11. Ceza Dairesi 2017/1902 E. , 2021/10763 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme, muhasebe hilesi yapma Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 08/09/2015 tarihli 2013/28897 Esas sayılı iddianamesi ile Sanık ... hakkında 2011 takvim yılında muhasebe hilesi yapma suçundan da dava açılmış olduğu anlaşılmakla, bu suç yönünden mahkemesince her zaman hüküm verilmesi mümkün görülmüştür. 1-Sanık ... hakkında 2011 ve 2012 yıllarınd…
**11. Ceza Dairesi 2017/1902 E. , 2021/10763 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme, muhasebe hilesi yapma Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 08/09/2015 tarihli 2013/28897 Esas sayılı iddianamesi ile Sanık ... hakkında 2011 takvim yılında muhasebe hilesi yapma suçundan da dava açılmış olduğu anlaşılmakla, bu suç yönünden mahkemesince her zaman hüküm verilmesi mümkün görülmüştür. 1-Sanık ... hakkında 2011 ve 2012 yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz nedenlerinin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA, 2- Sanık ... ... hakkında 2011 takvim yılında muhasebe hilesi yapma suçundan verilen beraat hükmü ile sanık ... hakkında 2011 takvim yılında, sanık ... hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafisi ve katılan vekilinin temyiz nedenlerinin incelenmesinde; a)Sanıklar ... ve ... yönünden; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b. maddesinde düzenlenen “sahte fatura düzenleme“ ile 359/a-2. maddesinde düzenlenen "muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme" suçlarının birbirinden farklı ve bağımsız suçlar olduğu, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme suçunun oluşabilmesi için taraflar arasında gerçek bir mal veya hizmet alışverişinin bulunması, ancak alışveriş miktar veya mahiyetinin gerçekte olduğundan farklı gösterilmesinin gerektiği; somut olayda ise, mükellef şirketin sentetik tiner imalatında kullanmak üzere ithal ettiği ham maddeleri sentetik tiner imalatında kullanmadan başka mükelleflere belgesiz olarak teslim edip, tiner üretip satıyormuş gibi sahte fatura düzenleyicisi oldukları yönünde raporlar bulunan mükelleflere sentetik tiner satışına ilişkin fatura düzenlediklerinin iddia olunması sebebiyle, sanıkların eylemlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b. maddesinde düzenlenen zincirleme şekilde sahte belge düzenleme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek sanıklar hakkında VUK’nin 359/a-2. maddesi uyarınca mahkûmiyet hükümleri kurulması, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,