(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/2844 E. , 2007/3260 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı temsilcisi tarafından, davalı aleyhine 6.4.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.1.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bü…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/2844 E. , 2007/3260 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı temsilcisi tarafından, davalı aleyhine 6.4.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.1.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava, kadim yaylak iddiasına dayalı tapu iptali ve özel siciline yazılması istemiyle açılmıştır. Davalı, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin yayla olmadığını, vakıf taşınmazı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece istem hüküm altına alınmış, kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava konusu taşınmazın ... yaylası olarak bilinen ve memleket haritalarında bu isimle işaretlenen 1600 rakımlı bölgede bulunduğu, aynı yörede açılan bir başka dava sebebiyle yapılan yargılamada taşınmazın Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 29.12.1995 tarih 7745-7843 sayılı ilamında ve Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1996 tarih 1996/17-294-426 sayılı ilamı ile yaylak olarak kabul edildiği, dosyada toplanan deliller mahallinde yapılan keşif ve keşif sonucu bilirkişinin düzenlediği kroki ile sabittir. Taşınmazın orman ile ilgisine gelince; Orman Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporun gerekçe kısmında, bölgede yapılan ve kesinlik kazanan orman çalışmaları neticesinde davaya konu parselin orman sınırları dışına çıkarıldığı, memleket haritasında orman dışı açıklık alan, amenajman haritasında da iskan alanları kapsamında olduğu belirtilerek sonuç itibariyle taşınmazın orman sayılmayan alanlar içerisinde olduğu belirtilmiştir. Dosyadaki kanıtlar ve benzer dosyalarda yapılan keşifler sonucu düzenlenen raporlar ile; orman kadastrosunun arazi kadastrosuna esas olmak üzere yapıldığı kadastro çalışmalarının 1994 yılında kesinleştiği, anılan çalışma dışında bundan önce başkaca yapılmış bir orman kadastrosu da bulunmadığından " Orman sınırları dışına çıkarıldığı" ibaresinin "orman sınırları dışında bırakılmıştır" anlamında rapora yazıldığı anlaşıldığından aşınmazın orman ile ilgisinin bulunmadığı kabul edilmiştir. HUMK.nun 238/2.maddesine göre “maruf ve meşhur olan hususlar münazaalı sayılmaz”, davalı taşınmazın bulunduğu yer sadece o yöre halkı tarafından değil herkesin bildiği yurt genelinde maruf olan “... Yaylasıdır”. Bilinen gerçekler karşısında mahkemece taşınmazın niteliğinin yayla olarak belirlenmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur.