacı ...'in maddi tazminat talebi yönünden ise; davaya konu kaza nedeniyle davacı ...'in %12 oranında malul kaldığı, yine 12 ay süre ile geçici iş göremezliği oluştuğu ve 1 bir ay süre ile başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, meydana gelen maddi zararı bakımından davalı sigorta şirketine yapılan başvurusuna binaen davalı sigorta şirketi tarafından 15.10.2018 tarihinde 116.994,70 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı; ödeme tarihi verilerine göre zararın karşılanıp karşılanmadığının denetlenmesi ve tazminat alacağı olup olmadığının belirlenmesi açısından alınan rapora göre; davacı ...'in gerçek zararlarının toplamının yapılan ödeme tutarından daha düşük olduğu, dolayısıyla bakiye maddi zararının bulunmadığı, davacı ... yönünden ayrıca bakım gideri tazminatı talep edilmiş ise de, yine bakım gideri tazminatı talebi açısından da hak sahibi olan kişi doğrudan zarara uğrayan ... olduğundan, davacı ...'nın bu yöndeki bakım gideri maddi tazminatı isteminin de yerinde görülmediği; davacıların manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; bedensel zarara doğrudan maruz kalan davacı ... yanı sıra yakınları olan eşi ve çocuklarının da manevi tazminat talep etme koşullarının oluştuğu, davacının yaralanması nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla, meydana gelen zararın boyutu, tarafların kusur durumu ve olayın oluş şekli ile hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hükümde gösterilen miktarda manevi tazminatın uygun görüldüğü gerekçesiyle; “Davanın kısmen kabulüne; davacı ... için 50.000,00-TL, davacı ... için 25.000,00-TL, davacı ... için 15.000,00-TL, davacı ... için 15.000,00-TL, davacı ... için 15.000,00-TL, davacı ... için 15.000,00-TL olmak üzere toplam 135.000,00-TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 27.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacılar tarafından maddi tazminat istemine ilişkin açılan davanın reddine,” karar verilmiş hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; reddedilen talepler yönünden kararın hatalı olduğunu, davalının %100 oranında kusurlu olduğunu, yapılan ödemelerin günümüz koşullarında zararı karşılamaya yeterli olmadığını, ödemenin davacının sağlık harcamalarını dahi karşılamayacağını, bununla birlikte davacının yaptığı iş anlaşmalarının da dosyaya kazandırıldığını, davacının işçi olmayıp götürü olarak iş yaptığını ve sözleşmedeki işlerin gelirinden mahrum kaldığını, aktüer hesaplamanın da uygun olmadığını, 2023 yılı Temmuz ayında asgari ücret artışının dahi nazara alınmadığını, bu halde dahi hesaplanan maddi tazminatın 346.339,22-TL olduğunu, bu durumun dahi rapordaki çelişkiyi ortaya koyduğunu, ayrıca hesaplamada pasif dönem için AGİ indirimi yapılmasının da hatalı olduğunu, neticeden tüm maddi tazminat hesaplarına itirazlarının göz ardı edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, manevi tazminata yönelik olarak ise, mevcut yaralanmasına göre takdir edilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu, günümüz koşullarına göre hastane giderini dahi karşılamayacak manevi tazminata karar verilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat istemidir. Mahkemece, kazada yaralanan ...'ün maddi tazminat talebi yönünden dava tarihinden önce yapılan ödeme tarihi itibariyle yapılan hesaplamaya göre zararı karşılandığından, diğer davalıların destek tazminatı yönünden, kaza nedeniyle ölüm meydana gelmemiş olması nedeniyle destek tazminatı talep edilemeyeceğinden, davacı ...'ın bakıcı gideri talebi yönünden, bu kapsamdaki zararı doğrudan zarar gören talep edebileceğinden reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Olay tarihinde, davalının sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken olay yerindeki kavşağa geldiğinde, orta şeritten sağ şeride doğru doğrultu değiştirdiği sırada, sağ şeritten seyreden dava dışı ... sevk ve idaresindeki araca arkadan çarpması neticesinde, davalıya ait aracın savrularak yaya kaldırımında bulunan, davacı ...'e çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, ceza dosyası ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Davacının maluliyet durumunun tespiti açısından Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda; farklı Yönetmelikler çerçevesinde davacının maluliyet/engellilik durumu değerlendirilerek, kaza tarihi itibariyle, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin, TBK'nın 54. Maddesi kapsamında çalışma gücünün yitirilmesi veya azalmasında esas aldığı "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre kişinin özür oranının %12 (yüzdeoniki) olduğu, iyileşme süresinin 12 ayı bulacağı, 1 ay süre ile başkasının bakımına ihtiyacı olduğu belirlenmiştir. Davalı sigorta şirketinin 15.10.2018 tarihinde davacıya cismani zararı kapsamında 116.911,65-TL ödemede bulunmuş olması nedeniyle, ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, ödemenin yetersiz olması durumunda bakiye tazminat alacağının hesaplanması için aktüer hesap bilirkişisinden alınan raporda; kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %100 kusuru çerçevesinde ve maluliyet raporu esas alınarak, asgari ücret düzeyinde gelir elde etme durumuna ve asgari ücretin 1,36 katı gelir elde etme durumuna göre yapılan hesaplamada, davacının ödeme tarihi itibariyle gerçek maddi zararının asgari ücret nazara alındığında 96.652,91-TL olduğu, asgari ücretin 1,36 katı gelir elde ettiğinin kabulü halinde 115.345,13-TL olduğu, her iki durumda da, ödeme tarihi itibariyle davacının maddi zararının karşılandığı belirtilmiştir. 1-Davacı vekili tarafından, günümüz koşullarına göre hesaplanan tazminatın hatalı olduğunu, ayrı aktüer hesap raporunda pasif dönem hesabına AGİ dahil edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de; haksız fiil nedeniyle cismani zarar nedeniyle maddi zarar, kaza tarihi itibariyle meydana geldiğinden, zarar sorumlusu tarafından kaza tarihinden sonra yapılan bir ödeme mevcut ise, ödeme tarihi itibariyle zararın karşılanması halinde ödeme tarihinden sonra asgari ücret artışı v.s sebeplerle zararın artması davacıya, yeniden tazminat talep etme hakkı vermeyecektir. Bu durum, zararın aktüer hesaplamaya dayalı olarak yapılmış olması ve ödeme tarihinde zarar görenin henüz elde etmediği (işleyecek dönem gelirinin) gelirin peşin olarak son geliri üzerinden hesaplanarak ödenmesinin bir sonucudur. Bu kapsamda, ilk derece mahkemesi tarafından, davalı tarafından yapılan ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada, davalı tarafından ödeme yapıldığı tarih itibariyle, davacının gelirinin asgari ücret düzeyinde olması yanı sıra asgari ücretin 1,36 katı kadar olması durumunda dahi zararının karşıladığı tespit edilmiştir. Yapılan hesaplamanın, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından "gerçek zarar" hesabında benimsediği ilke ve yöntemlere uygun olmasına, ödeme tarihi olan 2018 yılı verilerine göre yapılan hesaplamada, pasif dönem hesabında agi'nin hesaplamaya dahil edilmemiş olmasında isabetsizlik bulunmamasına, ödeme tarihi (15.10.2018 ) itibariyle zararı karşılanmış olan davacının rapor tarihi (2023 yılı) itibariyle tazminatın hesaplanan miktarın üzerinde olmasının çelişki yaratan bir durum olmamasına göre davalının maddi tazminata yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 2-Davacı tarafından manevi tazminatın yetersiz olduğunu ileri sürmüş ise de; davacıların manevi tazminat talebi, TBK'nın 56/1-2 maddesinden kaynaklanmakta olup, davacılar tarafından takdir edilen manevi tazminatın günümüz koşullarına göre yetersiz olduğunu ileri sürmüştür. Haksız fiil nedeniyle manevi tazminat kaza tarihi esas alınarak tespit edilen bir tazminat türü olup, takdir edilecek manevi tazminat miktarının belirlenmesinde kaza tarihi esas alınır. Bu çerçevede yapılan değerlendirmede; manevi tazminatın Yargıtay içtihatları ile belirlenen amacı ve niteliği, haksız eylemin taksirli bir eylemden kaynaklanmış olması nazara alındığında, kazanın meydana gelmesinde kusur durumu, davacı ...'in bedensel zararının ağırlığı, kaza tarihindeki paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları, ... dışındaki davalılar yönünden zararın, haksız eylem neticesinde yakınlarının yaralanması nedeniyle yansıma bir zarar olması, zarar görenlerin sayısı nazara alındığında, takdir edilen manevi tazminatın TMK'nın 4. maddesi çerçevesinde, hak ve nesafete uygun takdir edilmiş olmasına göre davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, göre; davacılar vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın taraflara usulüne uygun şekilde tebliğine, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 04.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.