12. Ceza Dairesi 2020/308 E. , 2024/230 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi ile Temyiz isteminin reddine dair ek karar TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek karara yönelik temyiz isteminin esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 08.11.2019 tarihli ve 2017/3565 Esas, 2017/2652Karar sayılı ek kararın katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; 5271 sayılı Ceza Mu
**12. Ceza Dairesi 2020/308 E. , 2024/230 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi ile Temyiz isteminin reddine dair ek karar TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek karara yönelik temyiz isteminin esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 08.11.2019 tarihli ve 2017/3565 Esas, 2017/2652Karar sayılı ek kararın katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ek kararın temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılanlar vekilinin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sakarya Çocuk Mahkemesi 05.04.2017 Tarih ve 2016/849Esas 2017/178 Karar Sayılı Kararı ile; Suça sürüklenen çocuk hakkında, taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Yerel mahkeme hükmünün Suça Sürüklenen Çocuk Müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 14.09.2017 tarihli 2017/3565 Esas, 2017/2652Karar sayılı Kararı ile; Suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE KESİN OLMAK ÜZERE karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 14.09.2017 tarihli kesin nitelikteki olarak verilen asıl kararına karşı, katılanlar vekilinin temyiz talebinde bulunması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 08.11.2019 tarihli EK KARARI İLE ; 1.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 14.09.2017 tarihli 2017/3565 Esas, 2017/2652 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince kesin nitelikte verilmiş olduğu, ilama konu suçun 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı yasa ile değiştirilen 5271 sayılı Kanun'un 286 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan temyizi kabil suçlardan olmadığı anlaşıldığından, katılanlar vekilinin “Temyiz Taleplerinin Reddine” karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.01.2020 tarihli 2019/135702 tebliğname ile katılanlar vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin Esastan Reddi ile Onanması görüşü ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan, 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkra ile katalog suçlarda bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları temyiz yolu açılmasının hukuk devleti ilkesine aykırılık oluşturduğu, bu sebeple dosyanın yeniden incelenmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; 1.28.11.2016 tarihinde suça sürüklenen çocuk ...'un sevk ve idaresindeki 61 LF 332 plakalı ... ile Adnan ... Bulvarı üzerinde yol şerit çizgisi, trafik ve yaya geçidi levhası bulunan yağmur nedeniyle ıslak zeminli, eğimsiz yolda seyir halinde bulunduğu esnada ölen ...'a yaya geçidi üzerinde çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir. 2. Kaza tespit tutanağına göre, bu kazanın oluşumunda 61 LF 332 plakalı ... sürücüsünün 2918 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca "araçların hızını yaya geçitlerine yaklaşırken azaltmamak" kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu belirlenmiştir. 3. Savcılık aşamasında keşif üzerine alınan tarihli bilirkişi raporuna göre, suça sürüklenen çocuğun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 74 üncü maddesine göre ''trafik işareti ile belirlenmiş yaya geçitlerine yaklaşırken araçlarını yavaşlatmamak ve bu geçitlerden geçen veya geçmek üzere bulunan kişilere ilk geçiş hakkını vermemek'' düzenlemesi uyarınca asli kusurlu, ölen ...'ın aynı yasanın 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre ''ışıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde yaklaşan aracın uzaklık ve hızını gözönüne almadan veya gözönüne aldığı halde uygun zamanda geçmemek'' düzenlemesi uyarınca tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. 4. 30.11.2016 tarihli ölü muayene işlemine göre kişinin ölümünün trafik kazası ile husulü mümkün kafa kemiği ile tibia kırığı ile müterafik beyin kanaması ve genel beden travmasına bağlı olarak gerekleştiği tespit edilmiştir. 5. Suça sürüklenen çocuk ...'un alınan savunmasında; olay günü sol şeritte 30-40 km hızla ilerlediğini, yaya geçidinin üzerinde bulunan otobüs nedeniyle yayayı fark etmediğini, vurduğunu anladığını ancak babasından habersiz aracı aldığı için korktuğundan durmadığını beyan ettiği görülmüştür. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Katılanlar vekili 06.11.2019 tarihli temyiz dilekçesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi 14.09.2017 tarihli, 2017/3565 Esas, 2017/2652 Karar sayılı "İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine" ilişkin asıl kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasına karar verilmesi talebinde bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesi 08.11.2019 tarihli Ek kararı ile, katılanlar vekilinin temyiz talebinin, temyiz edilemeyecek hükümlerden (kesin) olması nedeni ile temyiz talebinin reddine karar vermiş, katılanlar vekili bu sefer de 19.11.2019 havale tarihli temyiz dilekçesinde; ek kararın bozulması talebinde bulunmuştur. Taksirle öldürme suçundan suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hapis cezasına ilişkin hükmün suça sürüklenen çocuk müdafi tarafından temyiz istemi, cezanın türü ve miktarı ile temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “a) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına" ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk müdafinin suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin, hükmün 5271 sayılı Kanun’un 286 ıncı maddesi gereğince kesin kararlardan olduğu gerekçesiyle reddine ilişkin, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesinin 08.11.2019 tarihli EK KARARINDA herhangi bir isabetsizlik görülmemiş olup, suça sürüklenen müdafinin temyiz istemleri yönünden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 08.11.2019 tarihli ve 2017/3565 Esas, 2017/2652 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ İLE EK KARARININ ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Sakarya Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde karar verildi.