TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ŞENOL TÜRKYILMAZ BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/16070) Karar Tarihi: 6/10/2022 Başvuru Numaras ı: 2018/16070 Karar Tarihi : 6/10/2022 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Raportör : Tuğba YILDIZ Başvurucu : Şenol TÜRKYILMAZ Vekili : Av. R ıfkı DURGUN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, devlet memurlu ğundan ç ıkar ılma disiplin i şleminin iptali istemiyle
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ŞENOL TÜRKYILMAZ BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/16070) Karar Tarihi: 6/10/2022 Başvuru Numaras ı: 2018/16070 Karar Tarihi : 6/10/2022 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Raportör : Tuğba YILDIZ Başvurucu : Şenol TÜRKYILMAZ Vekili : Av. R ıfkı DURGUN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, devlet memurlu ğundan ç ıkar ılma disiplin i şleminin iptali istemiyle açılan davada hükmün aç ıklanmas ının geri b ırak ılmas ı karar ı esas al ınarak karar verilmesi nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 11/6/2018 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına gönderilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2018/16070 Karar Tarihi : 6/10/2022 38. Başvurucu, vergi dairesinde tahsildar olarak görev yapm ıştır. A. Ceza Yarg ılamas ına İlişkin Süreç 9. Başvurucu hakk ında, Ankara Cumhuriyet Ba şsavc ılığının 8/7/2010 tarihli iddianamesiyle vergi mükellefi bir ki şiden 24/6/2010 tarihinde vergi borcunun ödenmesine yard ımc ı olacağı ve icra takibi yapt ırmayacağı vaadiyle 500 TL ald ığı gerekçe gösterilere k rüşvet suçundan cezaland ırılmas ı istemiyle Ankara 8. A ğır Ceza Mahkemesinde (Ceza Mahkemesi) kamu davas ı aç ılm ıştır. 10. Ceza Mahkemesi 28/10/2010 tarihli kararla ba şvurucuya isnat edilen eylemlerin teşebbüs aşamas ında kald ığı gerekçesiyle san ığın sabit görülen rü şvet almaya te şebbüsten cezaland ırılmas ına karar vermi ş ve iki y ıl hapis cezas ına hükmetmi ştir. Ayr ıca san ığın dosyaya ve olu şa yans ıyan kişiliğine göre gelecekte bir daha suç i şlemekten çekinece ği hususunda olumlu, yeterli kanaat olu şmad ığı gerekçe gösterilerek 4/12/2004 tarihli ve 5271 say ılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyar ınca hükmün aç ıklanmas ının geri bırak ılmas ına (HAGB) yer olmad ığına karar verilmi ştir. 11. Başvurucunun temyiz talebi üzerine Yarg ıtay 5. Ceza Dairesi 15/4/2013 tarihli kararla Ceza Mahkemesi karar ını bozmuştur. Karar gerekçesinde yanl ış indirim yap ılmas ı nedeniyle fazla ceza tayin edildi ği ve adli sicil kayd ı olmayan, duru şma tutanaklar ına yans ımış olumsuz bir hâli de bulunmayan ba şvurucu hakk ında ertelemeye ili şkin koşullar değerlendirilmeden karar verildi ği belirtilmi ştir. 12. Ceza Mahkemesi bozma gerekçelerini dikkate alarak 25/9/2013 tarihli kararla başvurucu hakk ında on ay hapis cezas ına hükmetmi ş ve HAGB karar ı vermiştir. Hüküm, tekrar temyiz edilmeden kesinle şmiştir. 13. HAGB karar ı sonras ı düşme karar ı verilmemi ştir. B.İdari Yarg ıya İlişkin Süreç 14. Başvurucu hakk ında ceza soru şturmas ıyla bağlant ılı olarak Gelir İdaresi Başkanl ığı taraf ından idari soru şturma ba şlatılm ıştır. Memurluk s ıfat ı ile bağdaşmayacak nitelikte disiplin suçu i şlediği gerekçesiyle 14/7/1965 tarihli ve 657 say ılı Devlet Memurlar ı Kanunu'nun 125. maddesi uyar ınca başvurucunun 5/4/2011 tarihinde devlet memurlu ğundan çıkar ılmas ına karar verilmi ştir. 15. Başvurucu, devlet memurlu ğundan ç ıkar ılma işleminin iptali istemiyle Ankara 10. İdare Mahkemesinde ( İdare Mahkemesi) dava açm ıştır. 16.İdare Mahkemesi 30/12/2011 tarihinde davan ın reddine karar vermi ştir. Karar gerekçesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "...Olayda, davac ının 'rüşvet almaya te şebbüs' suçu nedeniyle Ankara 8. A ğır Ceza Mahkemesinin 28/10/2010 tarihli ve Dosya No:2010/269, K:2010/356 say ılı karar ıyla, 2 y ıl hapis cezas ıyla cezaland ırılmas ına ve C.M.K.'nun 231'inci maddesi uyar ınca hükmün açıklanmas ının geri b ırak ılmas ına yer olmad ığına karar verildi ği görülmektedir. Başvuru Numaras ı: 2018/16070 Karar Tarihi : 6/10/2022 4Bu durumda, disiplin soru şturmas ı sonucu sabit görülen fiillerin (rü şvet almaya teşebbüs suçu şeklinde) i şlendiğinin Ankara 8. A ğır Ceza Mahkemesinin 28/10/2010 tarihli ve Dosya No:2010/269, K:2010/356 say ılı karar ı ile de tespit edildi ği anlaşılmakta olup, davac ının memurluk s ıfat ı ile bağdaşmayacak nitelikte bulunan suçu i şlediğinin an ılan mahkeme karar ı ve dosyada yer alan bilgi ve belgelerden sübuta erdi ği görüldüğünden, 65 7 say ılı Devlet Memurlar ı Kanunun 125/E-g maddesi uyar ınca devlet memurlu ğundan çıkar ılmas ına ilişkin işlemde hukuka ayk ırılık bulunmamaktad ır." 17. Başvurucunun temyiz talebini Dan ıştay Onalt ıncı Dairesi 14/12/2015 tarihinde reddetmiştir. Karar gerekçesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "... 657 say ılı Devlet Memurlar ı Kanununun 131. maddesinin ikinci fıkras ında 'Memurun ceza kanununa göre mahkum olmas ı veya olmamas ı halleri, ayr ıca disiplin cezas ının uygulanmas ına engel olmaz' hükmüne yer verilmi ştir. Diğer yandan, temyize konu İdare Mahkemesi karar ına dayanak al ınan, Ankara 8. A ğır Ceza Mahkemesinin 28.10.2010 tarihli ve Dosya No:2010/269, K:2010/356 say ılı karar ı, Yarg ıtay 5. Dairesi taraf ından usulden bozulmu ş ise de, bozma karar ı üzerine Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.9.2013 tarihli ve Dosya No:2013/271, K:2013/305 sayılı karar ı ile, davac ının 'rüşvet almaya te şebbüs' suçu nedeniyle, on ay hapis cezas ı ile cezaland ırılmas ına, bu ceza ile ilgili olarak da, hükmün aç ıklanmas ının geri b ırak ılmas ına karar verilmi ş ve söz konusu karar temyiz edilmeyerek 22.10.2013 tarihinde kesinle şmiştir. Türk Ceza Kanununa göre suçun sabit görülerek ceza mahkemesince verilen mahkumiyet karar ının hükmün aç ıklanmas ının geri b ırak ılmas ı karar ı nedeniyle hukuki sonuç doğurmamas ına karşılık, bu durum kamu görevlisince gerçekle ştirilen fiilin disiplin hukuku yönünden i şlenmemiş ya da sübuta ermemi ş say ılmas ı anlam ını taşımayacağı aç ıktır." 18. Başvurucunun karar düzeltme talebi 21/3/2018 tarihinde Dan ıştay Onikinci Dairesi taraf ından reddedilmi ştir. Karar, ba şvurucuya 31/5/2018 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 19. Başvurucu 11/6/2018 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk20. 657 say ılı Kanun'un "Disiplin cezalar ının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" kenar ba şlıklı 125. maddesinin devlet memurlu ğundan ç ıkarma cezas ını düzenleyen (E) bendi şöyledir: "E - Devlet memurlu ğundan ç ıkarma : Bir daha Devlet memurlu ğuna atanmamak üzere memurluktan ç ıkarmakt ır. Devlet memurlu ğundan ç ıkarma cezas ını gerektiren fiil ve haller şunlard ır: ... g) Memurluk s ıfat ı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz k ızart ıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak, ..." 21. 5271 say ılı Kanun'un 231. maddesinin (5) numaral ı fıkras ının son cümlesi şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2018/16070 Karar Tarihi : 6/10/2022 5"Hükmün aç ıklanmas ının geri b ırak ılmas ı, kurulan hükmün san ık hakk ında bir hukukî sonuç doğurmamas ını ifade eder." B. Uluslararas ı Hukuk 22. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nin (Sözle şme) 6. maddesinin ikinci f ıkras ı şöyledir: "Kendisine bir suç isnat edilen herkes, suçlulu ğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz say ılır." 23. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi (A İHM) Sözle şme nin 6. maddesinin ikinci fıkras ının kişilerin suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum say ılma hakk ını güvence alt ına ald ığını belirtir. A İHM, içtihatlar ında masumiyet karinesi ile sa ğlanan güvencenin iki yönünün bulundu ğunu ifade etmi ştir. Ceza yarg ılamas ının yürütülmesine dair usule ilişkin güvenceyle, sonucunda mahkûmiyet karar ı dışında bir hükmün kurdu ğu ceza yarg ılamas ı ile bağlant ılı olan durumlarda daha sonra yürütülecek yarg ılamalar boyunca kişinin masumiyetine sayg ı gösterilmesinin sa ğlanmas ı amaçlan ır. Bu usule ili şkin yön kapsam ında masumiyet karinesi ilkesi, ceza yarg ılamas ının kendisinin adil olmas ını sağlayacak usule ili şkin güvence olarak kamu görevlilerinin daval ının suçluluğu ve eylemleri hakk ında erken aç ıklamalarda bulunmas ını yasaklar. Ancak bu husus, cezai meselelerde usule ilişkin güvence ile s ınırlı değildir ve bu kapsam daha geni ştir, devletin hiçbir temsilcisinin mahkeme ile suçlulu ğu ispatlan ıncaya kadar ki şinin bir suçtan suçlu oldu ğunu söylememesini gerekli k ılar. Bu kapsamda sadece ceza yarg ılamas ı kapsam ında değil ayn ı zamanda ceza yarg ılamas ı ile eş zamanl ı olarak yürütülen ba ğıms ız hukuk yarg ılamalar ı, disiplin i şlemleri veya di ğer yarg ılamalarda da masumiyet karinesinin ihlali söz konusu olabilir. Sözle şme nin 6. maddesinin ikinci f ıkras ı kapsam ındaki güvencenin ilk yönü, ki şi hakk ındaki ceza yarg ılamas ı sonuçlan ıncaya kadar ceza gerektiren bir suçla suçland ığı süreye ilişkin iken masumiyet karinesi güvencesinin ikinci yönü, ceza yarg ılamas ı sonucunda mahkûmiyet d ışında bir hüküm kuruldu ğunda devreye girer ve daha sonraki yarg ılamalarda ceza gerektiren suç kar şısında kişinin masumiyetinden şüphe duyulmamas ını gerektiri r (Seven/Türkiye , B. No: 60392/08, 23/1/2018, 43). 24. AİHM, Sözle şme nin 6. maddesinin ikinci f ıkras ının disiplin yetkisini haiz makamlar ın ceza yarg ılamas ı kapsam ında kendisine suç isnat edilen ve eylemi usule uygun bir şekilde tespit edilen bir kamu görevlisine yapt ırım uygulamas ını engellemek gibi bir amac ı veya etkisi bulunmad ığına kanaat getirmi ştir. AİHM, Sözle şme nin herhangi bir eylem nedeniyle hem ceza hem de disiplin yarg ılamalar ının başlatılmas ına veya söz konusu iki yarg ılama türünün e ş zamanl ı olarak yürütülmesine halel getirmedi ğine vurgu yapm ıştır. AİHM, ayr ıca cezai sorumlulu ğun kald ırılmas ı hâlinde bile daha hafif bir ispat külfeti temelinde ayn ı olaylardan do ğan hukuki veya di ğer sorumluluklar ın tesis edilmesine halel getirilmedi ğine işaret etmektedir. Ancak nihai bir cezai hüküm olmaks ızın disiplin yarg ılamas ı kapsam ında başvurana iddia konusu eylemi nedeniyle cezai sorumluluk yükleyen bir ifadenin bulunmas ı hâlinde 6. maddenin (2) numaral ı fıkras ı kapsam ına giren bir mesele söz konusu olacakt ır (Seven/Türkiye , 51). 25. Bu ba ğlamda, Sözle şme nin 6. maddesinin ikinci f ıkras ının sağlad ığı koruman ın ikinci yönüne göre san ığın beraatiyle veya davan ın düşmesiyle sonuçlanan ceza yarg ılamalar ı sonras ında söz konusu ki şiye masumiyetine uygun bir muamelede bulunulmas ını gerekir. Bu Başvuru Numaras ı: 2018/16070 Karar Tarihi : 6/10/2022 6ikinci yönde maddenin genel amac ı, bir suçtan beraat eden bireyleri veya ceza yarg ılamas ı düşen kişileri, itham edildikleri suçtan asl ında suçlu olduklar ını düşünen kamu görevlileri ve makamlar ına karşı korumakt ır. Bu davalarda masumiyet karinesi, adil olmayan bir cezai hükmün önlenmesi için sa ğlad ığı usule ilişkin güvencenin çe şitli koşullar ının yarg ılamada uygulanmas ı suretiyle hayata geçirilmi ştir. Beraat veya herhangi bir dü şme karar ına riayet edilmesi hakk ının korunmamas ı hâlinde, Sözle şme nin 6. maddesinin ikinci f ıkras ında yer alan adil yarg ılanma güvenceleri teorik ve hayali olma riskiyle kar şı karşıya kalabilir (Seven/Türkiye , 54). 26. Disiplin ve yarg ı makamlar ının kişinin davran ışlar ının iş disipliniyle ve devlet memurluğunun gerekleriyle ba ğdaşıp bağdaşmad ığını disiplin hukuku bak ış aç ısıyla nas ıl tespit etti ğini ve de ğerlendirdi ğini anlaşılır k ılan bir gerekçeyi sunmalar ı şartt ır. Bu gerekçenin yoklu ğunda disiplin sorumlulu ğunu cezai sorumluluktan ay ıran çizgiler, teorik ve belirsiz/yan ıltıcı hâle gelmektedir. Bu ba ğlamda ki şi hakk ında yetkili ceza mahkemesi taraf ından kesin bir mahkûmiyet karar ı verilmedikçe, hiçbir yetkili makam bu ki şiye suçlu muamelesi gösteremeyecektir ( Kemal Co şkun/Türkiye, B. No. 45028/07, 28/3/2017, 54). V.İNCELEME VE GEREKÇE 27. Anayasa Mahkemesinin 6/10/2022 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A. Masumiyet Karinesinin İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı 28. Başvurucu, hükmün aç ıklanmas ının geri b ırak ılmas ı ile sonuçlanan ceza yarg ılamas ı esas al ınarak davan ın reddedildi ğini oysa hükmün aç ıklanmas ının geri bırak ılmas ı karar ının 5271 say ılı Kanun uyar ınca aleyhine hukuki sonuç do ğurmamas ı gerektiğini belirterek masumiyet karinesinin ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 2. Değerlendirme 29. Anayasa n ın Hak arama hürriyeti kenar ba şlıklı 36. maddesinin birinci fıkras ı şöyledir: Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünd e davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir. 30. Anayasa n ın 38. maddesinin dördüncü f ıkras ı şöyledir: Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu say ılamaz. a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 31. Başvurucunun ihlal iddias ı, devlet memurlu ğundan ç ıkar ılma disiplin i şleminin iptali istemiyle aç ılan davada idari yarg ı yerleri taraf ından kesin bir mahkûmiyet hükmü ile sonuçlanmayan ceza yarg ılamas ının esas al ınmas ı ve gerekçeli kararda kullan ılan ifadelere ilişkindir. Bu ba ğlamda masumiyet karinesinin sa ğlad ığı güvencenin ikinci yönünün (bkz. 23, 24) devreye girdi ği somut ba şvuruda masumiyet karinesinin sa ğlad ığı güvencelerin ve Başvuru Numaras ı: 2018/16070 Karar Tarihi : 6/10/2022 7Anayasa'n ın 36. maddesinin uygulanabilece ği sonucuna var ılm ıştır. Bu itibarla ihlal iddialar ının Anayasa ve Sözle şme'nin ortak koruma alan ının kapsam ında yer ald ığı, bir başka ifadeyle ba şvurunun Anayasa ve Sözle şme hükümleriyle konu bak ımından bağdaşmazl ık göstermedi ği anlaşılm ıştır. 32. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan masumiyet karinesinin ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. b. Esas Yönündeni. Genel İlkeler 33. Masumiyet karinesi, Anayasa'n ın 38. maddesinin dördüncü f ıkras ında "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu say ılamaz." şeklinde düzenlenmi ştir. Anayasa n ın 36. maddesinde ise herkesin iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahip olduğu belirtilmektedir. An ılan maddeye adil yarg ılanma ibaresinin eklenmesine ili şkin gerekçede, Türkiye'nin taraf oldu ğu uluslararas ı sözleşmelerce de güvence alt ına al ınan adil yarg ılama hakk ının madde metnine dâhil edildi ği vurgulanm ıştır. Nitekim Sözle şme'nin 6. maddesinin (2) numaral ı fıkras ında, kendisine bir suç isnat edilen herkesin suçlulu ğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz say ılacağı düzenlenmi ştir. Bu itibarla masumiyet karinesi, Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ının bir unsuru olmakla beraber suçlulu ğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu say ılamayaca ğına dair Anayasa'n ın 38. maddesinin dördüncü f ıkras ında ayr ıca düzenlenmi ştir (Fameka İnş. Plastik San ve Tic. Ltd. Şirketi, B. No: 2014/3905, 19/4/2017, 27). 34. Masumiyet karinesi, hakk ında suç isnad ı bulunan bir ki şinin adil bir yarg ılama sonunda suçlu oldu ğuna dair kesin hüküm tesis edilene kadar masum say ılmas ı gerektiğini ifade etmekte ve hukuk devleti ilkesinin de bir gere ğini oluşturmaktad ır (AYM, E.2013/133, K.2013/169, 26/12/2013). An ılan karine, ki şinin suç i şlediğine dair kesinle şmiş bir yarg ı karar ı olmadan suçlu olarak kabul edilmemesini güvence alt ına almaktad ır. Ayr ıca hiç kimse, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar yarg ılama makamlar ı ve kamu otoriteleri taraf ından suçlu olarak nitelendirilemez ve suçlu muamelesine tabi tutulamaz ( Kürşat Eyol, B. No: 2012/665, 13/6/2013, 26). 35. Adil yarg ılanma hakk ının bir unsuru olan masumiyet karinesinin sa ğlad ığı güvencenin iki yönü bulunmaktad ır. 36. Güvencenin ilk yönü; ki şi hakk ındaki ceza yarg ılamas ı sonuçlan ıncaya kadar geçen, bir ba şka ifadeyle ki şinin ceza gerektiren bir suçla itham edildi ği (suç isnad ı alt ında olduğu) sürece ili şkin olup suçlu oldu ğuna dair hüküm tesis edilene kadar ki şinin suçlulu ğu ve eylemleri hakk ında erken aç ıklamalarda bulunulmas ını yasaklar. Güvencenin bu yönünün kapsam ı sadece ceza yarg ılamas ını yürüten mahkemeyle s ınırlı değildir. Güvence ayn ı zamanda di ğer tüm idari ve adli makamlar ın da işlem ve kararlar ında, suçlulu ğu hükmen sabit oluncaya kadar ki şinin suçlu oldu ğu yönünde ima ya da aç ıklamalarda bulunmamas ını gerekli k ılar. Dolay ısıyla sadece suç isnad ına konu ceza yarg ılamas ı kapsam ında değil ceza yarg ılamas ı ile eş zamanl ı olarak yürütülen di ğer hukuki süreç ve yarg ılamalarda da (idari, hukuk, disiplin gibi) masumiyet karinesinin ihlali söz konusu olabilir ( Galip Şahin, B. No: 2015/6075, 11/6/2018, 39). Başvuru Numaras ı: 2018/16070 Karar Tarihi : 6/10/2022 837. Güvencenin ikinci yönü ise ceza yarg ılamas ı sonucunda mahkûmiyet d ışında bir hüküm kuruldu ğunda devreye girer ve daha sonraki yarg ılamalarda ceza gerektiren suçl a ilgili olarak ki şinin masumiyetinden şüphe duyulmamas ını, kamu makamlar ının toplum nezdinde ki şinin suçlu oldu ğu izlenimini uyand ıracak işlem ve uygulamalardan kaç ınmas ını gerektirir ( Galip Şahin, 40). 38. HAGB, erteleme ve k ısa süreli hapis cezas ına seçenek yapt ırımlar gibi hükmün ve cezan ın bireyselle ştirilmesi kurumlar ından biridir. Hâkim, san ık hakk ında mahkûmiyet hükmü kurmakla beraber hükmü aç ıklamamakta ve san ığı belirli bir süre denetim alt ında tutmaktad ır. San ık, denetim süresi içinde kas ıtlı bir suç işlemediği ve mahkemece öngörülen denetimli serbestlik tedbirine uygun davrand ığı takdirde aç ıklanmas ı geri bırak ılan mahkûmiyet hükmü ortadan kald ırılmaktad ır (Şevki Ozan Büyükkaya , B. No: 2018/24012, 31/3/2022, 34). 39. Hüküm, aç ıklanmas ı hâlinde kanun yolu denetimine tabi olaca ğından mahkemenin san ığın suçlu oldu ğuna dair söz konusu kanaatinin kanun yolu mercilerinde bozulmas ı ve buna ba ğlı olarak ki şinin isnat edilen suçtan beraat etmesinin de mümkü n olduğu unutulmamal ıdır. Bu nedenle denetim sürecinde ki şinin suçlulu ğunun sabit olmad ığı, dolay ısıyla suçlu say ılamayaca ğı, masum oldu ğu aç ıktır (Şevki Ozan Büyükkaya, 35). 40. Nitekim Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulu kararlar ında HAGB kurumunun niteli ği değerlendirilmi ş, HAGB karar ı ile kurulan hükmün belirli bir süre san ık hakk ında hüküm ifade etmedi ği ve herhangi bir sonuç do ğurmad ığı belirtilmi ştir. Yine san ığın bulundu ğu hâl üzere b ırak ıldığı, aynen yarg ılanan kimsenin durumunda kald ığı ve yap ılan yarg ılaman ın geçici bir süre ask ıda kald ığı vurgulanm ıştır. Yarg ılanan kimsenin ask ı süresi boyunca san ık sıfat ı devam etmekte ise de hiçbir şekilde bu kimsenin hükümlü say ılamayaca ğı değerlendirmesinde bulunulmu ştur (Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun 1/2/2012 tarihli ve E.2011/19-639, K.2012/30 say ılı; 23/10/2018 tarihli ve E.2017/4-1353, K.2018/1552 say ılı; 31/1/2019 tarihli ve E.2017/13-681, K.2019/46 say ılı kararlar ı; Şevki Ozan Büyükkaya, 36). 41. HAGB, daha önce kas ıtlı bir suçtan dolay ı mahkûmiyeti bulunmayan ki şilerin toplumda suçlu olarak damgalanmamas ı ve yararl ı bir birey olarak tekrar topluma kazand ırılmas ı amac ıyla belli ko şullara bağlı olarak tan ınan bir imkând ır (AYM, E.2015/23, K.2915/56, 17/6/2015). 42. Anayasa Mahkemesinin birçok karar ında (örne ğin bkz. Ali Gürsoy , B. No: 2012/833, 26/3/2013) HAGB'nin -san ığa yüklenen suça ili şkin yarg ılama sonunda cezaya hükmedilmesi hâlinde- hükmün aç ıklanmas ının belirli ko şullar ın gerçekle şmesine ba ğlı olarak ertelenmesi anlam ına geldiği belirtilmi ştir. 5271 say ılı Kanun un 231. maddesine göre yap ılan yarg ılama sonunda hükmolunan ceza iki y ıl veya daha az süreli hapis ya da adli par a cezas ı ise HAGB karar ı verilebilece ği, an ılan maddenin (5) numaral ı fıkras ında HAGB'nin kurulan hükmün san ık hakk ında bir hukuki sonuç do ğurmamas ını ifade etti ği, öte yandan ayn ı Kanun un 223. maddesinin (1) numaral ı fıkras ında belirtilen hüküm niteli ğindeki kararlar aras ında HAGB karar ının say ılmad ığı vurgulanm ıştır. HAGB'nin uyu şmazl ığın esas ını karara ba ğlamad ığı, yarg ılamay ı hükümle sonuçland ıran bir karar niteli ğinde olmad ığı ve bu kapsamda nihai bir sonuç da do ğurmad ığı değerlendirilmi ştir. Bu ba ğlamda Anayasa Mahkemesi HAGB karar ının suçluluğu tespit eden bir karar olarak kabul edilmesinin ba şta masumiyet karinesi olmak üzere temel haklar ı ihlal edebilece ğine dikkat çekmi ştir (Ümmügülsüm Salgar [GK], B. No: 2016/12847, 21/10/2021, 85). Başvuru Numaras ı: 2018/16070 Karar Tarihi : 6/10/2022 943. Diğer taraftan idari uyu şmazl ığın çözümüne esas te şkil etmesi bak ımından salt kişinin yarg ılanm ış olmas ından ve HAGB'ye dair karardan söz edilmesi masumiye t karinesinin ihlal edildi ğinden bahsedebilmek için yeterli de ğildir. Bunun için karar ın gerekçesinin bütün hâlinde dikkate al ınmas ı ve nihai karar ın münhas ıran HAGB'ye karar verilen fiillere dayan ıp dayanmad ığının incelenmesi gerekir ( Hüseyin Şahin [GK], B. No: 2013/1728, 12/11/2014 , 40). ii.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 44. Bireysel ba şvuruya konu olayda Ceza Mahkemesince ba şvurucunun eylemi sabit görülerek rü şvet almaya te şebbüsten iki y ıl hapis cezas ı ile cezaland ırılmas ına kara r verilmiştir. Gelir İdaresi Ba şkanl ığınca, Ceza Mahkemesi karar ının ard ından başvurucunun işlediği fiilin memuriyet s ıfat ı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz k ızart ıcı ve utanç verici oldu ğu belirtilerek devlet memurlu ğundan ç ıkarma disiplin cezas ı ile cezaland ırılmas ına karar verildi ği görülmektedir. İdare Mahkemesi de disiplin cezas ına konu eylemin (rü şvet almaya te şebbüs suçu şeklinde) i şlendiğinin Ceza Mahkemesi karar ı ile tespit edildiğini belirterek i şlemde hukuka ayk ırılık bulunmad ığı sonucuna ula şmıştır. 45. Belirtmek gerekir ki gerek Gelir İdaresi Ba şkanl ığı gerekse İdare Mahkemesi, Ceza Mahkemesi karar ına dayanm ış ise de bu karar kesinle şmiş bir karar de ğildir. Dolay ısıyla Anayasa'n ın 38. maddesinin 4. f ıkras ında belirtildi ği şekilde ba şvurucunun suçluluğu hükmen sabit olmam ıştır. Nitekim söz konusu karar Yarg ıtay taraf ından bozulmuştur. Bozma üzerine yeniden yap ılan yarg ılamada ise Ceza Mahkemesi başvurucunun isnat edilen suçu i şlediğine kanaat getirmi ş ancak 5271 say ılı Kanun'un 231. maddesinin ba şvurucuya isnat edilen suça uygulanabilir oldu ğunu tespit ederek HAGB'ye karar vermi ştir. Dolay ısıyla beş yıllık denetim süresinin suç i şlenmeden geçirilmesi hâlinde başvurucu hakk ında aç ılan kamu davas ının düşmesi imkân ı tan ınm ıştır. HAGB karar ının 5271 say ılı Kanun'un 231. maddesi uyar ınca san ık hakk ında hukuki sonuç do ğurmad ığı dikkate al ındığında başvurucunun masumiyet karinesinin devam etti ği kuşkusuzdur. 46. Başvurucunun masumiyeti devam etti ğinden an ılan ceza davas ından sonraki süreçte idari ve yarg ısal makamlar ın başvurucunun masumiyetine halel veren yakla şım sergileyip sergilemedikleri bir ba şka deyişle masumiyet karinesinin sa ğlad ığı güvencenin ikinci yönünün ihlal edilip edilmedi ğinin incelenmesi gerekir. Bu ba ğlamda yukar ıda yer verilen ilkeler uyar ınca masumiyet karinesinin ihlal edilip edilmedi ği incelenirken yarg ılamay ı yapan makam ın ilgili ki şiye suç isnat edip etmedi ği, ceza yarg ılamas ı karar ını sorgulay ıp sorgulamad ığı ve münhas ıran ceza yarg ılamas ında verilen ancak aç ıklanmas ı ertelenen hükme dayan ıp dayanmad ığı değerlendirilmelidir. 47.İdare Mahkemesi ve Dan ıştay Onalt ıncı Dairesinin gerekçelerinde, Ceza Mahkemesi karar ına at ıfla "işlenen fiillerin sübuta erdi ği", "ceza mahkemesince verilen mahkumiyet karar ı" gibi ifadelere yer verilmi ştir (bkz. 16, 17). Karar gerekçelerinde; bir yandan kesin bir mahkûmiyet hükmü ile sonuçlanmayan ceza yarg ılamas ında verilen karara dayan ıldığı, bir yandan da kullan ılan ifadelerde ba şvurucunun üzerine at ılı suçu işlediği izleniminin olu şmas ına sebebiyet verildi ği görülmü ştür. Bu durumda verilen HAGB karar ı anlams ız hâle gelmi ş ve başvurucunun masumiyetine gölge dü şürülmüştür. Ayn ı zamand a başvuruya konu idari yarg ılamada yap ılan değerlendirmenin 5271 say ılı Kanun'a göre HAGB ile kurulan hükmün san ık hakk ında bir hukuki sonuç do ğurmayaca ğına yönelik düzenlemeyle bağdaştığı da söylenemez. Başvuru Numaras ı: 2018/16070 Karar Tarihi : 6/10/2022 1048. Sonuç olarak İdare Mahkemesi ve Dan ıştay Onalt ıncı Dairesi karar ının gerekçelerinde kullan ılan ifadeler ve ceza mahkemesinin aç ıklanmas ı ertelenen hükmüne dayan ılmas ı nedeniyle ba şvurucunun ceza yarg ılanmas ına konu eylemi i şlediği ve suçlu olduğu inanc ının yans ıtıldığı anlaşıldığından Anayasa n ın 36. ve 38. maddelerinde güvence altına al ınan masumiyet karinesinin ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. B. Mülkiyet ve Çal ışma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 49. Başvurucu, haks ız olarak meslekten ç ıkar ılmas ı nedeniyle gelir kayb ı ve emeklilik hakk ının elinden al ındığını ileri sürerek mülkiyet ve çal ışma haklar ının ihlal edildiğini iddia etmi ştir. 50. Anayasa Mahkemesinin içtihad ı uyar ınca mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği iddialar ı yönünden ( Kemal Yeler ve Ali Arslan Çelebi , B. No: 2012/636, 15/4/2014), çal ışma hakk ının ihlal edildi ği iddialar ı yönünden ( Serkan Acar , B. No: 2013/1613, 2/10/2013) kararlar ından ayr ılmay ı gerektirir bir durum bulunmamaktad ır. 51. Aç ıklanan nedenlerle ba şvurunun bu k ısm ının konu bak ımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. C. Giderim Yönünden52. Başvurucu; ihlalin tespit edilmesi, yeniden yarg ılama yap ılmas ına karar verilmesi ve tazminat ödenmesi talebinde bulunmu ştur. 53. Tespit edilen ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına ilişkin usul ve esaslar 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinde yer almaktad ır. 54. Başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Bu kapsamda karar ın gönderildi ği yarg ı mercilerince yap ılmas ı gereken i ş, yeniden yarg ılama işlemlerini başlatmak ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir (6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ında düzenlenen bireysel ba şvuruya özgü yeniden yarg ılama kurumunun özelliklerine ili şkin kapsaml ı aç ıklamalar için bkz. Mehmet Do ğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, 54-60; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019, 53-60, 66; Kadri Enis Berbero ğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, 93-100). 55. Anayasa Mahkemesi, Ankara 10. İdare Mahkemesi ve Dan ıştay Onalt ıncı Dairesinin kararlar ında yap ılan değerlendirme ve kullan ılan ifadelerin masumiyet karinesini ihlal ettiği sonucuna varm ıştır. Dolay ısıyla somut ba şvuruda ihlalin mahkeme kararlar ından kaynakland ığı anlaşılm ıştır. 56. Masumiyet karinesinin ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulundu ğu sonucuna var ıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2018/16070 Karar Tarihi : 6/10/2022 11VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. 1. Masumiyet karinesinin ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, 2. Mülkiyet ve çal ışma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın konu bak ımından yetkisizlik nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, B. Anayasa n ın 36. ve 38. maddesinde güvence alt ına al ınan masumiyet karinesinin İHLAL ED İLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin masumiyet karinesinin ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Ankara 10. İdare Mahkemesine (E.2011/786, K.2011/2423) GÖNDER İLMESİNE, D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE, E. 294,70 TL harç ve 9.900 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 10.194,70 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, F. Ödemenin karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 6/10/2022 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi.