Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/7232 E. , 2024/1322 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/7232 Karar No : 2024/1322 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol Tesisleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ …
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/7232 E. , 2024/1322 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/7232 Karar No : 2024/1322 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol Tesisleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Kocaeli İli Körfez İlçesi ... Mahallesi ... Caddesi No:... adresinde bulunan akaryakıt istasyonuna LPG ikmal istasyonu eklenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığının ... gün ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararda; davacı tarafından işletilen akaryakıt istasyonu için 1990 yılında ikinci sınıf gayri sıhhi müesseselere ait açılma ruhsatı tanzim edildiği, bu tarihten itibaren dava konusu iş yerinin akaryakıt istasyonu olarak faaliyet gösterdiği, daha sonra davacının 15/05/2020 tarihli dilekçesiyle mevcut akaryakıt istasyonuna LPG istasyonu ruhsatı da verilmesi isteminde bulunduğu, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nda akaryakıt istasyonu tanımında LPG satışının da düzenlendiği göz önüne alındığında, Ağustos 1990 tarihinden beri ikinci sınıf gayri sıhhi müesseselere ait açılma ruhsatı alıp faaliyetine devam eden davacı şirketin, aynı yerde açılması istenen LPG istasyonu için yaptığı başvurunun asgari masafe şartının sağlanmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 13/03/2005 tarih ve 25754 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde; " ... ü) Kilometre tahdidi: Şehir içi veya şehirlerarası trafiğe açık yollarda aynı istikamette iki akaryakıt ve otogaz istasyonu arasındaki Kurul tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirlenecek asgarî mesafeyi, ... İfade eder"; geçici 1. maddesinde, "Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce; LPG dağıtım ve pazarlama şirketlerinin, mevcut mevzuat kapsamında tanınan hak ve menfaatleri ile yükümlülüklerine ilişkin hükümler, bu Kanunda belirlenen süre ve esaslar dahilinde faaliyeti ile ilgili lisans verilinceye kadar saklıdır. ..."; geçici 2. maddesinde ise, "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte fiilen, bu Kanun uyarınca lisans alınması gereken faaliyetleri yürüten kişiler, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra bir yıl içinde durumlarını bu Kanuna uygun hale getirerek, Kurum tarafından istenecek bilgi ve belgelerle Kuruma başvurmak zorundadır. Başvurusunu yapmış ancak işlemleri tamamlayamayan kişilerin faaliyetlerinin devamı için üç ayı aşmamak üzere ek süre verilmesinde Kurum yetkilidir. (Değişik son cümle: 20/6/2006-5522/1 md.) Ancak bu Kanun yürürlüğe girmeden önce kurulduğu dönemdeki mevzuata göre gayri sıhhî müessese veya iş yeri açma ve çalışma ruhsatlı olarak bu Kanun gereği güvenlik ve lisans gereklerini yerine getirerek faaliyetlerini sürdüren otogaz istasyonları, lisans almak şartıyla faaliyetlerine devam ederler. Bu Kanun gereği güvenlik ve lisans gereklerine uyduğu TSE tarafınca belirlendiği halde, imar planlarının henüz yapılamamasından dolayı iş yeri açma ve çalışma ruhsatlandırma işlemleri sonuçlandırılamıyorsa, imar planlarının tamamlanması ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alabileceklere 31/12/2007 tarihine kadar geçici faaliyet lisansı verilir. Diğerleri faaliyetten men edilir. Süresinde başvurmayan veya süresinde başvurduğu halde süresinde durumunu bu Kanuna uygun hale getirmeyenlerin faaliyetleri sürenin bitim tarihi itibarıyla durdurulur." hükümleri yer almaktadır. 5307 sayılı Kanun'la birlikte 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na dayanılarak çıkarılan ve 16/09/2005 tarih ve 25938 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 37. maddesinde, "Şehir içi veya şehirlerarası trafiğe açık yollarda aynı istikamette iki akaryakıt ve/veya otogaz istasyonu arasındaki mesafe, aynı yönde olmak üzere; şehirlerarası yollarda on, şehir içi yollarda bir kilometreden az olamaz" düzenlemesine yer verilmiştir. 10/08/2005 tarih ve 25902 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in "İşyerlerinde aranacak genel şartlar" başlıklı 5. maddesinde; "İşyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen işyerleri aşağıda belirtilen şartları taşımak zorundadır: ... c) Özel yapı şeklini gerektiren sinema, tiyatro, düğün salonu, otel, hamam, sauna; ekmek fırını ile akaryakıt, sıvılaştırılmış petrol gazı, sıvılaştırılmış doğal gaz ve sıkıştırılmış doğal gaz istasyonu için yapı kullanma izin belgesinin alınmış olması, ... ", "İşyerinin açılması" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında; "Yetkili idarelerden usulüne uygun olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan işyeri açılamaz ve çalıştırılamaz. İşyerlerine bu Yönetmelikte belirtilen yetkili idareler dışında diğer kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili meslek kuruluşları tarafından özel mevzuatına göre verilen izinler ile tescil ve benzeri işlemler bu Yönetmelik hükümlerine göre ruhsat alma mükellefiyetini ortadan kaldırmaz. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan açılan işyerleri yetkili idareler tarafından kapatılır." ve "İkinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhî müesseseler" başlıklı 23. maddesinde; "...Yetkili idareler, ikinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhî müesseseler için yapılacak beyan ve incelemelerde; insan sağlığına zarar verilmemesi, çevre kirliliğine yol açılmaması, yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemeleri esas alır... İkinci sınıf gayrisıhhî müesseselerden yakıcı, parlayıcı, patlayıcı ve tehlikeli maddelerle çalışılan işlerle oksijen LPG dolum ve depoları, bunlara ait dağıtım merkezleri, perakende satış yerleri, akaryakıt ile sıvılaştırılmış petrol gazı, sıvılaştırılmış doğal gaz ve sıkıştırılmış doğalgaz istasyonları ve benzeri yerlere müsaade verilmezden evvel civarında ikamet edenlerin sıhhat ve istirahatleri üzerine gerek tesisatları ve gerekse vaziyetleri itibarıyla bir zarar vermeyeceğine kanaat oluşturulması için yetkili idarelerce inceleme yapılması zorunludur. Bu müesseselerin etrafında yetkili idareler tarafından belirlenecek mesafede sağlık koruma bandı bırakılması mecburidir. Söz konusu yerlerin üçüncü sınıf gayrisıhhî müessese olarak açılması durumunda sıhhî nezarete tabi tutulması yeterlidir." düzenlemelerine yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca; akaryakıt ve LPG istasyonları arasındaki mesafelerin aynı yönde olmak üzere şehirler arası yollarda on kilometre, şehir içi yollarda bir kilometreden az olamayacağı, 5307 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce kurulduğu dönemdeki mevzuata göre gayrisıhhî müessese veya işyeri açma ve çalışma ruhsatlı olarak LPG satış faaliyetleri yürüten kişilerin, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra bir yıl veya verilen ek süre içinde durumlarını Kanuna uygun hale getirerek lisans almaları gerektiği anlaşılmaktadır. 5307 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinde öngörülen süre içinde durumlarını Kanuna uygun hâle getirmeyen veya anılan süre içinde lisans başvurusunda bulunmayanların bu süreyi geçirdikten sonra mevzuatta öngörülen mesafe şartını sağlamaksızın lisans alabilecekleri hakkında bir kural da bulunmamaktadır. 5307 sayılı Kanun, 13/03/2005 tarihinden sonra uygulanacağından ve 5307 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce mevcut mevzuat kapsamında tanınan hak ve menfaatler 5307 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca Kanunda belirlenen süre ve esaslar dahilinde faaliyeti ile ilgili lisans verilinceye kadar saklı olacağından, bu kapsamda olan gerçek veya tüzel kişilerin Kanunda belirtilen süreler içinde durumlarını Kanuna uygun hâle getirerek lisans başvurusunda bulunmaları hâlinde, mevzuatta öngörülen mesafe şartı aranmamaktadır. Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından işletilen akaryakıt istasyonu için 1990 yılında ikinci sınıf gayri sıhhi müesseselere ait açılma ruhsatı tanzim edildiği, bu tarihten itibaren dava konusu iş yerinin akaryakıt istasyonu olarak faaliyet gösterdiği, daha sonra davacının 15/05/2020 tarihli dilekçesiyle mevcut akaryakıt istasyonuna LPG istasyonu ruhsatı da verilmesi isteminde bulunduğu, kendisinden önce 530 metre mesafede başka bir LPG ikmal istasyonunun faaliyet göstermesi nedeniyle başvurusunun reddedildiği, mesafe tahdidine ilişkin yasal düzenlemenin, davacının akaryakıt istasyonu ruhsatı aldığı tarihten çok sonra yürürlüğe girdiğinden bahisle mesafe şartı aranmaması gerektiği iddiasıyla görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Akaryakıt istasyonları ile LPG istasyonlarının ruhsatlandırılmasının ve lisanslandırılmasının farklı hükümlere tabi olması, anılan istasyonların kuruluşuna ilişkin farklı teknik düzenlemeler ve şartlar bulunması nedeniyle, 1990 tarihli Akaryakıt Satış İstasyonu faaliyet konulu 2. Sınıf Gayrisıhhi Müesseselere Ait Açılma Ruhsatı'nın LPG istasyonu faaliyetini de kapsadığının ve bu durumun davacı şirket açısından kazanılmış hak teşkil edeceğinin kabul edilmesi mümkün değildir. Yukarıda izah edildiği üzere, 5307 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce LPG piyasasında faaliyette bulunan kişilerin Kanun'un geçici 2. maddesinde hüküm altına alınan süreler içerisinde faaliyetlerini lisanslandırmaları halinde kazanılmış haklarının bulunduğu açık olup, ikinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhî müesseselerin ruhsat alma ve aldıktan sonraki aşamalarda, insan sağlığına zarar verilmemesi, çevre kirliliğine yol açılmaması, yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemelere uygun bir şekilde faaliyette bulunmaları gerektiği, hâlihazırda akaryakıt istasyonu olarak işletilen iş yerlerine de ilave işler eklenmek istenildiğinde, bu tür yerlere izin verilmeden önce iş yerinin etrafında ikamet edenlerin sıhhat ve istirahatleri üzerine gerek tesisatları ve gerekse vaziyetleri itibarıyla bir zarar vermeyeceğine kanaat oluşturulması için yetkili idarelerce inceleme yapılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, 5307 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce ikinci sınıf gayri sıhhi müesseselere ait açılma ruhsatı alıp faaliyetine devam eden davacı şirketin, aynı yerde LPG istasyonu için yaptığı başvuruda asgari masafe şartının aranmayacağına ilişkin kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 28/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.