4. Hukuk Dairesi 2013/434 E. , 2013/18952 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar .......... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 26/.../2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen .../.../2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırla
**4. Hukuk Dairesi 2013/434 E. , 2013/18952 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar .......... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 26/.../2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen .../.../2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, ..... Gazetesi 02/.../2011 tarihli nüshasında yayınlanan ...... Defteri adlı köşe yazısında davalının "....... ... .... ..... hegomanyasından kurtulması gerekir...caminin din görevlileri ile bazı esnaf, diyanet teşkilatı mensupları işbirliği içerisine girmişler, tayin, atama, terfi, umreye adam götürmeye kadar…...... Camii şebekesinin en büyük müritlerinden birinin ... olduğu söyleniyor, şayet söylenenler doğru ise bu şebekeye müracaat etmeyi düşünüyorum, bu sayede hem dünyada hem ahirette rahat ederim...“ biçimindeki sözlerin kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olduğunu iddia ederek uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı, davaya konu yayın ve haberlerin gerçek olduğunu, haberin basın özgürlüğü kapsamında kaldığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Yerel mahkemece, yayının içerik olarak davacıların kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi .... maddesi bakımından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yerleşik içtihatlarıyla oluşturulan ilkelerden biri de ifade özgürlüğüne ilişkindir. Buna göre; ifade özgürlüğü, demokratik bir toplumun esaslı temellerinden birini ve toplumun ilerlemesi ve herbir bireyin gelişimi için temel koşullardan birini oluşturur. İfade özgürlüğü sadece lehte olduğu kabul edilen veya zararsız görülen veya ilgilenmeye değmez bulunan “haber“ ve “düşünceler“ için değil, aynı zamanda aleyhte olan, çarpıcı gelen ve rahatsız eden haber ve düşünceler için de uygulanır. Sözleşmenin .... maddesinde belirtildiği üzere bu özgürlüğün istisnaları vardır; ancak bu istisnalar dar yorumlanmalı ve bir kısıtlama ihtiyacının bulunduğu inandırıcı bir şekilde ortaya konmalıdır (.... ... .... - .... ....; İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi Açıklama ve Önemli Kararlar, Cilt:..., s.365, .... ve ..... [BD] 43). İfade özgürlüğü ayrıca herkesin, demokratik bir toplumun özünde yer alan görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahip olması anlamına gelmektedir. Gerek Dairemizin, gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin istikrar kazanmış uygulamalarında kamu görevlilerinin kendileri tarafından bir tartışmaya neden olunması halinde kendilerine yönelik sert ve ağır eleştirilere katlanması gerektiği kabul edilmiştir. Davalı, ilde müftü ve imam kaynaklı olan bazı uygulamaları eleştirmektedir. Din (İslam) merkezli uygulamaların her kesimi kucaklayıcı olması gerektiğine göre davalının eleştirileri saldırı sınırına ulaşmamaktadır. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, açıklamaların tümü itibari ile eleştiri sınırları içinde kaldığı, davacıların kişilik haklarına yönelik bir saldırı bulunmadığı gözetilerek istemin tümden reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabulü doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir. SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ; bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/.../2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.