3. Hukuk Dairesi 2016/21322 E. , 2017/10233 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE)MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, fakirlik içinde muhtaç bir hayat yaşadığını, bakı…
**3. Hukuk Dairesi 2016/21322 E. , 2017/10233 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE)MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, fakirlik içinde muhtaç bir hayat yaşadığını, bakımı ile kızları ve damatlarının ilgilendiğini, davalı oğlunun bir katkısı olmadığını, bakım ve giderlerine katkıda bulunmayı davalının kabul etmediğini ileri sürerek, aylık 400 TL yardım nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davacının fakirlik içinde olmadığını, 15.000 m2 içerisinde yer alan ve içinde kayısı bahçesi de olan yer içerisinde olan kendi evinde kaldığını, yine davacının içinde kayısı ağaçları olan 80 dönüm arazisi olduğunu, taşınmazlardan elde ettiği geliri kız çocukları ile birlikte harcadığını, davacıya 2002 yılında eşinden kalan 80 dönüm taşınmazı 25.000 TL'ye sattığını, davacının dul aylığına yazılıp oradan gelen gelir ile yaşamını sürdürdüğünü, davacının ekonomik olarak bir sorunu olmadığını, davacı annesine her zaman evinde bakmak istemesine rağmen annesinin bu isteği her defasında reddettiğini, ekonomik olarak zor durumda olmasına rağmen yaptığı yardımların aralarının iyi olmadığı kardeşleri tarafından kullanılmasından üzüntü duyduğunu, annesinin diğer çocukları tarafından bu davayı açmaya zorlandığını, annesinin kendi yanında yaşamak istemesi halinde ekonomik durumu iyi olmamasına rağmen evinin her zaman kendisine açık olduğunu, açılan davanın iyiniyetten yoksun olduğunu, davacının her türlü ihtiyacını diğer çocukları dışında kendisi tarafından karşılanmasını istediğinin ortada olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacıya bakmakla sadece davalının bulunmadığını, insani olarak diğer çocuklarının da davacıya bakmakla yükümlü olduğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları göz önüne alınarak, davacı lehine nafakaya hükmedilmesi gerekmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. TMK’ nun 364. maddesine göre; “Herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.” Yine aynı kanunun 365. maddesinin 2. fıkrasında ; “Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir.” düzenlemesi ye almıştır. Hukuk Genel Kurulunun 7.6.1998 gün, 1998/656;688 sayılı ilamında da; ":...yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür ( eğitim ) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların" yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.