4. Hukuk Dairesi 2010/5977 E. , 2011/5184 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 26/09/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından ha…
**4. Hukuk Dairesi 2010/5977 E. , 2011/5184 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 26/09/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; traktör üzerinde yolculuk yapan davacının, yolun bir yanından diğer yanına uzanacak biçimde davalı tarafından çekilen ipe takılarak % 19 oranda sürekli iş göremez kalacak biçimde yaralandığı, trafik polis memuru olan bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre davalının tam kusurlu olduğunun kabul edildiği anlaşılmaktadır. Olayın oluş biçimi ve görüşlerine başvurulan tanıkların anlatımlarına göre yerel mahkemece benimsenen trafik polis memuru bilirkişi tarafından düzenlenen kusur raporunun olayın oluşu ve neden-sonuç ilişkilerini açıklamak konusunda yetersiz olduğu sonucuna varıldığından, bu nitelikteki bir rapora göre karar verilmiş olması doğru değildir. Yerel mahkemece olayın oluşum biçimi gözetilerek, aralarında iş güvenliği uzmanı da bulunan trafik güvenliği konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan, Didim Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2008/514 Esas sayılı dosyasındaki belgeler de değerlendirilerek, alınacak bir rapor ile kusur durumu saptandıktan sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu olaya uymayan bilirkişi raporu ile yetinilerek yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmamış verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. b)Yerel mahkemece son oturumda incelenen Didim Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2008/514 Esas sayılı dava dosyasında verilen ceza kararının kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır. Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir.