8. Ceza Dairesi 2024/1056 E. , 2024/9280 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2489 E., 2022/2585 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebili…
**8. Ceza Dairesi 2024/1056 E. , 2024/9280 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2489 E., 2022/2585 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.06.2021 tarihli iddianamesi ile sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a, 5, 37/1, 43/1, 53/1, 54/1, 58/1 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Zonguldak 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2021 tarihli ve 2021/173 Esas, 2021/263 Karar sayılı kararı ile Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/258 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/258 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. C. Kocaeli 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2022 tarihli kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, sanık ...'un 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 4-a, 43, 62, 52/2-4, 53, 54 ve 58. maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis ve 33.320 TL adli para cezası, sanık ...'in 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 4-a, 192/3, 62, 52/2-4, 53, 54 ve 58. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500 TL adli para cezası ve sanık ...'un 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 62, 52/2-4, 53, 54 ve 58. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. D. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15/11/2022 tarihli ve 2022/2489 Esas, 2022/2585 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle;suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, hükmün gerekçesiz olduğuna, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, eksik inceleme yapıldığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, adil yargılama yapılmadığına ilişkindir. B.Sanık ... müdafinin temyiz sebeğleri özetle; yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına ilişkindir. C.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, 14.01.2021 tarihli olay yönünden; olay günü İstanbul'dan Zonguldak'a gelen sanık ...'un, kullanıcı tanık ...'un evinde evde bulunan diğer şahıslarla birlikte yanında getirmiş olduğu metamfetamin maddesini kullandıktan sonra kalan uyuşturucu maddeyi bedelsiz olarak tanık ...'a verdiği ve beraat eden ... ile birlikte evden ayrıldığı, tanık ...'un ikametinde uyuşturucu madde bulundurduğu bilgisi üzerine evinin takibe alındığı, sanıklar ... ve ...'un, tanık ...'un evinden çıktıklarının görülmesi ile aracın takibe alındığı, ihtara uymayarak kaçmaya çalıştıkları sırada ...'ın içinde net 32 gram sentetik kannabinoid maddesi bulunan sakız kutusunu araçtan dışarıya attığının görüldüğü, aracın yoldan çıkarak yan yattığı ve bu şekilde şahısların yakalandıkları, araç içinde yapılan aramada el freni altındaki konsolda saklanmış vaziyette ve arka koltuk üzerinde uyuşturucu maddeler ele geçirildiği, araçtan atılan kutu içindeki maddenin sentetik kannabinoid maddesi olduğunun tespit edildiği, sanığın olay günü kişisel kullanım miktarı üzerinde uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanıcı tanık ...'a bedelsiz uyuşturucu madde temin etmek suretiyle, 05.02.2021 tarihli olay yönünden ise, sanık ... ve ...'un kullanıcı tanık M.B.'ye ücret karşılığı uyuşturucu madde satmak, sanık ... aracında ve olay günü yakalandığı pansiyon odasında kişisel kullanım miktarı üzerinde uyuşturucu madde ele geçmesi karşısında sanık ...'un ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle, sanık ...'in ise olay günü ikamette bulunan kullanıcı ...'e bedelsiz şekilde uyuşturucu madde temin etmek suretiyle uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1)Sanık ... yönünden; tanık ...'ın canlı teşhiste olay tarihinde kendisinde yakalanan uyuşturucu maddeleri aldığı ve olay günü ikamette uyuşturucu ikram eden şahsın sanık ... olduğunu beyan ederek sanığı teşhis ettiği, evde uyuşturucu maddeyi sanık ...'in onaylaması ile kullandığını beyan ettiği, sanık ... ...'ın hem soruşturma aşamasında, hem de Mahkeme huzurunda alınan beyanında tanık ...'a uyuşturucu madde verdiğini beyan ederek ikrarda bulunduğu, sanık ...'in tanık ...'a uyuşturucu madde temin etmek suretiyle atılı suçu işlediği, 2)Sanık ... yönünden; tanık M.B. canlı teşhiste olay tarihinde kendisinde yakalanan uyuşturucu maddeleri 200,00 TL bedelle ...'dan aldığını beyan ederek sanığı kesin ve net olarak teşhis ettiği, sanık ...'nin sanık ...'tan aldığı uyuşturucuyu kendisine getirdiğini söylediği, tanık beyanlarının olaya ilişkin fiziki takip tutanağı ile uyumlu olduğu, fiziki takip tutanağı, tanık beyanı ve tape kayıtları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanık ...'un sanık ...'tan aldığı uyuşturucu maddeyi tanık M.B.'ye satmak suretiyle üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği, 3)Sanık ... yönünden;14.01.2021 tarihinde sanık ...'un yanında getirdiği uyuşturucu maddeleri sanık ile birlikte kendi ikametinde kullandıkları, sanık ...'un evden ayrılmadan evvel kendisine uyuşturucu madde verdiği, karşılığında sanık ...'a para vermediği yönünde tanık ...'un beyanı, tanığın evinde yapılan aramada sanık ...'tan bedelsiz olarak temin ettiğini beyan ettiği metamfetamin maddesinin ele geçirildiği, fiziki takip sırasında sanıkların ikazlara uymayarak kaçtıkları esnada sanık ...'ın sakız kutusunda bulunan 32 gram ağırlığındaki sentetik kannabinoid uyuşturucu maddeyi araçtan dışarıya attığı, araçta yapılan arama neticesinde vites kutusuna saklanmış vaziyette, arka koltuk üzerinde metamfetamin maddesi ele geçirildiği, bu aracın ise sanık ...'a ait olduğu ve onun kullanımında bulunduğu, tüm bu hususların dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde, araçtan atılan ve araçta ele geçirilen uyuşturucu maddelerin sanık ...'ye ait olduğunun kabulü gerektiği, yine İstanbul'da ikamet eden sanık ...'un günlük kullanım miktarının çok üzerinde, sentetik kannabinoid ve metamfetamin şeklinde iki farklı niteliği haiz uyuşturucu madde ile birlikte Zonguldak'a gelmesi, tanık ...'un ikameti ile sanık ...'un aracında ele geçirilen uyuşturucu maddelerin metamfetamin olmak üzere aynı niteliği haiz olmaları değerlendirildiğinde; sanık ...'nin aracında ele geçirilen ve araçtan atılan maddeleri ticari amaçla bulundurmak ve bedelsiz olarak tanık ...'a uyuşturucu madde temin etmek suretiyle üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği, sanık ...'un 05.02.2021 tarihinde fiziki takip tutanağında, tanık M.B.'nin sanık ... ile buluşmasının ardından, sanık ...'un, sanık ...'un kaldığı pansiyona gittiği ve burada sanık ...'tan birşey aldığı, ardından tekrar tanık M.B. ile buluştuğu, sanık ... ile M.B.'nin ayrılmasının ardından durdurulan tanık M.B.'den metamfetamin maddesi ele geçirildiği, tanık M.B.'ye yaptırılan canlı teşhiste olay tarihinde kendisinde yakalanan uyuşturucu maddeleri 200,00 TL bedelle sanık ... 'dan aldığını beyan ederek sanığı kesin ve net olarak teşhis ettiği, mahkemede de beyanlarını tekrar ettiği, sanık ...'nin sanık ...'den aldığı uyuşturucu maddeyi kendisine getirildiğini söylediği, tanık M.B. beyanının dosya kapsamında yer alan fiziki takip tutanağı ile uyumlu olduğu, yine sanık ...'un arabasında ve kaldığı odada yapılan aramada, tanık M.B. ele geçirilen uyuşturucu madde ile uyumlu olan uyuşturucu madde ele geçirildiği, tüm açıklamalar ve dosya kapsamı dikkate alındığında, sanık ...'nin sanık ...'ın tanık M.B.'ye satmış olduğu uyuşturucu maddeyi sanık ...'a vermek suretiyle üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği, yine sanık ... beyanında ''... pansiyondan gitti biz ... ile odada iken kendisi üzerinde bulunan sentetik kannabinoid kubar maddesi ile metamfetamin maddesini bana vererek bunları bir yere koy dökülmesin dedi bende alarak yanımda bulunan ayakkabımın içerine bıraktım'' şeklinde beyanda bulunduğu, sanık ... ile sanık ... ve diğer sanıklarla aralarında geçen telefon görüşme içerikleri ve sanık ...'un arabasında, ayakkabı içerisinde ele geçirilen uyuşturucu madde ile aynı içeriğe sahip uyuşturucu maddenin çıkmasının bu beyanla birlikte değerlendirilmesi sonucu, Mahkememizce olay günü bayan ayakkabısı içerisinde ele geçirilen uyuşturucu maddenin sanık ...'ye ait olduğu kanaatine varıldığı, yine dosya kapsamında bulunan tape kayıtları, fiziki takip tutanağı, istihbari bilgi ile diğer sanıklar ve tanıkların beyanları, göz önünde bulundurulduğunda, sanık ...'un aracında ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile pansiyon odasında ele geçirilen maddeleri ticaretini yapmak amacıyla bulundurduğu kanaatine varıldığı, sanık ...'un sanık ...'a kullanıcı M.B'ye satmak üzere uyuşturucu madde temin etmek ve ele geçirilen uyuşturucu maddeleri ticaretini yapmak amacıyla bulundurmak suretiyle üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkındaki hükümlerin yargılama giderlerinin dağılımı ve inceleme konusu yapılan uyuşturucu maddelere ilişkin şahit numunelerin müsaderesinin unutulması hususları nedeniyle aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmün yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık ... adli sicil kaydında tekerrüre esas daha ağır ceza içeren mahkumiyet ilamı bulunmasına rağmen daha az ceza içeren mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alınması ve sanık ... yönünden mahkeme tarafından hükme esas alınan her iki ... arasında hukuki kesinti bulunmadığı anlaşılmakta ise de; sanığın her olay sonrası ilgili ifadesinin alınması, ilk ... sonrası adli kontrol ile serbest bırakılmasının ardından yeniden suç işlemesi nedeniyle iki olay arasında fiili kesintinin gerçekleşmiş olması, her iki olayın farklı şehirlerde meydana gelmesi değerlendirildiğinde, sanığın iki eyleminin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu bağlamda sanığın eylemlerinin ayrı ayrı suçları oluşturduğu ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının bulunmadığı, her iki suça konu eylemlere ilişkin olay tutanakları ve iddianame içeriğindeki anlatım dikkate alınarak her bir eylemden dolayı ayrı ayrı cezalandırılması yerine 5237 sayılı TCK.nın 43.maddesi uyarınca zincirleme şekilde cezalandırılmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hususu aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna, sanıklar ... ve ... yönünden 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık ...'un 14.01.2021 tarihinde ticari amaçla kişisel kullanım miktarı üzerinde uyuşturucu madde bulundurduğu ve kullanıcı ...'a bedelsiz uyuşturucu madde temin ettiği, 05.02.2021 tarihinde ise kişisel kullanım miktarı üzerinde uyuşturucu madde bulundurduğu ve kullanıcı M.B.'ye satmak üzere sanık ...'a uyuşturucu madde vermek suretiyle farklı tarihlerde zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği tape kayıtları, fiziki takip tutanağı, diğer sanıklar ve tanık beyanları, olay tutanağı, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamından, sanık ...'in 05.02.2021 tarihinde kullanıcı ...'a bedelsiz uyuşturucu madde temin ettiğinin kullanıcı ... beyanı ve sanık ... savunması, olay tutanağı, raporlar ve tüm dosya kapsamından, aynı tarihte sanık ...'un sanık ...'tan temin ettiği uyuşturucu maddeyi kullanıcı M.B.'ye para karşılığında sattığına dair kullanıcı tanık beyanı, fiziki takip tutanağı, tape kayıtları, kriminal rapor, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde eleştiri dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15/11/2022 tarihli ve 2022/2489 Esas, 2022/2585 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, gerekçedeki eleştiriye yönelik olarak oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir. 14.01.2021 tarihli eylemde sanık ...'un aracında ele geçirilen ve araçtan atılan maddeleri ticari amaçla bulundurmak ve bedelsiz olarakta tanık ...'a temin etmek suretiyle, 20 gün geçtikten sonra da 05.02.2021 tarihinde kullanıcı ...''e satmak üzere sanık ...'a madde vermek ve pansiyon odasında ele geçirilen maddelerin ticaretini yapmak amacı ile bulundurmak suretiyle yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda aradan geçen kısa zaman aralığı ve ele geçen maddelerin niteliğinin aynı olması hususları birlikte dikkate alındığında sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhine yeterli somut delil bulunmadığı, yakalama, ifade alma, sorguya sevk, ev araması gibi adli işlemlerinin sanığın kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanığın adli kontrol kararı ile serbest bırakılmasından sonra da ikinci eylemini gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 43 üncü maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı Yargıtay'ın yerleşik kararlarınında bu yönde olduğu ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 03.12.2024