1. Ceza Dairesi 2025/1683 E. , 2025/9585 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1382 E., 2024/1239 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz e…
1. Ceza Dairesi 2025/1683 E. , 2025/9585 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1382 E., 2024/1239 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2023 tarihli ve 2022/162 Esas, 2023/256 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.09.2024 tarihli ve 2023/1382 Esas, 2024/1239 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe), katılan vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; teşebbüs nedeniyle hükmolunan ceza miktarına, haksız tahrik koşullarının oluşmadığına, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı bulunmadığına, eylemin kasten yaralama olduğundan bahisle suç vasfına, ceza miktarına, haksız tahrikin derecesine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, suçta kullanılan bıçağın elverişliliği, hedef alınan vücut bölgeleri ve yaralanmanın boyutu, sanığın eylemini tanığın "polis" şeklinde bağırması ve katılanın kaçması sebebiyle devam ettirememesi hususları nazara alındığında eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, somut olayda ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı hususu net olarak tespit edilemediğinden haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli, 2002/238 Esas ve 2002/ 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren uygulamalarına göre haksız tahrik indiriminin asgari oranda yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanık lehine uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Olay tarihinde birbirlerini daha önceden tanımayan sanık ile katılan arasında yolda yürüdükleri esnada sözlü tartışma çıktığı, tanıkların araya girmesi ile olay yerinden ayrılan sanığın bir süre sonra olay yerine döndüğü, katılanı bıçakla göğüs, bel, kalça ve yüz bölgesinden yaraladığı, katılanın hemotoraks, interkostal arter yaralanması ve kostada kırığa neden olan yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, hayati tehlike geçirmesine ve orta (2.) derecede kemik kırığına neden olduğu anlaşılan olayda, teşebbüs nedeniyle suç tarihi itibariyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi gereği yapılan uygulama sırasında, yaralanmaların niteliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde 11 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi "teşebbüs nedeniyle belirlenen ceza miktarı" yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.09.2024 tarihli ve 2023/1382 Esas, 2024/1239 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2025 tarihinde karar verildi.