T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/417 - 2026/608 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/417 KARAR NO : 2026/608 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06.10.2023 NUMARASI : 2017/641 Esas 2023/685 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 10.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/417 - 2026/608 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/417 KARAR NO : 2026/608 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06.10.2023 NUMARASI : 2017/641 Esas 2023/685 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 10.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 28.04.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Asıl davada davacı vekili, 20.03.2016 tarihinde, davacının, bir akrabasının ricası üzerine akrabasının boşanma davası devam eden eşinden (davalı sürücüden) çocuklarını teslim almak için davalı sürücünün çağırmış olduğu adrese gittiğini, ancak davalı sürücünün aracını sebebini bilmediği şekilde yaya olan davacının üzerine sürdüğünü, davacının yere düşmemek için aracın sileceklerine tutunmak zorunda kaldığını, davalının davacıya çarpmış şekilde davacı aracın üzerinde olmasına rağmen ilerlemeye devam ettiğini ve dava dışı ... plakalı araca da çarparak davacıyı iki araç arasında sıkıştırdığını, olay sırasında davacının ağır şekilde yaralanarak hastaneye kaldırıldığını, trafik kazası tespit tutanağından dava aşamasında haberdar olduğunu, dolayısıyla tutanak hazırlanırken içeriği hakkında hazırlayanı bilgilendirme imkânı bulamadığını ve davalı sürücünün tek yanlı beyanına göre tutanağın gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini, davalı ...'ın davacıya kasten çarptığını, davacının iki araç arasında sıkışması nedeniyle sol bacağında meydana gelen ağır açık yara neticesinde bacağının dizinin alt kısmından ayrıldığını, davacının herhangi bir kusurunun olmadığını, davalı sürücünün kazada asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı adına kayıtlı aracın kaza tarihi itibari ile ... Sigorta Anonim Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, ancak bahse konu şirketin tüm branşlardaki ruhsatlarının 07.08.2015 tarihinde iptal edildiğini, bu sebeple davacının maddi zararının davalı işleten, sürücü ile birlikte davalı ... tazmininin gerektiğini belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL geçici iş göremezlik, 900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 11.708,91 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini de 373.718,29 TL olarak artırmıştır. Mahkemece davalı ... hakkındaki davanın 29.09.2017 tarihli duruşmada tefrikine karar verilmiş, Dairemizin 11.09.2020 tarihli, 2020/1072E.-2020/1158K.sayılı kaldırma kararından sonra yeniden birleştirilmesine karar verilmiştir. Davalı ... vekili, kazaya karışan aracın kaza tarihinde ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde sigortası bulunduğunu, ancak adı geçen sigorta şirketinin tüm branşlarda ruhsatının 07.08.2015 tarihinde iptal edilerek ... devredildiğini, davadan önce davalı ... yapılmış bir başvuru bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, davacının yanında bulunan kişilerin davalının kayın akrabaları olduğunu, davacının çocuk teslimi için çocukları ile birlikte beklediği anda dört beş kişinin saldırısına uğradığını, Ankara 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/98 Esas sayılı dosyasında tüm maddi gerçeğin ortada olduğunu, davacının kendi yarattığı mağduriyet nedeniyle tazminat talebinde bulunduğunun belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın 29.09.2017 tarihli duruşmada tefrikine karar verilmiş, Dairemizin 11.09.2020 tarihli, 2020/1072E.-2020/1158K.sayılı kaldırma kararından sonra yeniden birleştirilmesine karar verilmesi sonrasında yapılan yargılama sonunda; davacının maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesince Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 03.11.2021 tarihli raporda, davacının tüm vücut engellilik oranının %6 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, hükme esas alınan 18.08.2023 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda, davacı ...'in kusurlu olduğuna dair tespit bulunmaması sonucu, hesaplanan maddi zarardan TBK'nın 52.maddesi kapsamında kusur indirimi yapılmadığı, davacı lehine, 11.708,91 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 373.718,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 385.427,20 TL maddi tazminat hesaplandığı, 20.03.2016 kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi teminat limitinin 310.000,00 TL olduğu, hesaplanan tazminatın poliçe limitini aştığı, davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek asıl dava bakımından; maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile, 11.708,91 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 373.718,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 385.427,20 TL tazminatın davalı sürücü ... bakımından kaza tarihi olan 20.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sürücü ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen 2020/537E.sayılı dosyası bakımından; maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile, 11.708,91 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 373.718,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 385.427,20 TL tazminatın davalı ...’ndan (poliçe teminat limiti olan 310.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı asıl ve birleşen dava davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl davada davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece tarafların kusur durumu tespit edilmeden ve ceza yargılamasında kesinleşen kararda haksız tahrik indirimi uygulanmasına rağmen hükmedilen tazminatta kusur indirimi ile haksız tahrik indiriminin yapılmamasının hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Birleşen davada davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davaya konu olayın trafik kazası olmadığının Adli Tıp raporu ile de sabit olduğunu, mahkemece kusur raporu da alınmadığı gibi, gerekçeli kararda kusur konusunda bir gerekçenin de bulunmadığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’ında yapılan değişiklik ile 01.06.2015 tarihinden itibaren gerçekleşen trafik kazalarına ilişkin olarak yapılacak hesaplamalarda TRH 2010 ve teknik faizin uygulanması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun da hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacı fiziken muayene edilmeksizin maluliyet belirlenmesinin ve SGK iş göremezlik ödemesi tespit edilmeden rapor alınması ve hüküm kurulmasının da hatalı olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi gereğince davalı ... usûlüne uygun olarak yapılmış bir başvuru bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddedilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacının bir akrabasının ricası üzerine akrabasının boşanma davası devam eden eşinden (davalı sürücüden) çocuklarını teslim almak için davalı sürücünün çağırmış olduğu adrese gittiğini, ancak davalı sürücünün aracını sebebini bilmediği şekilde yaya olan davacının üzerine sürdüğünü, davacının yere düşmemek için aracın sileceklerine tutunmak zorunda kaldığını, davalının davacıya çarpmış şekilde davacı aracın üzerinde olmasına rağmen ilerlemeye devam ettiğini ve dava dışı ... plakalı araca da çarparak davacıyı iki araç arasında sıkıştırdığını, olay sırasında davacının ağır şekilde yaralanarak hastaneye kaldırıldığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesince Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 03.11.2021 tarihli raporda, davacının tüm vücut engellilik oranının %6 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, davacı ...'in kusurlu olduğuna dair tespit bulunmaması sonucu, hesaplanan maddi zarardan TBK'nın 52.maddesi kapsamında kusur indirimi yapılmadığı, davacı lehine, 11.708,91 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 373.718,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 385.427,20 TL maddi tazminat hesaplandığı, 20.03.2016 kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi teminat limitinin 310.000,00 TL olduğu, hesaplanan tazminatın poliçe limitini aştığı, davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek asıl dava bakımından; maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile, 11.708,91 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 373.718,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 385.427,20 TL tazminatın davalı sürücü ... bakımından kaza tarihi olan 20.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sürücü ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen 2020/537E.sayılı dosyası bakımından; maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile, 11.708,91 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 373.718,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 385.427,20 TL tazminatın davalı ...’ndan (poliçe teminat limiti olan 310.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı asıl ve birleşen dava davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranı ile kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihe göre 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiği Yargıtay tarafından kabul edilmektedir. Mahkemece Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesince Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 03.11.2021 tarihli raporun kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken yönetmelik hükümlerine göre ve davacının muayenesi yapılarak tedavi evrakları incelenmek suretiyle düzenlendiği ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından birleşen davada davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazı yerinde bulunmamıştır. 2-Asıl ve birleşen davada davalı vekili, SGK tarafından davacıya iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı hususu araştırılmadan hüküm verildiğini iddia etmiş ise de, mahkemece SGK'ya yazılan müzekkere cevabına göre, davacıya sürekli iş göremezlik ödemesi yapılmadığının bildirildiği anlaşıldığından bu hususa ilişkin istinaf itirazı da yerinde bulunmamıştır. 3-Dava konusu olay nedeniyle Ankara 23.Asliye Ceza Mahkemesinin 12.06.2018 tarihli, 2017/98E.-2018/467K.sayılı dosyasında mahkum olan sigortalı ... hakkında, kasten yaralama suçundan dolayı verilen hapis cezasına 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 29 uncu maddesi gereğince 3/4 oranında haksız tahrik indirimi yapılarak mahkumiyetine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği, dolayısıyla kasten işlenen haksız fiil sonucu zararın meydana geldiği kesinlenmiş bir maddi vakıa olduğundan hukuk hâkiminin kesinleşmiş bu olguyu göz önünde bulundurması zorunlu olduğundan, davaya konu olayda; davalı sürücünün eylemi haksız tahrik altında gerçekleştirdiği maddi vakıa olarak kesinleşmiş ceza kararı ile tespit edildiğinden mahkemece tazminatın hesaplanmasında haksız tahrik nedeni ile aynı oranda indirim yapılması gerekirken (Yargıtay 4.HD'nin 05.11.2024 tarihli, 2024/7719E.-2024/10380K.sayılı ilâmı) bu husus gözetilerek hesaplanan tazminattan 3/4 oranında indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf sebeplerinin kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca bilirkişi raporu ile belirlenen tazminattan 3/4 oranında indirim yapılarak aşağıdaki şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, I-Asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Asıl davada, birleştirilen dava dosyası ile tahsilde tekerrür etmemek üzere; Maddi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile, 2.927,22 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 93.429,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 96.356,79 TL tazminatın davalı sürücü ... bakımından birleştirilen dava dosyası le tahsilde tekerrür olmamak üzere kaza tarihi olan 20.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Manevi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-A) Maddi tazminat yönünden alınması gerekli 8289,88 TL harçtan peşin alınan 344,97 TL peşin harç ve 341,55TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 7,603,36 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, B) Manevi tazminat yönünden alınması gerekli 1.707,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan 993,20 TL yargılama gideri ve 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.993,20 TL yargılama giderinden 748,30 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-A) Maddi tazminat için davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B)Manevi tazminat için davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C)Manevi tazminat için davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 25.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, Birleşen 2020/537 Esas sayılı dosyası bakımından; 1-Maddi tazminat talebi yönünden davanın KABULÜ ile asıl dava dosyası ile tahsilde tekerrür etmemek üzere ; 2.927,22 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 93.429,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 96.356,79 TL tazminatın tahsilde tekerrrür olmamak kaydıyla davalı ...’ndan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli 6,582,13 TL harçtan peşin alınan 344,97 TL ve 341,55 Tl ıslah harcının mahsubu ile bakiye 5.895,61TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan 125,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, II-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek hâlinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle asıl davada davalı ... tarafından yapılan 200,00 TL yargılama gideri ile 738,00 TL istinaf başvuru harcı olmak üzere toplam 938,00 TL'nin davacıdan tahsil edilerek davalı ...'a verilmesine, birleşen davada davalı ... tarafından yapılan 116,00 TL yargılama gideri ile 738,00 TL istinaf başvuru harcı olmak üzere toplam 854,00 TL'nin davacıdan tahsil edilerek davalı ... verilmesine, 3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 10.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.