Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/2693 E. , 2024/1825 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/2693 Karar No : 2024/1825 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adına asaleten ...'e velayeten ... 2- ... ... 11- ... 12- ... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1.Hukuk Müşaviri Yrd. V. ... 2- ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av.... İSTEMLERİN_KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı …
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/2693 E. , 2024/1825 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/2693 Karar No : 2024/1825 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adına asaleten ...'e velayeten ... 2- ... ... 11- ... 12- ... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1.Hukuk Müşaviri Yrd. V. ... 2- ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av.... İSTEMLERİN_KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı'nda düzenlenen bombalı saldırıda vefat eden ...'in eşi ... ve çocuğu ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL maddi, 400.000,00 TL manevi, müteveffanın olay sırasında reşit olan çocuğu ... için 400.000,00 TL manevi, babası ... için 300.000,00 TL manevi, annesi ... için 300.000,00 TL manevi, kardeşleri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi olmak üzere, toplam 20.000,00 TL maddi ve 2.600.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; sosyal risk ilkesi ile toplumun içinde bulunduğu koşullardan kaynaklanan, idarenin faaliyet alanında meydana gelmekle birlikte, yürütülen kamu hizmetinin doğrudan sonucu olmayan, toplumsal nitelikli riskin gerçekleşmesi sonucu oluşan, salt toplumun bireyi olunması nedeniyle uğranılan özel ve olağandışı zararların da topluma pay edilerek giderilmesinin amaçlandığı, genel bir ifade ile "terör olayları" olarak nitelenen eylemlerin, Devlete yönelik olduğu, Anayasal düzeni yıkmayı amaçladığı, bu tür olaylarda zarar gören kişi ve kuruluşlara karşı kişisel husumetten kaynaklanmadığı, sözü edilen olaylar nedeniyle zarara uğrayan kişilerin, kendi kusur ve eylemleri sonucu değil, toplumun bir bireyi olmaları nedeniyle zarar gördükleri, belirtilen şekilde ortaya çıkan zararların ise, özel ve olağandışı nitelikleri dikkate alınıp, terör olaylarını önlemekle yükümlü olduğu halde önleyemeyen idarece, sosyal risk ilkesine göre, topluma pay edilmesi suretiyle tazmininin hakkaniyet gereği olduğu, sosyal devlet ilkesine de uygun düşeceği, bakılan uyuşmazlıkta; davalı idareler tarafından olayın bir terör saldırısı olduğunun belirtildiği, bomba ile gerçekleştirilen patlama olayının çok sayıda vatandaşın ölümüne ve yaralanmasına sebep olduğu göz önüne alındığında, olay nedeniyle yakınlarını kaybeden davacıların maddi (destekten yoksun kalma tazminat) ve manevi zararlarının sosyal risk ilkesi uyarınca davalı idarece tazmin edilmesi gerektiği, maddi tazminat istemi bakımından; davacıların bakılan davadaki maddi tazminat istemini destekten yoksun kalma hususuna dayandırdığı, bu hususta Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen Bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı ...'in (vefat edenin eşi) destekten yoksun kalma net maddi zararın 179.809,66 TL , davacı ...'in ise destekten yoksun kalma net maddi zararın 21.466,27 TL olarak tespit edildiği, bu durumda 17/07/2018 tarihinde kayda giren miktar artırım dilekçesi ile ...' in (vefat edenin eşi) ıslah ettiği tutar 179.809,66 TL ile ...'in (vefat edenin çocuğu) ıslah ettiği tutar 21.466,27 TL maddi tazminatın davalı idarelerce davacılara ödenmesi gerektiği, bu kısım yönünden hükmolunacak faize gelince; davacıların maddi tazminat yönünden dava dilekçesinde talep edilen 10.000,00 TL tutarındaki kısımlar açısından davalı idareye yapılan başvuru tarihinden itibaren, kalan ... için 169.809,66 TL ile ... 11.466, 27 TL kısmının miktar artırım dilekçesinin Mahkeme kaydına girdiği tarih 17/07/2018'den itibaren işletilecek kanuni faiziyle davalı idarelerce davacılara ödenmesi gerektiği, manevi tazminat isteminin incelenmesinde; davacıların yakını 1969 doğumlu (olay tarihinde 46 yaşında) ...'in bombalı saldırı olayında hayatını kaybettiği, olay tarihi itibarıyla ev hanımı olduğu, "sosyal risk ilkesi" ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, tazminat istemine konu olan terör olayının meydana geliş şekli ve ölen kişinin sosyo-ekonomik durumu dikkate alındığında, yaşanan terör olayı neticesinde davacıların yakınları ...'i kaybetmeleri nedeniyle duydukları elem ve ızdırabın karşılığı olarak ... (eşi) için 10.000,00 TL, çocukları ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, baba ... ve annesi (... için ayrı ayrı 15.000,00 TL, kardeşleri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL' den toplamda sekiz kardeş için 8.000,00 TL olmak üzere toplamda takdiren 78.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacılara ödenmesinin kabulüne, bu tutarları aşan manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 15/12/2020 tarih ve E:2020/3064, K:2020/6339 sayılı kısmen bozma kararına uyularak, tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddi ile, takdiren çocukları ... için 40.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL, baba ... için 30.000,00TL, anne ... için 30.000,00 TL ve kardeşleri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 15.000,00 TL olmak üzere toplam 260.000,00 TL manevî tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 23/11/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine, 5233 sayılı Kanun'a göre hesaplanan 31.085,95 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, manevi tazminat miktarının düşük olduğu, manevi tazminata idareye başvuru tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, idarenin ağır hizmet kusuru halinde sorumluluğunun bulunduğu, olay öncesi ve olay sonrası idarenin üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiği, olayın idarenin kusur ve kusursuz sorumluluk halinin bulunmadığı bir terör olayı olduğu, bu nedenle 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, manevi tazminat ilgili Kanunda düzenlenmediğinden sorumluluklarının bulunmadığı, belirlenen manevi tazminatın düzenlenme amacına aykırı yüksek belirlendiği, bu nedenle diğer tazminat dosyaları ile eşitsizliğe yol açtığı ileri sürülmektedir. Davalı Ankara Valiliği tarafından, öncelikle husumet itirazlarının bulunduğu, olayda idarenin hizmet kusuru, kusursuz sorumluluk halinin bulunmadığı, maddi tazminat açısından olayın terör olayı olduğu ve 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ilgili Kanunda maddi zararın hesaplanma yöntemi olduğu, karardaki hesaplamanın ilgili Kanuna aykırı olduğu, manevi tazminatın ise 5233 sayılı Kanun'da düzenlenmediğinden sorumluluklarının bulunmadığı, miktarının hakkaniyete aykırı olduğu, idarelerinin harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı ve davalı Ankara Valiliği tarafından karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi ile kararın kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı'nda düzenlenen bombalı saldırıda vefat eden ...'in eşi ... ve çocuğu ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL maddi, 400.000,00 TL manevi, müteveffanın olay sırasında reşit olan çocuğu ... için 400.000,00 TL manevi, babası ... için 300.000,00 TL manevi, annesi ... için 300.000,00 TL manevi, kardeşleri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi olmak üzere, toplam 20.000,00 TL maddi ve 2.600.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesinde, ölüm halinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın elli katı tutarında nakdî ödemenin ölenlerin mirasçılarına yapılacağı belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A. Temyize Konu Kararın, Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın Manevi Tazminat İstemleri Yönünden İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın belirtilen kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B. Temyize Konu Kararın Davacılar ... ve ...'in Maddi Tazminat İstemlerine İlişkin Kısımlarının İncelenmesi: 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesinde, terör eylemi veya terörle mücadele faaliyetinden kaynaklanan ölüm hallerinde ölenin mirasçılarına nakdi ödeme yapılacağı belirtildiğinden, Bölge İdare Mahkemesince 5233 sayılı Kanun'a uygun biçimde hesaplanan maddi tazminat tutarının miras paylarına göre davacılardan ... ve ...'e ödenmesine hükmedilmesi gerekirken, bu hususa temas edilmeksizin, sadece davacılar lehine maddi tazminata hükmedilmesiyle yetinilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Bu itibarla, ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince temyize konu kararın maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. C. Temyize Konu Kararın Davacılardan ...'in Manevi Tazminat İstemine İlişkin Kısma Yasal Faiz Yürütülmemesi Yönünden İncelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir. Uyuşmazlıkta, davacı ... tarafından, dava dilekçesinde, hükmedilecek tazminat tutarlarına olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi istenildiğinden, yerleşik Danıştay içtihadı gereği adı geçen davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarına idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, Bölge İdare Mahkemesince bu yönde hüküm kurulmamasında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının; A. Davacılar ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın manevi tazminat istemlerine ilişkin kısımlarının ONANMASINA, B. Davacılar ... ve ...'in maddi tazminat istemlerine ilişkin kısımlarının BOZULMASINA, C. Davacılardan ...'in manevi tazminat istemine ilişkin kısma yasal faiz yürütülmemesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.