Başvurucu, ulusal düzeyde yayın yapan Star Gazetesinde yayımlanan bir haberde yer alan iddiaların ve ifadelerin kişilik haklarını zedelediğini, şeref ve itibarının korunması hakkını ihlal ettiğini iddia etmiştir.
Başvurucu, ulusal düzeyde yayın yapan Star Gazetesinde yayımlanan bir haberde yer alan iddiaların ve ifadelerin kişilik haklarını zedelediğini, şeref ve itibarının korunması hakkını ihlal ettiğini iddia etmiştir. Başvuru, 21/2/2013 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 20/10/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 6/11/2014 tarihinde kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 6/11/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı görüşünü 9/1/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Adalet Bakanlığı tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş başvurucuya 15/1/2015 tarihinde bildirilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanlarını 27/1/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, adli yargıda hâkimlik, adalet müfettişliği, başmüfettişliği, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeliği yapmıştır. Başvurucu halen Yargıtay üyesi olarak görev yapmaktadır. Ulusal düzeyde yayın yapan Star Gazetesi'nin 7/9/2009 tarihli nüshasında yayımlanan “İlişkilerin kavşak noktası” başlıklı haberde, o dönemde HSYK üyesi olan başvurucunun, Ergenekon adı verilen operasyon kapsamında tutuklanan şüpheli ve sanıklarla olan ilişkisine değinilmiş ve bir de fotoğrafa yer verilmiştir. Haberde şu ifadelere yer verilmiştir: "... HSYK üyesi Ali Suat Ertosun’un Yaz Kararnamesi’nin görüşüldüğü HSYK toplantısının gündemine Ergenekon savcıları ile faili meçhul savcılarının görevden alınmasını istediği ortaya çıkmıştı. HSYK üyesi Ertosun’un, kritik HSYK toplantıları öncesi Ergenekon davası sanığı Engin Aydın’la görüştüğünü star ortaya çıkarmıştı. HSYK üyesi Ertosun, “Engin Aydın aile dostum. Kurulla ilgili şeyleri konuşmayız” demişti ancak ek klasörlere giren Aydın’ın telefon görüşmeleri ve ajandasındaki notlar aynı şeyleri söylemiyor.‘Örgütün yargıdaki işlerini takip ediyor’Ergenekon sanığı Engin Aydın, iddianamede “Örgütün yargıdaki işlerini takip eden kişi” olarak gösteriliyor. İşte Engin Aydın’ın iddianameye ve ek klasörlere giren faaliyetlerinden bazıları: Dairedekiler Deşifre Olur Hurşit Tolon, Kent Otel Toplantıları’na katılanların listesini isteyince Engin Aydın ve Erdal Şenel “Listede Ergenekon davasının temyizine bakacak Yargıtay Daire üyeleri de var. Adamları deşifre edip ispiyonlamış oluruz” diye karşı çıktı. Hsyk’da ise Hallederiz Kendisini Albay olarak tanıtan Kemal Başkaya, hâkim eşi için atama istiyor. Engin Aydın ise şu karşılığı veriyor: “HSYK ile ilgili olursa yardımcı olurum, Kadir Bey’e (Kadir Özbek-HSYK Baykanvekili) iletirim başkanvekili, Suat’a (Ali Suat Ertosun) da söylerim.” Eminağaoğlu Telkini Engin Aydın, 2008 tarihli ajandasının “Haziran 13” başlıklı sayfasına şu notu aldığı görüldü: “Suat Ertosun’a Yargıtay üyeliği için Ömer Faruk Eminağaoğlu ile Güngör Sarıkaya’yı telkin ettim.” Engin Aydın, YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun Yargıtay üyesi olmak için torpil istediğini” doğrulamıştı. Bizim Suat Takip Ediyor Engin Aydın’ın, Cumhuriyet Gazetesi İzmir Büro’ndan Serdar isimli şahısla yaptığı konuşmada ise bir ihale olayından söz ederek “Bizim Suat takip ediyor biliyorsun HSYK üyesi varya Suat Ertosun, o takip ediyor bu işi” diyor." Şikâyet konusu haberle birlikte verilen fotoğrafta başvurucu ile birlikte yer alan dört kişiden birinin üzerine “Ergenekon Sanığı Engin Aydın” yazısı bulunmaktadır. Başvurucuya göre fotoğraf, Ankara’nın Kızılay semtinde oldukça kalabalık bir caddede çekilmiştir. Başvurucu, kaleme alınan yazı vasıtasıyla kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu, asılsız iddialarla karalanmak ve küçük düşürülmek suretiyle kamuoyunun hakaret ve husumetine maruz bırakıldığını ileri sürerek, 6/9/2010 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde ilgililer aleyhine manevi tazminat davası açmıştır. İlk Derece Mahkemesi, 22/3/2011 tarihli kararında “... dava konusu yazının olayın eleştiri niteliğinde olduğu, özellikle davacının kişilik haklarına saldırı mahiyetini taşımadığı, ... gazetedeki yazının basın özgürlüğü kapsamında kaleme alınmış ve eleştiri sınırları içerisinde olduğu, hukuka aykırılık unsurunun gerçekleşmediği...” gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi, 9/4/2012 tarihli ilamıyla usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar vermiştir. Onama kararına karşı yapılan düzeltme başvurusu, aynı Dairenin 3/12/2012 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Ret kararı 23/1/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, 21/2/2013 tarihinde yapılmıştır. B. İlgili Hukuk 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun maddesi şöyledir: “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.”