10. Hukuk Dairesi 2024/8940 E. , 2024/11939 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2690 E., 2024/801 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/128 E., 2022/206 K. Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adli
**10. Hukuk Dairesi 2024/8940 E. , 2024/11939 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2690 E., 2024/801 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/128 E., 2022/206 K. Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının TSK'da asker olarak çalışmakta iken geçirmiş olduğu kaza sonucunda malulen emekli olduğunu, müvekkilinin o dönemde Eskişehir 1.Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı bünyesinde 16.01.2001 tarihinde gazi olarak işe başladığını, görev malulü olarak davalı ... bünyesinde işe başlatılan müvekkilinin vazife malüllüğü maaşı aldığını ve tüm sigorta kollarına tabi imiş gibi değerlendirilerek sigorta primine esas kazançları üzerinden de normal prim kesildiğini, kendisi hakkında yanlış uygulama yapıldığını düşünen müvekkilinin davalı kurumlara söz konusu yanlışlığın giderilmesi yönünde talepte bulunduğunu, SGK'nın talep tarihinden önceki sürelerin SSK hizmetinden sayılmasının mümkün olmadığını belirttiğini, SGK'nın hatalı işlemi neticesinde müvekkilinin mağduriyete uğradığını, Kurumun denetim görevini yerine getirmediğinden sorumluluğunun bulunduğunu belirterek, davacı müvekkilinin Şubat 2001-Mart 2006 tarihleri arasındaki çalışmalarının tüm sigorta kollarına (uzun vadeli sigortalı kollarına) tabi olduğunun tespiti ile buna göre prim belgelerinde gerekli düzeltmelerin yapılmasını talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; yürürlükteki mevzuat hükmü uyarınca uzun vadeli sigortalı kollarına tabi olma talebi ile müvekkili Kuruma başvuru yapılması halinde uzun vadeli sigorta kollarının uygulanacağının hüküm altına alındığını, bu hükmün uygulanabilmesi için de sigortalının talebi şart olduğundan müvekkili Kurumca re'sen böyle bir uygulamaya gidilmesinin mümkün olmadığını, davacının bu yönde bir talebi bulunmadığını, müvekkili Kurumca yapılan işlemlerin yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olduğunu, hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı MSB vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işe girdiği tarihte yürürlükte bulunan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 3 üncü maddesi 2/C fıkrasında "Kanunla kurulu Sosyal Güvenlik Kurumlarından malüllük veya emeklilik aylığı almakta iken bu Kanuna tabi sigortalı bir işte çalışanlardan sosyal güvenlik destek primi kesileceği, sosyal güvenlik destek primi ödenmiş sürelerin bu kanuna göre sigortalılık süresinden sayılmayacağı, kendi kanunlarına göre görev malullüğü aylığı bağlanmış olanların Kurumdan yazılı talepte bulunmaları halinde talep tarihini takip eden aybaşından itibaren malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının da uygulanacağı" nın belirtildiği, bu Kanun kapsamında yazılı talepte bulunulmasının açıkça belirtildiğini, davacının yazılı talepte bulunduğu tarihin 23.03.2006 tarihi olduğunu, dilekçe verdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren gerekli işlemlerin yapıldığını, davacının belirttiği tarihler için talepte bulunmasının hukuka aykırı olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada tüm dosya kapsamından davacının 3713 sayılı Kanun uyarınca 16.01.2001 tarihinde çalışmaya başladığı, 2004/5. ayında ilk destek prim bordrosunun düzenlendiği, işe giriş bildirgesinin 15.01.2001 tarihinde sigortalının imzası ile verildiğinin sabit olduğu, davacının talep edilen 01.02.2001 tarihi ile 01.03.2006 tarihleri arasında (2006/Mart ayında belge türü 18 ile bildirimi vardır) 506 sayılı Kanun'un 3/II-C maddesi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından yararlandırılmasına ilişkin yazılı talebi bulunmasa da imzalı işe giriş bildirgesi Yargıtay kararları gereğince talep yerine kabul edilmekle (davacının işe girişinden itibaren 2004/5. ayına kadar herhangi prim kesilmemiş olması veya bu tarihten sonra da kısa vadeli sigorta kollarına tabi prim kesilmesi halinde dahi bu durumun davalı ... Kurumunun denetiminde ve kamu tüzel kişisi olan işverenin sorumluluğunda olduğunun kabulünün gerektiği), dava dilekçesindeki talep gereği 01.02.2001 tarihinden itibaren 01.03.2006 tarihine kadar olan çalışmanın tüm sigorta kollarına tabi olarak geçtiği kabul edilerek davacının 01.02.2001-01.03.2006 dönemleri arasındaki çalışmasının Kuruma verilen bordrolardaki süre ve ücret tutarları üzerinden 506 sayılı Kanun'un 3/II-C maddesi uyarınca tüm sigorta kollarına tabi tutulması gerektiği kanaati ile davanın kabulü ile davacının 01.02.2001-01.03.2006 dönemleri arasındaki Kuruma verilen bordrolardaki süre ve ücret tutarları üzerinden tüm sigorta kollarına tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının yazılı talepte bulunduğu tarih 23.03.2006 olup, dilekçe verdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren gerekli işlemler yapıldığını, davacının yazılı talebi bulunmadığından dava dilekçesinde belirttiği dönem için hak talebinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının talep edilen 01.02.2001 tarihi ile 01.03.2006 tarihleri arasında (2006/ Mart ayında belge türü 18 ile bildirimi vardır) 506 sayılı Kanun'un 3/II-C maddesi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından yararlandırılmasına ilişkin yazılı talebi bulunmadığını, müvekkil Kurumca yapılan işlemlerin yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama ve dosya kapsamından, davacının talebe konu dönemde davalı işyerinde çalıştığı, çalışmanın başlangıcında, davacının imzasını taşıyan işe giriş bildirgesinin Kuruma intikal ettiği gözetildiğinde, Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; Şubat 2001-Mart 2006 tarihleri arasındaki çalışmalarının tüm sigorta kollarına (uzun vadeli sigortalı kollarına) tabi olduğunun tespitine yöneliktir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.