(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/8413 E. , 2006/9003 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine verilen dilekçe ile tapu iptail, tescil ve şerhin iptaline yapılan duruşma sonunda; Orman Yönetiminin davasının reddine, ... Dinleyicinin davasının kabulüne dair verilen 28/09/2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği dü
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/8413 E. , 2006/9003 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine verilen dilekçe ile tapu iptail, tescil ve şerhin iptaline yapılan duruşma sonunda; Orman Yönetiminin davasının reddine, ... Dinleyicinin davasının kabulüne dair verilen 28/09/2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ..., ... Köyü 9 pafta 306 sayılı parselin l939 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında orman sınırları içinde bulunduğu gibi l988 yılında yapılan aplikasyonda da orman sınırları içinde bulunduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile davalının elatmasının önlenmesini istemiştir. ... ise karşı dava açarak 9 pafta 306 sayılı parselin 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinde orman olarak sınırlandırılmışsa da 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılması nedeniyle l968 yılında ... tevzi komisyonunca dağıtımı yapılarak 4753 sayılı Yasa uyarınca tarla niteliği ile tapu kayıtlarının oluşturulduğunu, l988 yılında yapılan orman kadastrosunda ise orman sınırları içinde bırakılıp, bu konuda tapu tapu kaydı üzerine şerh konulduğunu, be nedenle orman kadastro işleminin iptali ile tapu kaydına konulan şerhin kaldırılmasını istemiştir. Mahkmece davacı ... Yönetiminin davasının reddine, karşı davacı ...'nin davasının kabulüne, dava konusu 9 pafta 306 parsel sayılı taşınmaza ilişkin orman tahdidinin iptali ile taşınmazın tapu kaydı üzerindeki "bu parselin ormanla ilişkisi vardır." şerhinin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmazın bulundugu yörede l939 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidi ile 15/06/1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Çekişmeli taşınmazın, yörede 3116 sayılı Yasaya göre 1939 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde bulunduğu gibi 15/06/1988 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasında da taşınmazın 1939 tahdidindeki gibi orman sınırları içinde bırakıldığı, 1951 yılında ... tefrik komisyonu tarafından makiye ayrıldığı, 4753 Sayılı Yasaya göre dağıtımı yapılarak tevzi tapusunun oluşturulduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, taşınmazın muhafaza makisi niteliğinde bulunup bulunmadığı ve muhafaza makisi niteliğinde ise 4753 Sayılı Yasaya göre oluşturulan tapu kaydına değer verilip verilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Orman Yönetiminin mahkemenin 2002/376 esasında açtığı davada dinlenen uzman orman bilirkişiler Prof. Dr. ... As ve arkadaşları taşınmazın eğiminin % 5-10 arasında olduğunu, gerçek kişi tarafından açılan ve birleştirilen 1999/262 esasında dinlenen bilirkişi ise eğimin % 10-13 arasında bulunduğunu açıklamışlardır. Mahkemece, her iki dava dosyasını birleştirdikten sonra, bilirkişi raporları arasındaki çelişki üzerinde durularak, yeniden yapılacak keşifte taşınmazın gerçek ve kesin eğimi saptanmamıştır. Birbirleriyle çelişkili ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulamaz. 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşı kavramından ... veya makiliklerle örtülü orman ve ... muhafaza karakteri taşıyan yerler orman sayılır. Bilimsel ve teknik olarak ta % 12’den fazla eğimli sahalar orman ve ... muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza makisi yani orman sayılır. Bu nitelikteki taşınmazların 5653 Sayılı Yasanın 1/son maddesine göre makiye ayrılmaları yasal olarak olanaklı olmadığı gibi 4753 Sayılı Yasanın 8. maddesinde de ormanların tevzi edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. 22.03.1996 tarih ve 1993/5-1 sayılı İnançları Birleştirme Kararında özel yasa hükümlerine göre oluşturulan tapulara değer verileceği belirtilmişse de, anılan İnançları Birleştirme Kararının orman niteliğini koruyan makilik alanlara uygulama yeri bulunmamaktadır. 22.03.1996 tarih ve 1993/5-1 sayılı Y.İ.B.B.G.K. kararı 5653 Sayılı Yasaya göre yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak makiye ayrılan ve özel yasalar gereğince oluşturulan tapulu yerlerde uygulanır. Yargıtay Yüksek 1. Hukuk Dairesinin 14.10.1999 gün ve 1999/7693-9956 sayılı kararında muhafaza makilikleri orman rejimine tabi olacağından verilen tevzii tapularının hukuki geçerliliğinin bulunmadığı kabul edildiği gibi yine aynı dairenin 19.09.2001 gün ve 2001/8253-9337 sayılı kararı ile de eğimi % 12’den fazla olan yerler makilik alanlar hakkında 5653 Sayılı Yasanın 43. maddesi hükmüne göre Bakanlar Kurulu Kararı olmasa dahi o yerin muhafaza makisi (Devlet Orman) sayılacağı, keza Hukuk Genel Kurulunun 25.11.2000 gün ve 2000/1663-1664 sayılı, keza yine Hukuk Genel Kurulunun 14.03.2001 gün ve 2001/20-214/239 sayılı kararında da % 12’den fazla eğimli taşınmazların muhafaza makisi niteliğinde orman sayılacağı görüşü benimsenmiştir. Bu nedenle, en eski tarihli 1/25000 ölçekli memleket haritası, hali hazır harita, topoğrafik haritalar, münhanili kadastro paftası ile ilgili yerden getirtilip önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir kadastro ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, eğim ölçer aletler (klizimetre) kullanılıp, münhali kadastro paftasından memleket haritası, hali hazır harita ve topoğrafik haritalardan da yararlanılmak suretiyle taşınmazın gerçek ve kesin eğimi belirlenmeli, ... muhafaza karakteri taşıyıp taşımadığı, muhafaza makisi niteliğinde bulunup bulunmadığı yönlerinde ayrıntılı bilimsel verileri bulunan denetime olanar sağlayacak, bilirkişilerin onayını taşıyan ve duraksama yaratmayacak nitelikte rapor alınmalı, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, yetersiz ve çelişik bilirkişi raporlarına dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerde davacı-davalı ... Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 20/06/2006 günü oybirliği ile karar verildi.