10. Hukuk Dairesi 2025/3647 E. , 2025/8321 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/13 E., 2024/323 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DA
**10. Hukuk Dairesi 2025/3647 E. , 2025/8321 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/13 E., 2024/323 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 14.01.2006-19.02.2018 tarihleri arasında davalının ".... Mah. ... Sok. ... Villaları No:... ...../....." adresinde bulunan evinde 12 yıl boyunca kesintisiz şekilde ''ev hizmetlisi'' olarak asgari ücretle çalıştığını, hizmet ilişkisiyle bağlı olarak 14.01.2006 tarihinde işe başladığını ve 19.02.2018 tarihinde işten ayrıldığını, buna rağmen davalının uzun süre müvekkilinin sigortasını yaptırmadığını, sadece 19.08.2016-19.02.2018 tarihleri arası sigortasını yaptırdığını belirterek, davacının davalı nezdinde 14.01.2006-19.08.2016 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, müvekkilinin davacıyı ev hizmetlisi olarak yanına kabul etmediğini, müvekkilinin ev hizmetlerini yapmak üzere davacı ile aralarında bir hizmet sözleşmesi bulunmadığını, davalının davacıyı tanımadan önce davacının kız kardeşi ...'in davalının annesinin bakımına yardımcı olarak çalıştığını, davacının da onun yanında gelmesi nedeniyle davalının davacıyı tanıdığını, davalının annesinin vefat etmesi, kızı ...'nun evlenmesi, diğer kızı ile oğlunun yurt dışında olması nedeniyle evinin müsait olması ve davacının sokakta kalmasına vicdanı elvermemesi nedeniyle davacının evinde yaşamasına izin verdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.03.2021 tarihli kararı ile davanın kabulüne, davacının davalı yanında 14.01.2006-19.08.2016 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.03.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 13.03.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.09.2023 tarih, 2023/7121 E., 2023/8720 K. sayılı kararı ile "Dosya kapsamına göre davacının davalıya ait evde ikamet ettiği, dinlenen tanık beyanlarından evin temizlik ihtiyacı için ayrı çalışanlar olup yemeklerin ise davalı tarafından yapıldığının belirtildiği, yine bir kısım tanık beyanlarından davacının evin kızı gibi hareket ettiğinin belirtildiği, davacının davalıdan ücret almadığı, davalının bakıma da muhtaç durumda olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, öncelikle yukarıda yapılan açıklamalar ışığında hizmet akdinin belirleyici unsuru olan bağımlılık unsurunun ne şekilde gerçekleştiği belirlenmeli, özellikle hizmet akdinin unsurları olan bağımlılık, zaman ve ücret alma olgusunun varlığı araştırılmalı, taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdi olduğu sonucuna ulaşılması halinde davacının aile yaşantısı ile hizmet ilişkisinin iç içe geçtiği bu durumda hizmet akdiyle çalışmasında hangi işi günlük kaç saat zaman ayırarak yaptığı belirlenerek günlük 7,5 saat üzerinden haftalık ve aylık çalışma süresi belirlenmeli ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. ” gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı yanında 06.09.2008-19.08.2016 tarihleri arasında kesintisiz olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde özetle şu hususlara yer verilmiştir: "Somut olayda, davalı ...'un, kızının taraf olduğu Mersin 1. Aile Mahkemesi 2017/792 Esas sayılı boşanma davasının 12.02.2019 tarihli celsesindeki imzalı beyanı ile davacının 12 yıldır çalışanı olduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır. Davalının yaşı (... doğumlu), tek başına yaşaması ve yaşadığı villanın büyüklüğü dikkate alındığında, davalıya ait villada sürekli temizlik yapacak ve diğer ev hizmetleriyle birlikte misafirlerle ilgilenecek bir hizmetliye (yardımcıya) ihtiyaç duyulduğu anlaşılmaktadır. Davacının, davalıya ait evde ikamet etmesi, davalı tarafından evin kızı gibi görülmesi ve maddi bir takım yardımlarda bulunulması, birlikte yaşamanın getirdiği sonuçlar olup bu hususlar taraflar arasındaki işçi işveren ilişkisini ortadan kaldırmayacaktır. Nitekim, taraflar arasındaki ilişkinin kötüye gitmesi nedeniyle hizmet ilişkisinin de sonlandığı ve daha sonra davacının 01.01.2020 tarihinden itibaren başka bir yerde ev hizmetlisi olarak ayda 30 gün olacak şekilde çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır. Somut olayda; dosya içerisinde dinlenen tanık beyanları, Mersin 2. İş Mahkemesinin 2021/537 Esas sayılı dosya içeriği, Mersin 1. Aile Mahkemesinin 2017/792 Esas sayılı dosyasında dinlenen tanık beyanları ile davalı asilin davacının çalışanı olduğuna dair beyanı, davacının 19.08.2016-19.02.2018 tarihleri arasında davalı tarafından sigorta bildiriminde bulunulmuş olması, iş akdinin sonlanmasından sonra davacının başkası yanında ev hizmetlisi olarak çalışmaya devam etmesi ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının, davalı evinde sigortasız çalıştırıldığı davalıya ait cevap dilekçesi içeriğiyle de sabit olan kız kardeşi ....in 06.08.2008 tarihinde evlenip işi bırakmasından bir ay sonra davalı evinde çalışmaya başlayıp, 19.02.2018 tarihine kadar kesintisiz olarak ev hizmetlisi olarak çalıştığı anlaşılmış, bu nedenle davanın kısmen kabulüne karar verilerek, davacının davalıya ait evde hizmetli olarak 06.09.2008-19.08.2016 tarihleri arasında kesintisiz ayda 30 gün olacak şekilde asgari ücretle çalıştığına karar verilmiştir." VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının işçilik alacağı davasında dava dilekçesinde".. çalışan müvekkile çalıştığı dönemler boyunca hiçbir ücret ödenmemiştir." ikrarında bulunduğunu, davacının iddialarının soyut beyandan ibaret ve ispattan yoksun olduğunu, davacının asla ev hizmetlisi olarak çalışmadığını, hizmet akdinin Yargıtay ve yasa tarafından aranan tüm unsurlarının davamızda geçekleşmemesine rağmen Mahkemenin kanıtların aksine davanın kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu beyan etmektedir. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıya ait hizmet döküm cetvelinde davacının 19.08.2016 tarihine kadar herhangi bir işe girişi bulunmayıp yalnızca 19.08.2016-19.02.2018 tarihleri arasında davalı yanında çalıştığının görüldüğünü, Kurum kayıtlarının aksinin ancak aynı değerde olan yazılı delillerle ispatının mümkün olduğunu, sigortalı sayılmak için ücret ve sürekli çalışma birlikte arandığından, her iki koşulun da gerçekleşmiş olması gerektiğini, hizmet karşılığı ücret alınmıyorsa veya ücret alınmakla birlikte çalışmada süreklilik yoksa, bu tür çalışmayı sigortalı çalışma saymanın mümkün olmadığını, davacının davalı yanında çalışmasının süreklilik arz edip etmediğinin netleştirilebilmesi için; konutun kapsamı, hangi işlerde çalıştığı, bu çalışmalarının ne kadar süreyle yapılabileceği, buna göre çalışmasının tam zamanlı çalışmayı gerektirip gerektirmediği, dolayısıyla hizmet ilişkisinin unsurlarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiğini, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2. İnceleme konusu eldeki davada, Mahkemece bozmaya uyulmuş olmasına rağmen, bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Hizmet akdinin kabulü yerinde ise de ayda 30 gün üzerinden çalışıldığına yönelik değerlendirme isabetli değildir. Davacının daha sonra ev hizmetlisi olarak çalışmaya başladığı yerde bildirimlerinin 30 gün üzerinden yapılmış olması uyuşmazlık konusu dönem yönünden bağlayıcı olmaz. Bildirilmeyen dönem yönünden Mahkemece gerçeğe uygun çalışma süresi belirlenerek buna uygun karar vermelidir. 3. Dosya kapsamına göre dinlenen tanık beyanlarından evin temizlik ihtiyacı için ayrı çalışanlar olup, yemeklerin ise davalı tarafından yapıldığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Davacının aile yaşantısı ile hizmet ilişkisinin iç içe geçtiği bu durumda hizmet akdiyle çalışmasında hangi işi günlük kaç saat zaman ayırarak yaptığı belirlenerek günlük 7,5 saat üzerinden haftalık ve aylık çalışma süresi belirlenmeli ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.