4. Hukuk Dairesi 2022/1615 E. , 2024/6031 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1975 E., 2021/2116 K. HÜKÜM/KARAR: Davanın Kısmen Kabulü / İstinaf Taleplerinin Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ: Kırıkhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/345 E., 2020/246 K. Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vek
**4. Hukuk Dairesi 2022/1615 E. , 2024/6031 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1975 E., 2021/2116 K. HÜKÜM/KARAR: Davanın Kısmen Kabulü / İstinaf Taleplerinin Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ: Kırıkhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/345 E., 2020/246 K. Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.07.2017 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalı sevk ve idaresindeki aracın çarpması neticesi meydana gelen kaza sonucu davacının yaralandığını, kaza sonrası tutulan trafik kazası tespit tutanağına göre karşı araç sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu, karşı aracın sürücüsü, malik ve işleteninin davalı olduğunu, kaza nedeniyle davacının vücudunda kalıcı sakatlık meydana geldiğini belirterek davacı için 300.000,00 TL manevi tazminatın 30.07.2017 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı tarafın talep ettiği tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, davacının maluliyet durumunu gösterir raporun dava dilekçesi ekinde gönderilmediğini, davacının işbu davayı açmadan önce durumu ile ilgili davalıyı haberdar etmediğini, davanın Allıanz Sigorta A.Ş'ye ihbar edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazanın meydana gelmesinde davalının %100 oranında kusurlu olduğu, davacının %58 oranında malul kaldığı gerekçesiyle davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 58.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; hükmedilen tazminat miktarının düşük olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; hükmedilen tazminat miktarının yüksek olduğunu, daha önce davacıya ödeme yapıldığını ve bu nedenle başkaca borçlarının kalmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yaralanması nedeni ile vücudunda birden fazla kemik kırığının oluştuğu, yine kaza nedeni ile kalıcı sinir hasarı oluştuğu tedavi süresinin uzunluğu, yapılan tedaviye rağmen kalıcı maluliyetin oluştuğu, meydana gelen trafik kazasında davalının tam kusurlu olması, davacının herhangi bir kusurunun bulunmamasına göre ve tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, yaralanmasının niteliği, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın yetersiz ve az olduğu, bir miktar arttırılması gerektiği kanaatine varıldığı, davalı vekili her ne kadar davacıya talebi üzerine 3.000,00 TL manevi tazminat ödemesi yaptıklarını, işbu ödemenin manevi tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de söz konusu meblağın ödenip ödenmediğinin belli olmadığı gibi ödendiği ileri sürülen miktarın manevi tazminat için mi ödendiği hususunda herhangi bir ispat olmadığı, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde hazırlanmadığı, ne var ki davacının talebinin manevi tazminat olması ve davacının kaza sonrasında kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmış olması, tedavi süresinin 12 ay süre ile devam etmiş olması, bu yaralanma nedeniyle 4 ay süreyle bakıcıya ihtiyaç duymak zorunda kalması nazara alındığında maluliyet raporunda kullanılan yönetmeliğin hatalı olmasının işbu dosya için sonuca etki etmeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın 30.07.2017 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen tazminat miktarının düşük olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen tazminat miktarının yüksek olduğunu, daha önce yapılan ödemelerin dikkate alınması gerektiğini, davacının özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, SGK kayıtlarının getirtilerek hüküm kurulması gerektiğini, davacının iş göremezlik ödemesi aldığını, davacının koruyucu ekipman kullanmadığını belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; motosiklet sürücüsü konumunda olan davacı ile karşı araç sürücüsü konumunda olan davalının karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının malül kalması nedeniyle talep edilen manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 281, 341, 357, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50 ve 56 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile dosyada mevcut raporların hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalı vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacıya ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.