Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/1331 E. , 2024/1493 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/1331 Karar No : 2024/1493 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … DİĞER DAVACILAR : 1- … VEKİLİ : Av. … 2- … 3- … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı-ANKARA VEKİLİ : Av. … DAVALI YANINDA MÜDAHİL : …Sanayi ve Ticaret AŞ VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILA
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/1331 E. , 2024/1493 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/1331 Karar No : 2024/1493 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … DİĞER DAVACILAR : 1- … VEKİLİ : Av. … 2- … 3- … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı-ANKARA VEKİLİ : Av. … DAVALI YANINDA MÜDAHİL : …Sanayi ve Ticaret AŞ VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi olan davacılar tarafından, İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, ... Mahallesi, ...pafta, ..., ... ve ... sayılı, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca 08.04.2015 tarih ve 2015/7564 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile riskli alan ilan edilen adalara yönelik Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 25.11.2015 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin ile birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu imar planı değişikliklerinin kentsel dönüşüm amaçlı plan yapımına yönelik olarak hazırlandığı, yapı ve nüfus yoğunluğunun arttırıldığı, donatı alanlarının azaltıldığı, çevresinden kopuk işlev değişikliğine gidildiği, bütüncül bir planlama yaklaşımı geliştirilmediği, dava konusu alan özelinde fonksiyon ve yapılaşma koşullarının değişmesine neden olduğu ve çevresindeki koşulların değişmemiş olduğu, yapı ve nüfus yoğunluğunun artışının üst ölçekli planların ana kararlarına uyumsuz bir yapılaşmanın ortaya çıkmasına neden olabileceği, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümlerine göre dava konusu alanda artış gösteren yapı yoğunluğu sonucunda, sosyal ve teknik altyapının da alan içinde dengelenmesi gerektiği halde sosyal donatıyı arttıracak bir değişiklik öngörülmediği, yapı ve nüfus yoğunlukları yönünden plan ana kararlarını, sürekliliğini ve bütünlüğünü bozacak nitelikte olduğu, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 26. maddesinde benimsenen ilke ve esaslara uygun bir anlayış geliştirilmediği, plan ana kararlarının sürekliliğini ve bütünlüğünü bozan sonuçlar ortaya çıkardığı, bu haliyle dava konusu imar planı değişikliklerinin planlama ilkeleri, şehircilik esasları ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; dava konusu imar planı değişikliklerinin yapım süreçlerinin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğu, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına (meskun alan) uygun planlama yapıldığı, planlama alanında öngörülen nüfus verisine göre donatı alanlarında belirlenen değerlerin mevzuatta belirlenen standartların altında kaldığı iddia edilmişse de, planlama alanında halihazırda riskli yapı olarak kabul edilen yapılar bulunduğu ve davalı idarenin riskli yapı alanları ve riskli yapıların bulunduğu parsellerdeki uygulamalarda faydalanılmak üzere; özel kanunlar ile öngörülen alanlara ilişkin olanlar da dâhil, her tür ve ölçekteki planlama işlemlerine esas teşkil edecek standartları belirleme ve gerek görülmesi hâlinde bu standartları plan kararları ile tayin etme yetkisinin olduğu, buna göre Bakanlıkça riskli yapı alanı dahilinde onaylanan dava konusu nazım ve uygulama imar planı değişiklikleri ile donatı standartlarının belirlenebileceği ve bu gibi durumlarda Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği ile belirlenen donatı standartlarının aranmayacağı, kaldı ki alanda daha önce yürürlükte bulunan 13.07.1992 tasdik tarihli ıslah imar imar planında da taşınmazlara ilişkin olarak "konut alanı", "ticaret alanı", "park alanı" ve "yol" tanımlamaları yapıldığı, dava konusu plan değişiklikleriyle konut ve ticaret alanlarına hizmet edecek "park alanı" ve önceki planlarda tanımlanan "yol alanı" fonksiyonlarının korunduğu, plan değişikliği sonrasında da taşınmazların çoğunlukla "ticaret+konut alanı", kısmen "park ve yeşil alan", kısmen de "ikinci derece yol alanı" olarak düzenlendiği, bölgenin yakın çevresinde ağırlıklı olarak konut alanı kullanımı ve yapılaşma koşulu olarak da (E:2.07) oranının geçerli olduğu, uygulama imar planı değişikliğine ait plan notlarında konut alanı kullanımı (maks.%80) için belirlenen emsal değerin ise (E:2.00)'ye tekabül ettiği, ticaret alanı fonksiyonu yönünden getirilen yapılaşma koşulu ile nüfus yoğunluğunda artış sağlanmış ise de; alanın aynı zamanda Bakanlar Kurulunca "riskli yapı alanı" ilan edilmesi ve bu kararın hukuka uygunluğunun kesinleşmiş yargı kararı ile ortaya konulması karşısında plan değişikliği gerekçesinin teknik ve nesnel unsurlara dayalı olduğunun kabulü gerekeceğinden dava konusu nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği ileri sürülmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu imar planı değişikliklerinin yapı ve nüfus yoğunluğunun arttırıldığı, donatı alanlarının azaltıldığı, çevresinden kopuk işlev değişikliğine gidildiği, bütüncül bir planlama yaklaşımı geliştirilmediği, dava konusu alan özelinde fonksiyon ve yapılaşma koşullarının değişmesine neden olduğu ve çevresindeki koşulların değişmemiş olduğu, yapı ve nüfus yoğunluğunun artışının üst ölçekli planların ana kararlarına uyumsuz bir yapılaşmanın ortaya çıkmasına neden olabileceği, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümlerine göre dava konusu alanda artış gösteren yapı yoğunluğu sonucunda, sosyal ve teknik altyapının da alan içinde dengelenmesi gerektiği halde sosyal donatıyı arttıracak bir değişiklik öngörülmediği, yapı ve nüfus yoğunlukları yönünden plan ana kararlarını, sürekliliğini ve bütünlüğünü bozacak nitelikte olduğu, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 26. maddesinde benimsenen ilke ve esaslara uygun bir anlayış geliştirilmediği, plan ana kararlarının sürekliliğini ve bütünlüğünü bozan sonuçlar ortaya çıkardığı, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunda, riskli ilan edilen alanlarda sosyal ve teknik donatı alanlarının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği ekinde belirtilen standartların altında belirlenebileceğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığı, bu haliyle dava konusu imar planı değişikliklerinin planlama ilkeleri, şehircilik esasları ve kamu yararına aykırı olduğundan temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Dosyanın incelenmesinden, İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, ... Mahallesi, ...pafta, …, …, … sayılı adaların 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca 08.04.2015 tarih ve 2015/7564 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile riskli alan ilan edilmesi üzerine sözü edilen adalara yönelik 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin 25.08.2015-23.09.2015 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, askı süresi içerisinde yapılan 1 adet itirazın kısmen kabulü kısmen reddi ile imar planlarının 25.11.2015 tarihinde onaylanarak 27.11.2015-28.12.2015 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleştiği, bunun üzerine söz konusu imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi olan davacılar tarafından bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 5. maddesinde, nazım imar planı, varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: ... İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapordaki değerlendirmeler esas alınarak dava konusu imar planı değişikliklerinin iptaline karar verilmiştir. Yine, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında da Mahkemenin E:… sayılı dosyasında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapordaki değerlendirmeler esas alınarak dava konusu imar planı değişikliklerinin iptaline karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddine karar verilmiştir. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi olan davacılar tarafından aynı imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle açılan, ... İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında açılan davada yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapordaki değerlendirmeler esas alınarak Mahkemenin … tarih ve K:… sayılı kararı ile dava konusu imar planı değişikliklerinin iptaline karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına, esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda, yukarıda yer alan ve aynı imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle açılan davalarda birbirinden ayrı değerlendirme ve sonuç içeren iki ayrı bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince iki farklı karar verildiği görülmektedir. Bu itibarla, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurularına dair dosyalarda alanında uzman, üniversitelerin ilgili bölümlerinde görev yapan öğretim üyelerine yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenecek rapordaki değerlendirmeler göz önünde bulundurulmak suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/03/2024 tarihinde, kesin olarak, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X): Dava, İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, ... Mahallesi, ...pafta, ..., ... ve ... sayılı adalara yönelik 25/11/2015 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır. ... İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, "plan değişikliği kapsamında 3 farklı yapı adasının ve iç yolları kapsayacak şekilde ada bazlı kentsel dönüşüm çalışmasının yapılmak istendiği, bu nedenle mevcut iç yolların kapatıldığı, tek ve büyük bir alanda konut+ticaret fonksiyonunun ve bu fonksiyona bitişik park alanının tanımlanmış olduğu, dava konusu plan değişikliklerinin yoğunluk artışına sebebiyet vereceği ancak bu yoğunluğun gerektirdiği ulaşım altyapısı ve donatı alanlarının dava konusu planlarda ayrılmadığı" tespitlerine yer verilmiştir. Uyuşmazlığa konu alanın zemin etüdünün yapılmış olması, zeminin bu yoğunluğu kaldırabilecek bir mahiyette olması ve aynı şekilde atanan nüfusa karşılık sosyal ve teknik donatı alanlarının ayrılması halinde Bakanlar Kurulu kararı ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca riskli alan ilan edilen bir alanda yapı ve nüfus yoğunluğunu artıran imar planı değişikliği yapılmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ancak dosya içeriğinde uyuşmazlığa konu alanın imar planı ile getirilen yapı yoğunluğunu taşıyabileceğine dair zemin etüd raporu bulunmadığı gibi atanan nüfusa karşılık sosyal ve teknik donatı alanlarının ayrılmadığından temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi kararının yukarıda anılan gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararının gerekçesine katılmıyorum.