Başvurucu, 8/6/2005 tarihinde Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı sözleşmeye müdahalenin men’i ve tazminat davasında, usul ve yasaya uygun yargılama yapılmadığını, birbiriyle çelişkili ve hukuka aykırı kararlar verildiğini, yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, eşitlik ilkesinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir.
Başvurucu, 8/6/2005 tarihinde Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı sözleşmeye müdahalenin men’i ve tazminat davasında, usul ve yasaya uygun yargılama yapılmadığını, birbiriyle çelişkili ve hukuka aykırı kararlar verildiğini, yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, eşitlik ilkesinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir. Başvuru, 5/9/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 26/5/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 18/7/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği, görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 19/9/2014 tarihli görüş yazısına, başvurucu yasal süresi içinde 1/10/2014 tarihinde karşı beyanlarını sunmuştur. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Havran-Edremit-Ayvacık birinci kısım yol inşaatı 8/9/1983 tarih ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre imzalanan 11/1/1999 tarihli sözleme ile dava dışı Mirtur Turizm İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ihale edilmiştir. Söz konusu ihale aynı koşullar çerçevesinde 23/4/1999 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) tarafından onaylanan devir sözleşmesi ile başvurucu tarafından devralınmıştır. KGM Bölge Müdürlüğünün, 14/10/2000 tarihli KGM’ye yazdığı yazı ile Havran-Edremit-Ayvacık birinci kısım yol inşaatı standardının yükseltilmesi amacıyla keşif bedelinin %30 oranında arttırılması talep edilmiş, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı (Bakanlık) oluru ile bu talep kabul edilmiştir. Bu artışa ilaveten KGM tarafından alınan 31/10/2002 tarihli Bakanlık oluru ile %225,61 oranında keşif artışının aynı sözleşme ve şartname hükümleri çerçevesinde başvurucuya yaptırılmasına karar verilmiştir. Bakanlık müfettişleri tarafından hazırlanan 2/5/2003 tarihli inceleme raporunda Havran-Edremit-Ayvacık birinci kısım yol inşaatı için belirlenen keşif artış bedelinin %88'lik kısmının mevzuat hükümlerine uygun olmadığı ifade edilmiş, sorumlular hakkında ön inceleme başlatılması önerilmiştir. 16/6/2003 tarihli ön inceleme raporunda ise bu durumun sorumluları hakkında soruşturma izni verilmesi gerektiği bildirilmiştir. KGM’nin 10/5/2004 tarihli yazısıyla Bakanlık Teftiş Kurulu raporundaki bilgiler değerlendirilerek Havran-Edremit-Ayvacık birinci kısım yol inşaatının %225,61 oranında belirlenen keşif artış bedelinin %88,39'luk keşif artışına tekabül eden kısmının mevzuata uygun olmaması nedeniyle iptal edilmesine yönelik Bakanlık oluru istenmiş, 26/4/2004 tarihinde Bakanlık oluru verilmiştir. Başvurucu, 23/11/1999 tarihinde, Havran-Edremit-Ayvacık birinci kısım yol inşaatını idarenin onayı ile devraldığını, işin yapımı sürerken KGM Bölge Müdürlüğünün 9/6/2004 tarihli yazısıyla Bakan oluru ile işin %88,39'luk keşif artışına tekabül eden kısmının iptal edildiğinin bildirildiğini, idarenin tek taraflı irade açıklaması ile sözleşmeye yaptığı müdahalenin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 8/6/2005 tarihinde Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinde Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ile KGM aleyhine sözleşmeye yapılan müdahalenin men'i ve hükümsüzlüğünün tespiti ile uğradığı zararın giderilmesi talebiyle tazminat davası açmıştır. Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi 13/10/2005 tarih ve E.2005/312, K.2005/538 sayılı kararı ile davalı idarenin keşif artışı getiren olurun iptaline ilişkin işleminin bağımsız nitelikli, idarenin tek taraflı kamu gücü kullanarak tamamen idare hukuku kuralları içerisinde düzenlediği idari bir işlem olduğu gerekçesiyle Mahkemenin yargı yolu yönünden görevsizliği nedeniyle davanın reddine karar vermiştir. Temyiz incelemesi sonucunda ise Yargıtay Hukuk Dairesi 12/10/2006 tarih ve E.2006/4232, K.2006/5781 sayılı ilâmı ile uyuşmazlığın kamu otoritesinin kullanılmasından kaynaklanmadığı, sözleşme konusu işin bir kısmının yapılmamasından kaynaklanan bu ihtilafın çözüm yerinin adli yargı yeri olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararını bozmuştur. Öte yandan Bakanlık Müfettişleri tarafından hazırlanan 2/5/2003 tarihli inceleme raporuna dayanılarak bir kısım kamu görevlileri hakkında dava açılmış, Ankara Asliye Ceza Mahkemesinin 14/2/2008 tarih ve E.2007/372, K.2008/63 sayılı kararıyla ihale kapsamında olmayan yolun bir kısmının projenin bir an önce trafiğe açılmasını temin maksadıyla, ihale kapsamına dahil edilmesinden kaynaklanan %88,39'luk keşif artışı bölümünün 26/4/2004 tarihli Bakanlık olur'u ile iptal edildiği, dolayısıyla keşif artışından kaynaklanan ek işlerin %88,39'luk bölümünün yapılmadığı ve bedelinin ödenmediği, bu nedenle %30'un üzerinde %225,61 oranında keşif artışı verilmesi işlemi sonucunda, kamu zararına sebebiyet verilmediği gibi yüklenici firmaya haksız kazanç da sağlanmadığı gerekçesiyle sanıkların beraatına karar verilmiştir. Bu karar Yargıtay Ceza Dairesinin 28/10/2008 tarih ve E.2008/9672, K.2008/19733 sayılı ilâmıyla onanmıştır. Başvurucunun açtığı davada Yargıtay Hukuk Dairesinin 12/10/2006 tarihli bozma kararı üzerine Mahkemece bozmaya uyularak davanın esasına geçilmiş, 31/12/2008 tarih ve E.2007/22, K.2008/628 sayılı karar ile bilirkişi raporunda açıklanan nedenlerle davalı idarenin sözleşme konusu işin bir bölümünü yaptırmaması sonucunu doğuran kararının haklı olmadığı, bu durumun tespiti bağlamında sözleşmeye müdahalenin men'i davasının kabulüne, başvurucu vekili tarafından geri alınan maddi tazminat davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 16/9/2010 tarih ve E.2009/3839, K.2010/4574 sayılı ilâmı ile taraflar arasındaki sözleşmenin, 2886 sayılı Kanun’un maddesi ile 84/8520 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Bayındırlık İşleri Şartnamesi'nin maddesindeki hükümlere tabi olduğu, iş miktarındaki artma veya eksilme halinde anılan mevzuat hükümlerinin uygulanmasının öngörüldüğü, buna göre yapım işlerine ilişkin sözleşmenin uygulanması sırasında keşif ve sözleşmede öngörülmemiş olan iş artışı veya eksikliği zorunlu hale gelirse, yüklenicinin keşif bedelinin %30'una kadar olan değişiklikleri yapmakla yükümlü olduğu, keşif bedeli artışının %30'dan fazla olması halinde kural olarak sözleşmenin bozulduğu, ancak %30 oranındaki fazla artış, temel, tünel vb. işler, doğal afet gibi nedenlerden ileri gelmişse idarenin isteği, yüklenicinin kabulü ve ilgili Bakan'ın onayı ile süre hariç, aynı sözleşme ve şartname hükümleri çerçevesinde %30'u geçen işlerin de aynı yükleniciye yaptırılabileceği, oysa toplanan tüm deliller birlikte incelendiğinde uyuşmazlık konusu olan keşif artışının Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi'nde gösterilen sebeplerden kaynaklanmadığı, bu sebeple uyuşmazlık konusu olan keşif artışının sözleşme dışı iş sayılacağı, sözleşme dışı iş sayılan uyuşmazlığın sözleşmeye müdahale veya sataşma sayılamayacağı, sözleşme dışı iş yapılmış ise vekaletsiz iş görme kurallarının uygulanması gerektiği, bu sebeple sözleşmeye müdahalenin men'i davasının reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. Karar düzeltme istemi, aynı Dairenin 27/4/2011 tarih ve E.2010/7690, K.2011/2575 sayılı ilâmı ile reddedilmiştir. Bozma kararı sonrasında dava dosyası Ankara Asliye Ticaret Mahkemesince incelenmiş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada Mahkemenin 16/11/2011 tarih ve E.2011/324, K. 2011/56 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 2/11/2012 tarih ve E.2012/1220, K.2012/6801 sayılı ilâmı ile davanın KGM aleyhine açılmış olmasına, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının temsilcide yanılma sonucu yazılmış bulunmasına, kararın KGM hakkında verilmiş bulunduğuna, karar başlığında Bayındırlık ve İskan Bakanlığının davalı olarak gösterilmesinin maddi hataya dayalı olduğuna ve Mahkemece verilen kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 9/7/2013 tarih ve E.2013/482, K.2013/4462 sayılı ilâmı ile reddedilmiştir. Karar, başvurucuya 6/8/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 5/9/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Usul ekonomisi ilkesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." 22/4/1926 tarih ve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun maddesi şöyledir: “Vekaleti olmaksızın başkasının hesabına tasarrufta bulunan kimse,o işi sahibinin menfatine ve tahmin olunan maksadına göre yapmağa mecburdur.” 2886 sayılı Kanun’un “Sözleşmede Belirtilen İşin Artış ve Eksilişi” kenar başlıklı maddesi şöyledir: “Yapım işlerine ait bir sözleşmenin uygulanması sırasında keşif ve sözleşmede öngörülmeyen iş artışıveya eksilişi zorunlu hale gelirse, müteahhit, keşif bedelinin % 30 oranına kadar olan dağişikliği, süre hariç, sözleşme ve şartnamesindeki hükümler dairesinde yapmakla yükümlüdür. Keşif bedeli artışının % 30'u geçmesi halinde sözleşme feshedilir. Ancak, bu durumda müteahhit işin keşif bedeli ve% 30 keşif artışının karşılığı işleri sözleşme ve şartnamesindeki hükümler çerçevesinde yapmaya zorunludur. Taahhüdün %30 keşif artışı ile bitmemesi ve tasfiye edilmesi halinde müteahhit, idareden hiçbir masraf ve tazminat isteyemez. % 30 oranından fazla artış; temel, tünel ve benzeri işler ile tabii afetler gibi nedenlerden ileri gelmiş ise; idarenin isteği, müteahhidin kabulü ve ilgili bakanın onayı ile süre hariç, aynı sözleşme ve şartname hükümleri içinde % 30'u geçen işler de aynı müteahhide yaptırılabilir. Keşif bedelinin % 70 inden daha düşük bedelle tamamlanacağı anlaşılan işlerde, müteahhit işi bitirmeye zorunludur. Bu durumda, müteahhide, belgelemek şartı ile yapmış olduğu gerçek giderlerine karşılık olarak, ihale bedelinin % 70'i ile yaptığı işin tutarı arasındaki bedel farkının % 5'ine kadar ödeme yapılabilir.”