4. Hukuk Dairesi 2022/2793 E. , 2022/10285 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili; 16.01.2005 tarihinde müvekkili ...'in eşi, ...ve...'in babası...’ın sevk ve idaresindeki aracı ile geçirmiş olduğu tek taraflı tra…
**4. Hukuk Dairesi 2022/2793 E. , 2022/10285 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili; 16.01.2005 tarihinde müvekkili ...'in eşi, ...ve...'in babası...’ın sevk ve idaresindeki aracı ile geçirmiş olduğu tek taraflı trafik kazasında hayatını kaybettiğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 750,00'şer TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, isim dilekçesiyle talebini ... için 35.150,55 TL, ...için 6.299,72 TL... için 6.299,72 TL'ye yükseltilmiştir. Davalı vekili; haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların davasının kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/3918 Esas, 2018/12561 Karar sayılı ilamıyla davacı eşin evlenme ihtimali kaza tarihindeki yaşına göre değerlendirilip buna göre indirim yapılması gerekirken rapor tarihinin esas alınması ve ıslah edilen kısım yönünden davalının ıslah zamanaşımı itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava , destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yargılamanın sonuçlandırıldığı 14.12.2021 tarihli kısa kararda, "Davanın Kısmen Kabul ve Kısmen Reddine; davacılar ... ..., ...... ve... ... için ayrı ayrı 2.250,00 TL maddi tazminatın 28/06/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine, adı geçen davacıların ıslah dilekçesine konu fazlaya ilişkin taleplerinin zamanaşımı sebebiyle reddine" karar verilmiş, 06.01.2022 tarihli tahsis şerhi ile 'her ne kadar duruşmanın 14.12.2021 günlü celsesinde davacıların her biri için ayrı ayrı 2.250,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine dair hüküm kurulmuş ise de, söz konusu hükümde davacıların ıslah dilekçesine konu fazlaya ilişkin taleplerinin zamanaşımı sebebiyle reddine karar verildiği, dolayısıyla davacıların zamanaşımı sebebiyle reddedilen bu talepleri dışındaki tazminat taleplerinin her bir davacı için ayrı ayrı 750,00 TL ile sınırlı olduğu, bu itibarla duruşmada verilen hükmün (1) no'lu fıkrasında "...ayrı ayrı 2.250,00 TL maddi tazminatın..." şeklindeki ibaredeki rakam hanesinin maddi hata sonucu sehven yazılmış olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 304.maddesi uyarınca anılan ibarenin hükümden çıkartılarak yerine "...ayrı ayrı 750,00 TL maddi tazminatın" şeklinde yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir. Hükmün tavzihi ile tashihi şartları, 6100 sayılı HMK'nun 304. ve 305. maddelerinde düzenlenmiş olup; tashih için karar içeriğinden anlaşılan ancak basit hesap ya da yazım hatası nedeniyle hükümde oluşan bir hatanın bulunması; tavzih için ise, açık olmayan ya da birbiriyle çelişkili olan hüküm kısımlarının bulunması gerekmektedir. Bu itibarla, ne tavzih ne de tashih yoluyla, mahkemenin tefhim ettiği kısa kararında yer almayan yeni bir yükümlülüğün re’sen tahsis yoluyla taraflara yüklenmesi ya da bir hakkın taraflara sağlanması mümkün değildir. Tefhim edilen kısa karardaki miktarların yukarıda anılan tahsis şerhi ile değiştirilmesine ilişkin olarak yapılacak bir usul işlemine cevaz veren yasal düzenleme bulunmadığı gibi İlk Derece Mahkemesince yapılan düzeltme işleminin, hükmün değiştirilmesi mahiyetinde olduğu ve davacının haklarını, davalıların yükümlülüklerini değiştirdiği dikkate alındığında; kısa karardaki tarafların ve yükümlülüklerinin, gerekçeli kararın re'sen tashihi suretiyle, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki yaratıldığı açıktır. Bu durum, HMK’nun 294/3. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas-1992/4 Karar Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca, kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderildiği bir hüküm kurulmak üzere İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre; davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 14.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.