9. Ceza Dairesi 2021/4996 E. , 2024/75 K. ... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/108 E., 2014/267 K. KATILANLAR : ..., ..., ... ŞİKAYETÇİLER : ..., ... KATILAN MAĞDURLAR : ..., ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü mad…
**9. Ceza Dairesi 2021/4996 E. , 2024/75 K.** **"İçtihat Metni"** ... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/108 E., 2014/267 K. KATILANLAR : ..., ..., ... ŞİKAYETÇİLER : ..., ... KATILAN MAĞDURLAR : ..., ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Suça sürüklenen çocuğun, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davalarının yargılaması sonucunda, Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2014 tarihli ve 2012/108 Esas 2014/267 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında; a) Katılan mağdur ...'e karşı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci, dördüncü ve altıncı fıkraları, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve son cümlesi ile 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, b) Katılan mağdur ...'a karşı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci, dördüncü fıkraları, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, c) Katılan mağdurlar ... ve ...'a karşı ayrı ayrı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fırkasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, d) Katılan mağdurlar ... ve ...'a karşı ayrı ayrı, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 43 ncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fırkasının (a) bendi uyarınca hapis cezalarının 1.860 TL adli para cezasına çevrilmesine, Karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca çocuğun nitelikli cinsel istismarı hakkındaki hükümlerin "onanması", tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarındaki hükümlerin "bozulması" görüşlerini içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, mağdur beyanları çelişkili iken suça sürüklenen çocuğun savunmasının istikrarlı olduğuna, suçun ispatlanmadığına, Mahkemece belirlenen olay yerinin hatalı olduğuna ve bu durumun mağdurların yaşları ile zaman kavramının gelişmemesi ile ilgisi olamayacağına, suç tarihi de dikkate alındığında mağdurlarda tespit edilen livata bulgularının raporlarda belirlendiği tarihle uyumsuz olduğundan mağdurları istismar eden asıl kişilerin tespit edilemediğine, akraba olan mağdurların yönlendirilmiş olduğuna, mağdur ...'a yönelik iddia oral ilişki olmasına rağmen muayene raporunda anal bulguların tespit edildiğine, keşif tutanağındaki adresler ile suça sürüklenen çocuğun okulunun hatalı gösterildiğine, olay yerinin kesin olarak belirlenemediğine, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü ve 109 uncu maddesinin ikinci maddelerinin uygulama koşullarının oluşmadığına, soyut iddia dışında tehdit eyleminin ispatlanmadığına, hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Gerekçeli karar başlığında suç tarihi 16.10.2010 şeklinde gösterilmiş ise de; dosya kapsamına ve gerekçeli karar içeriğine göre suç tarihinin 2010 yılı Mayıs ayının sonu Haziran ayının başı olduğu anlaşılmakla bu tarihe göre değerlendirme yapılmıştır. A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği 4 yıl olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 05.12.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 4 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiş, bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamedeki düşünceye farklı gerekçeyle iştirak edilmemiştir. C. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun, arkadaşlarının sınıfta unuttuğu kitabını vermek üzere yanlarına alan katılan mağdurları görünce sokakta "siz hırsızsınız" sözleri ile baskı altına alıp götürdüğü arkadaşlarının evinde kimseyi bulamayınca bu sefer şeker vereceğini söyleyerek hile ile istismar eylemlerini gerçekleştirdiği yere götürmesi şeklinde gerçekleşen hareketlerinin, tek fiille birden fazla mağdura karşı hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fırkası, üçüncü fırkasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası ile 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla birinci fırkası gereğince cezalandırılması yerine yazılı şekilde her bir katılan mağdur yönünden ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2014 tarihli ve 2012/108 Esas 2014/267 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden anılan temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2014 tarihli ve 2012/108 Esas 2014/267 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye değişik gerekçe ile aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2014 tarihli ve 2012/108 Esas 2014/267 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.