11. Ceza Dairesi 2023/6475 E. , 2024/9614 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/986 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2022 tarihli ve 2022/2265 Soruşturma, 2022/1754 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Karaman Sulh Ceza Hakimliğinin
**11. Ceza Dairesi 2023/6475 E. , 2024/9614 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/986 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2022 tarihli ve 2022/2265 Soruşturma, 2022/1754 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Karaman Sulh Ceza Hakimliğinin 29.03.2022 tarihli ve 2022/986 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 29.03.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 2022/28132 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108666 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108666 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin bir senedir eşinden ayrı yaşadığını ve olay tarihinde henüz eşinden boşanmamış olduğunu, tarlaya ırgat olarak gittiği zaman tanıştığı şüpheli ...'e evlenmek niyeti olduğunu söylemesi üzerine, şüphelinin Şanlıurfa ilinde tanıdıklarının olduğunu söyleyerek kendisini yardımcı olması için diğer şüpheli ... ile telefonla görüştürdüğünü, şüpheli ...'nin belirli aralıklarla kendisi ile telefonda görüşerek çeşitli sebepler öne sürmek suretiyle kendisinden para istediğini idida ederek şikayette bulunması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, evliliğin boşanma ile sona erdiği ve kişilerin aynı anda bir kişi ile evli olabilecekleri, müştekinin olay tarihinde evli olduğu, evli olan müştekinin evlilik vaadiyle dolandırıldığına yönelik şikayeti bulunmasına rağmen, dolandırıcılık suçunda hilenin suçun kurucu unsuru olduğu, evli olan birisinin boşanma gerçekleşmeden yeniden evlenemeyeceğini bilmesinin gerektiği, evli olan müştekinin evlendirme vaadiyle parasının istenilmesi eyleminde hile unsurunun açık bir şekilde bulunmadığından bahisle Karaman Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; kayden evli olan müştekinin tekrar evlenmek istemesi ve bu doğrultuda kendisine evlenilebilecek bir aday arayışı içerisinde bulunması şüpheliler açısından hileli işlem olarak değerlendirilmese de, şüphelilerin evlendirme vaadiyle müştekinin parasını belirli aralıklarla alması ve evlendirme vaadine devam etmeleri şeklinde gerçekleşen olayda, şüpheli ...'nin soruşturma kapsamında ifadesinin alınmamasının yanında, şüphelilerden ...'in alınan ifadesinde müştekiyi doğrular mahiyette olması birlikte değerlendirildiğinde, gerekli araştırma sonucu tespit edilecek tanıkların ifadelerinin alınması, müşteki ile şüpheliler arasındaki para alışverişine ilişkin bir sözleşme bulunup bulunmadığının araştırılması, sözleşmenin varlığı halinde dosyaya örneklerinin alınması, olayın aydınlatılmasına yarar sair delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, şüphelilerden ... aracılığı ile diğer şüpheli ... ile irtibat kurduğunun, bu şüphelinin şikâyetçiyi telefonda bazı insanlarla görüştürdüğünün, akabinde evlendirme vaadiyle ve çeşitli bahanelerle şikâyetçiden sürekli para istediğinin, şikâyetçinin farklı tarihlerde şüpheliye ait banka hesabına para gönderdiğinin, bununla birlikte aradan geçen süre zarfında şüpheliye ulaşılamadığının, bu şekilde şüphelilerin haksız menfaat temin ettiklerinin iddia olunması ile şüpheli ...'in alınan ifadesinde; şikâyetçiye, ...'nin telefonunu kendisinin verdiğini beyan etmesi karşısında; şüpheli ...'nin ifadesine başvurulması, şikâyetçinin herhangi bir kimse ile görüştürülüp görüştürülmediği belirlenerek, tespiti durumunda beyanlarının alınması, banka hesap hareketleri ile irtibat kurulan hatların incelenmesi, sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Karaman Sulh Ceza Hakimliğinin 29.03.2022 tarihli ve 2022/986 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.