Başvuru, disiplin cezasının iptali istemiyle açılan davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesi AYİM) tarafından reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, disiplin cezasının iptali istemiyle açılan davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) tarafından reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 1/4/2013 tarihinde Erzincan Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 30/4/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 15/6/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 11/8/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 18/8/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 24/8/2015 tarihinde ibraz etmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) "marangoz teknisyeni" unvanıyla sivil memur olarak görev yapmaktadır. Başvurucu hakkında "amirini tehdit" suçunu işlediğinden bahisle açılan kamu davasında Ordu Askerî Mahkemesinin 7/11/2011 tarihli kararıyla 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, aynı eylem nedeniyle yapılan disiplin soruşturması sonucunda da Kara Kuvvetleri Disiplin Kurulunun 2/8/2011 tarihli kararıyla 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrasının kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını düzenleyen (D) bendinin (l) alt bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası takdir edilmiştir. Başvurucunun disiplin cezasının iptali istemiyle açtığı davadaAskeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) İkinci Dairesi 7/11/2012 tarihli ve E.2012/13, K.2012/1079 sayılı kararı ile davanın reddine karar vermiştir. Karar gerekçesi şöyledir:“Her ne kadar davacı vekilince cezanın zaman aşımına uğradığı iddia edilmiş ise de; disiplin amirlerince, davacının 2011 tarihinde "kademe ilerlemesinin durdurulması" disiplin cezasını gerektiren bir fiil (amiri tehdit suçunu) işlediği hususunun 2011 tarihinde öğrenilmesini müteakip, mevzuatın aradığı bir aylık süre içinde 2012 tarihinde davacının ifadesinin alındığı, Birlik Komutanlığınca Vaka Kanaat Raporunun 2011 tarihinde hazırlandığı, oluşturulan disiplin soruşturma dosyasının silsile yoluyla 2011 tarihli yazı ile birliğinden 3'üncü Ordu Komutanlığına. 2011 tarihli yazı ile 3'üncü Ordu Komutanlığından Kara Kuvvetleri Komutanlığına gönderildiği ve Disiplin Kurulu kararı talep edildiği, atamaya yetkili amir olan Kara Kuvvetleri Komutanlığı Tayin Daire Başkanlığı tarafından 2011 tarihli yazı ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı Disiplin Kurulunun kararının talep edildiği, 2011 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı Disiplin Kurulunun kararını verdiği ve bu kararın 2011 tarihinde atamaya yetkili amire yani Kara Kuvvetleri Komutanlığı Tayin Daire Başkanlığına bildirildiği, atamaya yetkili amir tarafından da kararın davacıya tebliğ edilmesi maksadıyla 2011 tarihinde 3'üncü Ordu Komutanlığına gönderildiği, 657 sayılı Kanun uyarınca yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine göre disiplin soruşturmasına bir ay içinde başlanmasının ve soruşturmanın tamamlanmasını müteakip en geç 15 gün içinde dosyanın yetkili disiplin kuruluna tevdiinin gerektiği, Muhabere Alay Komutanlığınca 2011 tarihinde davacının ifadesinin alındığı, 2011 tarihinde birliğince tanzim olunan Vaka Kanaat Raporu ile tekemmül ettirilen disiplin soruşturma dosyasının 2011 tarihli yazı ile birliğince 3'üncü Ordu Komutanlığına gönderildiği, 2011 tarihinde kendisine gönderilen soruşturma dosyasına istinaden Kara Kuvvetleri Komutanlığı Disiplin Kurulunun 2011 tarihinde karar verdiği, bu kararın 2011 tarihinde Kara Kuvvetlen Komutanlığı Tayin Daire Başkanlığına gönderildiği, 2011 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından cezanın davacıya tebliği için 3'üncü Ordu Komutanlığına gönderildiği görüldüğünden 657 sayılı Devlet Memurları Kanun'unun 127'inci ve 128’inci maddelerinde geçen süreler içinde soruşturmaya başlandığı, tamamlandığı, kararın verildiği ve cezanın atamaya yetkili amir tarafından davacıya tebliğ edilmek üzere birliğine gönderildiği anlaşılmış ye davacının fiilinin sübutu ve vasıflandırılmasında da herhangi bir eksiklik ya da hata bulunmadığı kanaat ve sonucuna ulaşılmıştır.” Başvurucunun bu karara karşı yaptığı karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 13/3/2013 tarihli ve E.2013/360, K.2013/311 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Karar, başvurucuya 25/3/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 1/4/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucunun 10/4/2013 tarihinde sunduğu ek beyanına göre ceza davasına ilişkin olarak Ordu Askerî Mahkemesinin 13/3/2013 tarihli ve E.2013/189, K.2013/33 sayılı görevsizlik kararı üzerine davaya Erzincan Sulh Ceza Mahkemesi bakmış ve anılan Mahkemenin 4/2/2014 tarihli ve E.2013/235, K.2014/64 sayılı kararıyla başvurucu hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiş ve karar, kanun yollarına başvurulmaksızın kesinleşmiştir.B. İlgili Hukuk Anayasa’nın maddesi şöyledir:“Askerî Yüksek İdare Mahkemesi, askerî olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin idarî işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir. Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz.Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin askerî hâkim sınıfından olan üyeleri, mahkemenin bu sınıftan olan başkan ve üyeleri tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oy ile birinci sınıf askerî hâkimler arasından her boş yer için gösterilecek üç aday içinden; hâkim sınıfından olmayan üyeleri, rütbe ve nitelikleri kanunda gösterilen subaylar arasından, Genelkurmay Başkanlığınca her boş yer için gösterilecek üç aday içinden Cumhurbaşkanınca seçilir.Askerî hâkim sınıfından olmayan üyelerin görev süresi en fazla dört yıldır.Mahkemenin Başkanı, Başsavcı ve daire başkanları hâkim sınıfından olanlar arasından rütbe ve kıdem sırasına göre atanırlar.(Değişik fıkra: 7/5/2010-5982/21 md.)Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin kuruluşu, işleyişi, yargılama usulleri, mensuplarının disiplin ve özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.” 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun maddesi şöyledir:“Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin Başkanı, Başsavcı, Daire Başkanları ve üyeleri; Askeri Yüksek İdare Mahkemesi hakimleri olarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının kendilerine sağladığı teminat altında hizmet görürler.” 1602 sayılı Kanun’un , ve maddeleri şöyledir:“Üyelerin seçimi: Madde 8 – (Değişik: 25/12/1981 - 2568/1 md.) Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin askeri hakim sınıfından olan üyeleri, bu sınıftan olan başkan ve üyeler tam sayısının salt çoğunluğu ile her boş yer için gösterilecek üç aday arasından, Hakim sınıfından olmayan üyeleri, Genelkurmay Başkanlığınca her boş yer için gösterilecek üç aday arasından, Cumhurbaşkanınca seçilir.” “Atanma: Madde 9 – (Değişik: 25/12/1981 - 2568/1 md.) Seçilenler arasından rütbe ve kıdem sırasına göre Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanlığına, Başsavcılığına, daire başkanlıklarına ve üyeliklere, Milli Savunma Bakanı ve Başbakanın imzalayacağı, Cumhurbaşkanının onaylayacağı Kararname ile atama yapılır. Atamalar Resmi Gazete'de yayımlanır. Başkan, Başsavcı ile daire başkanlarının askeri hakim sınıfından olması şarttır.” “Görev süresi: Madde 10 – (Değişik: 25/12/1981 - 2568/1 md.) Askeri Hakim sınıfından olmayan üyelerin görev süresi en fazla dört yıldır.” 1602 sayılı Kanun’un başlıklı maddesi şöyledir:“Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Türk Milleti adına; askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargı denetimini ve diğer kanunlarda gösterilen, görevleri yapar. Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz.Bu Kanunun uygulanmasında asker kişiden maksat; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er, erbaş ve erler ile sivil memurlardır.” 1602 sayılı Kanun’un başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“20 nci maddede belirtilen kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden dolayı; yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından bahisle menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak iptal davaları, aynı idari işlem ve eylemlerin haklarını ihlal etmesi halinde açılacak tam yargı davaları, doğrudan doğruya ve kesin olarak Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde çözümlenir ve karara bağlanır.” 657 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrasının kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını düzenleyen (D) bendinin (l) alt bendi şöyledir:“Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek,”