Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2462 E. , 2024/1084 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/2462 Karar No:2024/1084 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... inşaat Petrol Ürünleri Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu …
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2462 E. , 2024/1084 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/2462 Karar No:2024/1084 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... inşaat Petrol Ürünleri Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 11/01/2012 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, tağşiş ve/veya hile amacıyla akaryakıta katılabilecek ürünleri istasyonda bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 163.111,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; "Konya-Afyon Yolu, 50. km, Kadınhanı/Konya" adresinde faaliyet gösteren davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 11/01/2012 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, istasyonda satışa hazır pompadan ve pompanın bağlı bulunduğu yeraltı tankından alınan numunelerin ulusal marker kontrolü sonucunun geçersiz çıktığı, söz konusu numunelerin İnönü Üniversitesi Akaryakıt Petrol Analiz Laboratuarı'na (...) analiz için gönderildiği, ... tarafından düzenlenen 09/02/2012 tarih ve ... sayılı, analiz raporu ile ... tarih ve ... sayılı analiz raporunda anılan numunelerin ulusal marker seviyelerinin geçersiz olduğu, numunelerin alındığı ürünün kimyasal kompozisyonunun teknik düzenlemelere uygun akaryakıt olmadığının tespit edildiği anlaşıldığından; bu durumda, incelemeye konu akaryakıt numunesinin teknik düzenelemelere aykırı olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle tağşiş ve/veya hile amacıyla akaryakıta katılabilecek ürünlerin istasyonda bulundurmak fiilinin sabit olduğu, dolayısıyla davacı şirketin 163.111,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu idari para cezasının fahiş miktarda olup en üst sınırdan uygulandığı, aynı olaya ilişkin kesilen idari para cezasına ilişkin iptal kararı verilmiş olmasına rağmen yeniden idari para cezası uygulandığı, davalı idarece herhangi bir ön araştırma ve soruşturma cihetine gidilmeden doğrudan idari para cezasının uygulandığı, bu nedenle davacının savunma hakkının engellendiği, istasyonda dağıtım şirketinden alınan ulusal marker seviyesi geçerli ve faturalı akaryakıt satıldığı, herhangi bir şekilde kaçak akaryakıt tespit edilmediği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 01/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 29/07/2011 tarihinde yapılan denetim neticesinde, "tağşiş ve/veya hile amacıyla akaryakıta katılabilecek ürünleri istasyonda bulundurmak'' suretiyle ilgili mevzuat hükümlerine aykırı davrandığından bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 147.933,00-TL ve "istasyonda vaziyet planı haricinde yer altı tankı bulundurmak" suretiyle ilgili mevzuat hükümlerine aykırı davrandığından bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca 12.327,00-TL; 11/01/2012 tarihinde yapılan denetim neticesinde ise, "tağşiş ve/veya hile amacıyla akaryakıta katılabilecek ürünleri istasyonda bulundurmak'' suretiyle ilgili mevzuat hükümlerine aykırı davrandığından bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 163.111,00-TL olmak üzere toplamda 323.371,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının 11/01/2012 tarihinde yapılan denetim neticesinde tespit edilen "tağşiş ve/veya hile amacıyla akaryakıta katılabilecek ürünleri istasyonda bulundurmak'' suretiyle mevzuata aykırı davranılması nedeniyle verilen 163.111,00-TL'lik idari para cezası kısmı yönünden iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. Dava konusu Kurul kararında, ihlâl oluşturduğu tespit edilen fiil aynı zamanda 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun "Kaçakçılık suçları" başlıklı 3. maddesinin onikinci fıkrasında, "Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan izin alınmadan; akaryakıt haricinde kalan solvent, madenî yağ, baz yağ, asfalt ve benzeri petrol ürünlerinden akaryakıt üreten veya bunları doğrudan akaryakıt yerine ikmal ederek üreten, satışa arz eden, satan, bulunduran, bu özelliğini bilerek ticarî amaçla satın alan, taşıyan veya saklayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." hükmü ile kaçakçılık suçunu oluşturan fiiller arasında düzenlenmiştir. Bu durumda, dava konusu "akaryakıt istasyonunda tağşiş ve/veya hile amacıyla akaryakıta katılabilecek ürünleri bulundurma" fiili ile yukarıda yer verilen mevzuat hükmünde düzenlenen fiilin benzer nitelikte olduğu, konu ile ilgili olarak adli soruşturma kapsamında yapılacak tespitlerin, bakılmakta olan davanın neticesini etkileyebileceği görüldüğünden, olayın adli yargı sürecinin de değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. Dava konusu Kurul kararına esas tespitlerin, aynı zamanda ceza soruşturma ve kovuşturmasına konu olması gerektiği görülmekle birlikte, dava dosyası içeriğinde belirtilen yargı süreci ile ilgili bir kararın bulunmadığı anlaşıldığından, bu eksikliğin Dairemiz tarafından alınacak ara kararı ile giderilerek işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, aksi yönde verilen karara katılmıyorum.