T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1091 KARAR NO: 2026/600 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/03/2025 NUMARASI: 2023/882 E - 2025/218 K DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 03/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan i…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1091 KARAR NO: 2026/600 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/03/2025 NUMARASI: 2023/882 E - 2025/218 K DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 03/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davacı şirkete ait ... plakalı aracın, 27.04.2022 tarihinde aracın suya yağ karıştırdığı şikayeti ile davalı servise bırakıldığını, aracın yağ soğutucusu ve sistem temizlik işlemleri yapıldığı beyan edilerek servisten çıkışı sağlandığını, ancak 10.05.2022 tarihinde stop etmesi ve çalışmaması sebebi ile çekici ile servise çekimi sağlandığını, yapılan ekspertize istinaden arıza sebebinin aracın sistemi içerisinde yeterli temizliğinin yapılmayıp motor yağı kalmasından dolayı su devir daim işlemini yapamayarak hararet yapmasına yol açtığı, bundan kaynaklı olarak hararet müşirinin gerekli görevini yerine getirmeyerek hararet göstergesini çıkartmadığını, hararet yapan araç motor pistonlarına, silindir kapağına ve sair araç yedek parçalarına zarar verdiğini, davacı şirkete ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybının İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022.... D.İş dosyası ile tespit ettirildiğini ve tespit dosyasına verilen raporda KDV dahil 79.331,40- TL hasar bedeli, 10.465,00-TL değer kaybı, 10 günlük kazanç kaybı tespit edildiğini, davacı şirketin ren-t a car işi ile uğraşmakta olduğunu, bu nedenle tamir süresince kazanç kaybı oluştuğunu belirterek dava tarihi itibariyle kusur durumunun ve alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenememesi ve bu durumun yapılacak yargılama sonucu ortaya çıkacak olması nedeniyle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile 100- TL Hasar bedeli, 10-TL Değer kaybı, 10,00- TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 120-TL alacağın, 27.04.2022 itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Talep Arttırımı : Davacı vekili yargılama sırasında verdiği dilekçe ile , " 14.07.2024 tarihli ek bilirkişi raporu doğrultusunda müvekkil şirket için talep ettiğimiz tazminat talebimizi 83.721,40-TL arttırarak dava dilekçesi ile talep edilen tazminatla birlikte toplamda 83.841,40-TL tazminatın HMK md. 107 gereğince bedel arttırım mahiyetindeki işbu dilekçemizin ek bir dava mahiyeti taşımaması sebebi ile hasar tarihi olan 27.04.2022 tarihinden tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ile birlikte davalıdan tahsiline" şeklinde talebini arttırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilen davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinin 2 numaralı maddesinde, taraflarına ait araçta meydana gelen ve talep konusu yaptıkları hasar bedelinin 79.331,40 TL, değer kaybının 10.465,00 TL ve 10 günlük de kazan kaybının olduğunu beyan ettiğini, miktarları da, İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/.... D. İş sayılı dosyasından tespit ettirdiklerini de ayrıca beyan ettiklerini, hali ile davacı tarafından davalının sorumlu olduğu iddia edilen, alacak kalemleri ve alacak tutarları hakkında tam bir hakimiyeti söz konusu iken, davanın belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, yetkisiz mahkemede açılan davanın usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinden de görüleceği üzere, davalının adresinin "... Mah. ... Sokak NO.... ..... - İstanbul" olup, davalı hakkında açılacak davalarda yetkili mahkemeler İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olacağını bu nedenle, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, 27.04.2022 tarihinde 91709 km'de olan davacı şirkete ait ... plakalı aracın suya yağ karıştırdığı şikayeti ile davalının ... Servisine bırakıldığını, 30.04.2022 tarihinde, patladığı tespit edilen yağ soğutucusu değiştirildiğini, aracın suya yağ karıştırması nedeni ile kirlenen radyatörün uygun ilaçlarla temizliği yapıldığını ve eksilen motor yağı tamamlandığını, yapılan bu işlemlerin ardından ilk kontroller gerçekleştirildiğini, araçta var olan şikayetlerin devam etmediği tespit edildiğini, 10.05.2022 tarihinde ise araç, arızalı olarak ve 92150 km'de çekici yardımı ile servise getirildiğini, ilk kontrollerde aracın yine motor suyunda yağ olduğu tespit edildiğini, davalı, aracının tamiri talebi ile kendisine başvuran davacı yana karşı olan borcunu kusursuz olarak ifa ettiğini, araçta yapılması gereken işlemler bakımından gerekli tüm özeni göstererek davacıyı sürekli olarak bilgilendiren davalının, davacının uğramış olduğunu iddia ettiği zarardan sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığını, zira davalı, araç için kontrol gerektiğini ve kontrol tarihini davacı yana bildirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; " somut olayda davacı tarafa ait ... plaka nolu, 2018 model, ... marka, otomobile verilen servis hizmetinin ayıplı olduğu, davacı tarafa ait ... plaka nolu otomobilin motorunda meydana gelen hasar nedeniyle otomobilde meydana gelen hasar bedeli ve araç mahrumiyeti toplam bedelinin 83.831,40 olduğu, davacı tarafa ait ... plaka nolu otomobilin bu olayda değer kaybına uğramadığı, bilirkişi raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilerek " Davanın KABULÜNE,83.831,40 TL hasar ve araç mahrumiyet bedeli tazminatının 27/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şeklinde hüküm kurulmuştur. Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının kaynağı olan müvekkili ile arasındaki Servis Bakım - Onarım - Hasar Hizmet Sözleşmesinin dava konusu olayın gerçekleşme tarihinden sonra imzalanmış olduğu, sözleşme tarihinin 20.01.2023, olay tarihinin 27.04.2022 olduğu, tüm bu gerçeğin aksine dosyaya sunulan bilirkişi raporunda söz konusu sözleşmenin 20.01.2015 tarihli olduğunun ifade edilmiş olduğu, bu durumda bilirkişinin yanlış okuma sebebiyle esaslı hataya düştüğünün açık olduğu,bu husustaki itirazlarının ne bilirkişinin hazırladığı ek raporda, ne de mahkeme tarafından dikkate alınmadığı, Sözleşme incelendiğinde görüleceği üzere, tamirat işlemi sırasında davacı firma ile müvekkili şirket arasında bir sözleşme bulunmadığı, hali ile dava konusu olay tarihinde ortada bir eser sözleşmesi bulunmadığı,ayrıca davalı müvekkili firmanın, dava konusu aracın tamirat, onarım işlemini yapan firma olmadığı, bu olayda da tamirat işlemini gerçekleştiren tarafın ... Servisi olduğu, müvekkilinin yapmadığı bir işlemden ve iddia edilen olay tarihinde davacı ile arasında sözleşme yokken, müvekkilinin işbu davada sorumlu tutulmasının sözkonusu olamayacağı, Huzurdaki davanın ilk olarak İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/925E- 2023/114 K. numaralı dosyasında görülmüş ve yetkisizlik kararı verilmiş ve bu karara inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi de yetkisizlik kararını uygun bulmuş olduğu, sözkonusu 02/03/2023 tarih, 2023/1778E- 2023/1763K sayılı istinaf ilamında "ayrıca davacı tarafça istinaf dilekçesi ekinde sunulan taraflar arasında yapıldığı belirtilen 20.01.2023 tarihli sözleşmenin ise davaya konu uyuşmazlığın meydana geldiği 27.04.2022 tarihinden sonra yapıldığı anlaşılmakla sözleşmedeki yetki şartının somut olayda uygulanamayacağı anlaşıldığından..." şeklinde durumun açıklandığı, oysa ki huzurdaki dosyayı karara bağlayan İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin bu hususları dikkate almadığı tüm bunların yanında alınan, müvekkilinin işbu olayda sorumlu olduğunun kabulü manasına gelmemek üzere bilirkişi raporunda davaya konu aracın tamirat sonrası nasıl olup da 441 km yol gittiği hususu gerekçeli ve denetlenebilir biçimde açıklanmış da olmadığı, yerel mahkeme tarafından incelenmeyen bir diğer konunun ise zamanaşımı itirazları olduğu, davacı taraf daha öncesinde işbu iddia ettiği olay ile ilgili İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/.. D.İş dosyası ile araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı ile ilgili iddialarını tespit ettirdiğinden, bunlar davacı tarafından bilinebilir hususla olduğu, bu sebeple de belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğu, huzurdaki davanın kısmi alacak davası olduğunun kabulü gerektiği, bu sebeple de davacının iddialarını kabul manasına gelmemek üzere, alacak taleplerinden talep edilmeyen kısımlarının zamanaşımına uğradığının kabulü gerektiği, sonuç olarak davacı firma ile müvekkili şirket arasında olay tarihinde bir sözleşme bulunmadığı, bu durumun yerel mahkeme tarafından değerlendirilmediği, tazminat talebine konu tamiratın müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilmediği, iddia edilen bakım ve onarım işlemlerinden kaynaklı ne gibi bir sorun olduğu denetlenebilir şekilde bilirkişice tespit edilmediği ve talep edilmeyen alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığı açık şekilde ortadayken, hatalı değerlendirmeler sonucu karar verildiği ,bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava , araç tamiri şeklindeki eser sözleşmesine aykırılık, ayıplı ifa iddiasına dayalı tazminat ve alacak taleplerine ilişkindir. Dosyada mevcut belgelerden ; .... Şti.nin servisin İŞ EMRİ formuna göre davacı tarafa ait ... plaka nolu, 91.709 km'deki, ........2018 model aracın 27.04.2022 tarihinde servise geldiği, serviste (aracın yağ soğutucusu patladığını ve değişiminin yapıldığını, motor suyuna yağ karıştığını, temizlendiğini, sistem temizliği yapılarak yağ eklemesi yapıldığı) servisteki işlemlerin yapılmasından sonra 30.04.2022 tarihinde teslim edildiği, Davalı ....Şti.nin davacı ....A.Ş. adına düzenlediği 12.05.2022 tarihli E-faturada dava konusu aracın yağ soğutucusu, radyatör temizliği, motor yağı ve mekanik işçiliği için KDV dahil 4.354,20 TL ödeme yapıldığı görülmektedir.Bu sebeple davalı tarafın ,taraflar arasında eser sözleşmesi bulunmadığına ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Diğer yandan ,TBK uyarınca eser sözleşmeleri 5 yıllık zamanaşımına tabi olup,fatura ve dava tarihi itibarıyla bu süre dolmadığından,bu yöne ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Davacı tarafça delil olarak bildirilen , İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/... D.İş dosyası ile araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı ile ilgili tesbit raporu alındığı görülmüştür. Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle; "2- Dava konusu olan ... plaka nolu, 2018 model, ... marka, otomobilin demonte edilen motoru üzerinde keşfen inceleme yapan bilirkişinin motorda tespit ettiği hasar incelendiğinde, motorun gereği gibi soğutulmaması nedeniyle hararetin yükselmesi ve silindir kapağı, contası, pistonlar, biyel kolları, krank mili, vs malzemerin hasarlanması soğutma sisteminin tam temizlenmediğini desteklemektedir. Motor suyuna yağın karışması ile Radyatör Hortumlarında yağ filmi oluştuğu ve yağ karışımını önlemek ve sistemdeki yağın servis tarafından temizlenmesi gerekir. Eğer motor suyuna yağın karışımı önlenmez ve soğutma sisteminin yağdan arındırılmaz ise zamanla radyatör hortumları ve su kanalları tıkanarak motorun soğutulması yapılamaz ve hararet yükselerek motor ve aksamının hasarlanmasına neden olur. Bu tespitler birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu araca verilen servis hizmetinin AYIPLI olduğu sonucuna varılmıştır.Davacı tarafa kasko sigortalı ... plaka nolu, 2018 model, ... marka, otomobilin hasarı 30.06.2022 tarihli eksper raporu ile tespit edilmiş değerlendirilmiştir. Ayrıca hasarın durumunu gösteren fotoğraflar mevcuttur.Olayın oluş biçimi, hasar fotoğrafları ile raporlardaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, otomol motorunda hararet nedeniyle silindir kapağı, contası, pistonlar, biyel kolları, krank mili, yağ pompası, subap takımı, vs. olmak üzere 19 kalem malzemenin hasarlandığı ve motor işçiliği, meknik, taşlama ve diğer işçilikler uygulandığı görülmektedir. Eksperin tespit ettiği malzeme ve işçilik bedellerinin kadri maruf olduğu görülmektedir." şeklindeki tesbitler yapılarak, davacı tarafa ait ... plaka nolu, 2018 model, ... marka, otomobile verilen servis hizmetinin ayıplı olduğunu, davacı tarafa ait ... plaka nolu otomobilin motorunda meydana gelen hasar nedeniyle otomobilde meydana gelen Hasar bedeli ve araç mahrumiyeti toplam bedelinin 83.831,40 olduğunu, davacı tarafa ait ... plaka nolu otomobilin bu olayda değer kaybına uğramayacağını beyan ve rapor etmiştir. Bilirkişi ek raporunda aynı görüş ve kanaatte olduğunu beyan etmiştir. Yargılamada alınan bilirkişi raporu ,denetime elverişli olup,yeterli teknik inceleme içerdiğinden,hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 5.726,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.431,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.294,37 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03/03/2026