(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2008/46 E. , 2008/5592 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü 113 ada 4 parsel sayılı 248 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden fı…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2008/46 E. , 2008/5592 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü 113 ada 4 parsel sayılı 248 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden fındık bahçesi niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış, Hazine aynı iddia ile müdahil olduktan sonra mahkeme davanın reddine, dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itirazdır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 29.05.1979 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu vardır. Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmüştür. Hükme esas alınan Uzman Bilirkişi ... tarafından hazırlanan raporda çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı, eğiminin % 15 civarın da olduğu, üzerinde 10 - 30 yaşlarında kayın, gürgen, meşe cinsi orman ağaçları bulunduğu, bu ağaçların alanın terkedilmesiyle kendiliğinden yetiştiği ve toprak yüzeyinde az miktarda humus tabakası olduğu, toprak derinliğinde humus olmadığı, 1959 ve 1978 tarihli memleket haritasında ve 1954 tarihli hava fotoğraflarında yeşil renkli ormanlık alanda kalmakla birlikte ağaçlık alanların çevresiyle birlikte 3 hektarı aşmaması nedeniyle orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş ve mahkemece bu rapor esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Yerel bilirkişi taşınmazın önceden mısır tarlası iken yüksek eğim nedeniyle uzun süre ekilememesi sonucu ağaçlık ve çalılık haline geldiğini haber vermiştir.. Bir taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması ayrı, 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerinde yazılı zilyedlikle kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmemesi ayrı konulardır. Hazine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını iddia etmektedir.