22. Hukuk Dairesi 2011/14246 E. , 2012/8347 K. "" MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 21/06/2011 Davalı Belediye Başkanlığı işyerinde 01.01.2009 tarihinde inşaat mühendisi olarak çalışmaya başladığını, davalı belediye tarafından 23.07.2010 tarihli bildirim ile iş sözleşmesinin geçerli bir neden olmaksızın iş akdi feshedildiğini, fesih bildiriminin açık ve kesin bir nedene dayandırılmadığından kanuna aykırı olduğunu belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine ka…
**22. Hukuk Dairesi 2011/14246 E. , 2012/8347 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 21/06/2011 Davalı Belediye Başkanlığı işyerinde 01.01.2009 tarihinde inşaat mühendisi olarak çalışmaya başladığını, davalı belediye tarafından 23.07.2010 tarihli bildirim ile iş sözleşmesinin geçerli bir neden olmaksızın iş akdi feshedildiğini, fesih bildiriminin açık ve kesin bir nedene dayandırılmadığından kanuna aykırı olduğunu belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının sözleşmeli çalışan olduğunu ve iş yasasına tabi olarak çalıştığını, davaya İdare Mahkemelerinin görevli olduğunu, 5393 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 3. fıkrası gereğince taraflar arasında personele ilişkin hizmet sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 13. maddesi (b) bendi gereğince sözleşmesi feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 5393 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddesine göre davacının işçi olarak iş hukukuna göre çalışmakta iken iş aktinin feshedildiği, memur statüsünde olmadığı, fesih bildiriminin soyut ibarelerden olup, somut verilerle feshin haklılığının ispat edilemediği gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacının işine iadesine karar verilmiştir. Davalı vekili, davacının olumsuz tutum ve davranışları sebebi ile sözleşmedeki madde kapsamına göre iş aktinin fesih işleminin yerinde olduğundan davanın reddi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. Bir kişinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca iş güvencesi hükümlerinden yararlanması için, 4857 sayılı Kanun’un 1/1 maddesi ve 2/1 maddesi kapsamında iş sözleşmesi ile çalışması gerekir. Zira anılan Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasında “Bu Kanunun amacının işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemek” olduğu belirtilirken, 2. maddesinin 1. fıkrasında da işçi, işveren ve iş ilişkisi tanımlanarak, “Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkinin ise iş ilişkisi” olduğu açıkça ifade edilmiştir. İş sözleşmesi tarafların karşılıklı serbest iradesi ile kurulan bir iş ilişkisidir. Taraflardan birinin serbest iradesinin bulunmadığı durumda iş ilişkisinden söz edilemez.