Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve yargılamanın makul sürede bitirilmemesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve yargılamanın makul sürede bitirilmemesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 29/1/2014 tarihinde Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 24/3/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı 31/3/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu ile birlikte otuz üç şüpheli hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca E.2010/2674 sayılı dosya üzerinden yürütülen soruşturma kapsamında bir kısım şüpheli 19/4/2011 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucunun başka bir ilde çalışması nedeniyle 19/4/2011 tarihli gözaltı kararı infaz edilememiş ve bu nedenle başvurucu hakkında 10/6/2011 tarihinde yakalama kararı çıkarılmıştır. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17/6/2011 tarihli iddianameyle başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme suçunu işlediği iddiasıyla Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. İddianamenin başvurucu ile ilgili kısmı şöyledir:"...Şüphelinin bölgede faaliyette bulunan teröristleri tanıdığı, onlarla görüştüğü, onlara erzak temin ettiği, örgüt mensuplarına bölgede konuşlu bulunan ve operasyon icra eden güvenlik güçleri hakkında istihbari bilgiler verdiği anlaşılan eyleminin örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme suçunu oluşturduğu [anlaşılmıştır]." Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesince 1/7/2011 tarihinde yapılan tensip incelemesinde başvurucu hakkında çıkarılan yakalama kararının infazının beklenmesine ve duruşmanın 23/9/2011 tarihine ertelenmesine karar verilmiştir. Mahkemece ilk duruşma 23/9/2011 tarihinde yapılmıştır. Bu celsede tutuklu olan sanıkların savunmaları alınmıştır. Mahkemece hakkında yakalama kararı çıkarılan başvurucu ile birlikte diğer sanıklar için yazılan müzekkerelerin beklenmesi, yargılamaya katılmayan sanıklar hakkında zorla getirme emri çıkarılması, sanıkların ses örneklerinin alınması, aynı yer Mahkeme ve Savcılığından yargılamaya konu dava ile ilgili dosyalarının istenmesi için duruşma ertelenmiştir. Başvurucu 8/10/2011 tarihinde yakalanmış ve aynı gün çıkarıldığı Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesince savunması alındıktan sonra silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan tutuklanmıştır. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesince 25/11/2011 tarihinde yapılan duruşmada sanıkların ses örnekleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, gizli tanıkların dinlenmesi, haklarında yakalama kararı bulunan sanıklar için yazılan müzekkerelerin beklenmesi nedeniyle duruşmanın ertelenmesine karar vermiştir. Bireysel başvuru tarihine kadar başvuru konusu davayla ilgili olarak on beş duruşma yapılmıştır. 20/12/2013 tarihli duruşmada başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiş ve Cumhuriyet savcısına esas hakkındaki mütalaasını sunması için süre verilmiştir. Başvurucu, tutukluluğun devamına ilişkin karara itiraz etmiş; itirazı inceleyen Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 30/12/2013 tarihli ve 2013/732 Değişik İş sayılı kararıyla başvurucunun itirazının reddine karar verilmiştir. Bu karar, başvurucuya 6/1/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu29/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu hakkındaki dava 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun’un maddesiyle özel yetkili mahkemelerin görevlerinin son bulması üzerine Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine devredilmiş ve E.2014/163 sayısına kaydedilmiştir. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesince 9/4/2014 tarihinde yapılan tensip incelemesinde başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Başvurucu, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 23/5/2014 tarihli kararıyla tahliye edilmiştir. Yargılama sonucunda 27/5/2014 tarihli kararla başvurucunun yasa dışı PKK terör örgütüne yardım etmek suçundan 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Söz konusu karar, başvurucu tarafından temyiz edilmiş olup dava temyiz aşamasında derdesttir. B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tutuklama kararı" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî nedenlere yer verilir. (2) (Değişik: 2/7/2012-6352/97 md.) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda; a) Kuvvetli suç şüphesini, b) Tutuklama nedenlerinin varlığını, c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu, gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.(2) İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır."