DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1069 E. , 2024/1692 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1069 Karar No : 2024/1692 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF : I-(DAVALILAR) : 1-... 2-... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... II-(DAVALILAR YANINDA MÜDAHİL) : ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ... Hukuk Müşaviri Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 14/02/2024 tarih ve E:2023/3388, K:2024/879 sayılı kararının temyi
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1069 E. , 2024/1692 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1069 Karar No : 2024/1692 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF : I-(DAVALILAR) : 1-... 2-... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... II-(DAVALILAR YANINDA MÜDAHİL) : ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ... Hukuk Müşaviri Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 14/02/2024 tarih ve E:2023/3388, K:2024/879 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hatay ili, Antakya ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli listede yer alan taşınmazların, yeni şehir hastanesinin yapımı amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 14/04/2023 tarih ve 32163 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/04/2023 tarih ve 7090 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın, Gülderen Mahallesi, 135 ada 91 parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 14/02/2024 tarih ve E:2023/3388, K:2024/879 sayılı kararıyla; Davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazları yerinde görülmemiş, Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3., 5., 6., 27. maddeleri; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 1., 3., 4., 8. maddesinin (d) bendi ve 20. maddesi; 10/04/2023 tarih ve 32159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 05/04/2023 tarih ve 7452 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaşan, 24/02/2023 tarih ve 32114 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 126 sayılı "Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi "nin 1., 2. maddesinin 1. ve 4. fıkralarına yer verilerek, Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine göre mülkiyet hakkına yapılan bir müdahalenin Anayasa'ya uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerektiği; Anayasa'nın 5. maddesinin de insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamayı devletin temel amaç ve görevleri arasında saydığı; Devletin, kişilerin sağlık hakkından tam anlamıyla yararlanabilmeleri ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeleri amacıyla yasal, idari, mali, yargısal ve diğer önlemleri almak zorunda olduğu, bu nedenle Anayasa'nın, kişiler için bir hak olan sağlık hizmetinin yerine getirilmesinde sosyal hukuk devleti olmanın gereği olarak devlete pozitif yükümlülük getirdiği, 3194 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılmaması ve arazi kullanımı ile yapılaşmada sadece imar planları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu; taşınmazın, imar planında tahsis edildiği amaç doğrultusunda kullanılması zorunlu olduğundan, taşınmazın imar planında yer alan kullanım kararı dışındaki bir amaçla kamulaştırılmasının mümkün olmadığı, imar planı bulunan bölgelerde, taşınmazın imar planında yer alan kullanım kararı doğrultusunda kamulaştırma yapılması, diğer bir ifadeyle kamulaştırmanın ancak taşınmazın imar planında ayrıldığı amaçla yapılması gerektiği, 06/02/2023 tarihinde gerçekleşen Kahramanmaraş ili, Pazarcık ve Elbistan ilçe merkezli deprem afeti nedeniyle, Adana, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis. Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illerinin, 07/02/2023 tarih ve 489488 sayılı ve 15/02/2023 tarih ve 492100 sayılı kararlarla "Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi" ilan edildiği, 126 sayılı "Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi " ile 06/02/2023 tarihinde vuku bulan depremler dolayısıyla genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, köy yerleşme alanları dâhil belirlenen kesin iskân alanlarında ve mevcut kentsel alanlarda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanacak imar planı ve imar uygulamaları beklenmeksizin, jeolojik etüt raporu ve zemin etüt raporu doğrultusunda uygulama yapılabilmesine olanak sağlandığı, diğer bir deyişle, 06/02/2023 tarihili depremler dolayısıyla genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, köy yerleşme alanları dâhil belirlenen kesin iskân alanlarında ve mevcut kentsel alanlarda imar planı ve imar uygulamaları ya da imar planı değişikliği beklenmeksizin uygulama yapılabilmesi sebebiyle, ihtiyaç duyulan kamusal kullanıma isabet etmeyen taşınmazların, kamu hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla kullanılabileceği, Kanun koyucunun, 7452 sayılı Kanun ile kamu yararı düşüncesiyle, 06/02/2023 tarihinde vuku bulan depremler dolayısıyla genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde depremin yaralarının hızla sarılarak şehrin yaşanabilir duruma getirilmesi, toplumun normal yaşantısına hızlı ve etkili bir şekilde dönmesi, yıkılan ve hasar gören vatandaşların konutlarının ve kamu hizmet binalarının yeniden inşası ve depremin etkilerinin en aza indirilmesi amacıyla yıkılan ve hasar gören yapıların yerine, toplumun ihtiyacı olan yapıların bir an önce inşa edilebilmesi için düzenleme yaptığı, 7452 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemenin; deprem nedeniyle zarar gören yapıların hızlı şekilde inşaası suretiyle depremin etkilerinin giderilmesine ve deprem nedeniyle bozulan normal yaşam koşullarının hızlı bir şekilde oluşturulmasına ve bu konuda kolaylık sağlamaya yönelik olduğu açık olduğundan, anılan Kanun hükmünün kamu yararı amacını taşıdığının anlaşıldığı, Kural olarak, sağlıklı kentleşme için, çevre düzeni planı ve varsa çevre düzeni planına uygun olarak hazırlanan nazım imar planı ve uygulama imar planı kararlarına uygun olarak yapı ruhsatı alınarak inşaat yapılması gerektiği, ancak; Hatay ilinde 06/02/2023 tarihinde büyük bir deprem felaketinin yaşandığı ve büyük yıkıma yol açtığı, bu nedenle de ilin tamamının "Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi" ilan edildiği dikkate alınarak, 24/02/2023 tarih ve 126 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanacak plan ve imar uygulamaları beklenmeksizin, jeolojik etüt raporu ve zemin etüt raporu doğrultusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanacak vaziyet planına ve düzenlenecek yapı ruhsatına göre uygulama yapılabileceği hükmü ile anılan kurala istisna getirildiği, 24/02/2023 tarih ve 126 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmüne istinaden şehir hastanesinin yapımı amacıyla dava konusu 13/04/2023 tarih ve 7090 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın alındığı, uyuşmazlığa konu taşınmazların bulunduğu alana ilişkin 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının bulunduğu, deprem afeti sebebiyle il genelinde bozulan kamu düzeninin süratli bir şekilde yeniden sağlanması, sağlık hizmetine erişimdeki fiziksel engellerin kaldırılması, deprem nedeniyle hasar gören sağlık tesislerinin yerine nitelikli sağlık hizmeti sunumu için yeni hastane yapılması, böylelikle modern ve yeni teknolojilerle kaliteli sağlık hizmeti sunulması amacıyla uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, Diğer taraftan, duruşma esnasında müdahil vekili tarafından; Hatay 900 yataklı Şehir hastanesine ilişkin jeolojik ve zemin etüt raporunun CD ortamında Dairelerinin E:2023/3387 sayılı dosyasına sunulduğu, Bu durumda; uyuşmazlığa konu taşınmaz 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında sağlık tesisi alanı olarak belirlenmemiş ise de; 7452 sayılı Kanun ile yasalaşan 126 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca uyuşmazlığa konu taşınmazın sağlık tesisi alanı olarak belirlenmesine ilişkin imar planı değişikliği beklenmeksizin uygulama yapılabileceği ve anılan Kanun hükmünün kamu yararı amacını taşıdığı ve 06/02/2023 tarihinde Hatay ilinde büyük bir deprem felaketinin yaşandığı dikkate alındığında, depremin yaralarının hızla sarılarak şehrin yaşanabilir duruma getirilmesi, toplumun normal yaşantısına hızlı ve etkili bir şekilde dönmesi, depremin etkilerinin en aza indirilmesi, vatandaşlara sağlık hizmeti sunulması, sağlık hizmetine erişimdeki fiziksel engellerin kaldırılması, deprem nedeniyle hasar gören sağlık tesislerinin yerine nitelikli sağlık hizmeti sunumu için yeni hastane yapılması, böylelikle modern ve yeni teknolojilerle kaliteli sağlık hizmeti sunulması amacıyla acele kamulaştırma yönteminin tercih edilmesinde kamu yararının ve acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, uyuşmazlığa konu taşınmaza sağlık tesisinin bir an önce yapılabilmesi maksadıyla el konulmasına imkan veren dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararı'nda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kamulaştırılmasına karar verilen alanın imar planlarında yerleşim alanı olarak belirlendiği, uyuşmazlık konusu taşınmazın, konut alanı ve bahçe olarak kullanıldığı; kararın uygulamaya konulması ile konutsuz kalacakları ve barınma haklarının ellerinden alınacağı, bu durumun Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde ifadesini bulan barınma ve mülkiyet hakkına açıkça aykırılık teşkil ettiği, mevzuat uyarınca imar planlarında yerleşim alanı olarak belirlenen alanların başka amaçlarla kamulaştırılmasının mümkün olmadığı; öte yandan davanın reddine karar verilmiş olsa bile adalet ve hakkaniyet kuralları gereğince aleyhine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiği, aksi kabulün, afetzede olmaları nedeniyle mahkemeye erişim haklarını kısıtlayacağı ve adil yargılanma hakkını ihlal edeceği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler ile müdahil tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 14/02/2024 tarih ve E:2023/3388, K:2024/879 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4.Kesin olarak, 19/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.