19. Ceza Dairesi 2015/27898 E. , 2017/5003 K. MAHKEMESİ : İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, 1-Sanığın…
**19. Ceza Dairesi 2015/27898 E. , 2017/5003 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, 1-Sanığın üzerine atılı “alacaklıları zarara uğratmak kastıyle mevcudu eksiltmek” suçunun takibi şikayete bağlı olup, şikayete konu taşınmazların 16.5.2012 ve 21.6.2012 tarihlerinde devrinin yapılmış olduğu anlaşılmış olup, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 347. maddesinde düzenlenen "şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer” hükmü karşısında şikayetçi vekilinin suça konu olayda bir yıllık süre geçtikten sonra 6.9.2013 tarihinde şikayette bulunması nedeniyle sanık hakkında bu eylemlere yönelik şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Sanığın savunmasında ve 11.3.2014 tarihli dilekçesinde bildirdiği şikayete konu tasarrufların bir kısmının iptaline ilişkin olarak açılan, Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/247 esas sayılı tasarrufun iptali dosyasına ilişkin kararın kesinleşmesinin beklenilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumlarının takdiri yerine eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi, Kabule göre de; 1-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 20004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 331. maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, 2-Dava ve cezanın İİK'nın 354. maddesinde yazılı bulunan sebeplerden düşeceğinin kararda gösterilmemesi, 3-Türk Ceza Kanununda içtima hükümleri bulunmadığı gözetilmeden hapis cezasından çevrilen 3.000 TL adli para cezası ile 5 gün karşılığı olarak verilen 100 TL adli para cezasının toplanarak sanığın neticeten 3.100 TL adli para cezasına hükmedilmesi Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.