Başvuru, öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sınır dışı etme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sınır dışı etme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 20/7/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca 2017/20323 No.lu bireysel başvuru dosyasıyla ilişkili olduğu gerekçesiyle başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve ekleri, ilgili kurumlardan ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) elde edilen bilgi ve belgelere göre olaylar özetle şöyledir:A. Genel Olarak Başvurucu, 1970 doğumlu olup Özbekistan vatandaşıdır. Din alimi olduğunu söyleyen başvurucu, ülkesindeki Kur'an ve din dersleri vermeye başladıktan sonra gördüğü baskılar nedeniyle 2006 yılında Birleşik Arap Emirlikleri’ne göçtüğünü, 2014 yılında ailesiyle birlikte Birleşik Arap Emirliklerinden Türkiye’ye geldiğini ifade etmektedir. Özbekistan İNTERPOL biriminin gönderdiği, terör örgütleriyle ilişkili olduğu ihtimali bulunan 29 kişilik listede yer alan başvurucu hakkında 24/1/2017 tarihinde genel güvenlik (G-87) nedeniyle tahdit veri girişi yapılmıştır. Başvurucunun 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) uyarınca “Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar” kapsamında olduğu değerlendirilerek Denizli Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün 30/3/2017 tarihli kararı ile hakkında sınır dışı kararı verilmiştir.B. Anayasa Mahkemesine Yapılan 2017/20323 No.lu İlk Başvuru Başvurucu 3/10/2016 tarihli ve 676 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (676 sayılı KHK) ile 6458 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik sonrasında sınır dışı etme işlemi yönünden etkili bir iç hukuk yolu bulunmadığını belirterek 14/4/2017 tarihinde doğrudan bireysel başvuruda bulunmuştur. 6458 sayılı Kanun’un maddesinin (3) numaralı fıkrasında 676 sayılı KHK ile yapılan değişiklik sonrasında sınır dışı etme kararlarına karşı dava açma süresi içinde veya yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancının sınır dışı edilmeyeceği hükmüne bazı istisnalar getirilmiştir. Buna göre “terör veya çıkar amaçlı suç örgütlerinin yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar”, “kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar” ile “uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler” bakımından dava açma süresinde veya yargılama sonuçlanmadan önce yapılan bireysel başvurular bakımından sınır dışı işleminin yürütmesinin durdurulmasına yönelik tedbir talepleri hakkında değerlendirme yapılması gereği ortaya çıkmıştır (Y.T. [TK], B. No: 2016/22418, 1/11/2016). Anılan KHK değişikliği nedeniyle 19/4/2017 tarihinde başvurucu hakkında verilen sınır dışı kararının uygulanmaması yönünde tedbir kararı verilmiştir. 2017/20323 No.lu bireysel başvuru dosyasıyla birlikte toplam 243 başvuru dosyası, 7/12/2020 tarihinde 2016/43088 No.lu başvuru dosyasıyla birleştirilmiştir. A.A.K. ve diğerleri (B. No: 2016/43088, 3/12/2020) kararında tüm başvurucular yönünden kötü muamele yasağı ve bununla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine, kamu makamları tarafından başvurucular hakkında yeniden bir değerlendirme yapılıncaya kadar başvurucuların sınır dışı edilmemesine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesine Yapılan İkinci Başvuru Başvurucu; sınır dışı kararının kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, başvuru yollarının 6458 sayılı Kanun’un maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre itiraz usul ve yöntemlerinin gösterilmediğini, bu nedenle kararı tebellüğden imtina ettiğini, sınır dışı edildiği takdirde işkence ve kötü muameleye maruz kalacağını öne sürerek 2/5/2017 tarihinde Denizli İdare Mahkemesinde iptal davası açmıştır. Dava 26/5/2017 tarihinde süre aşımı nedeniyle reddedilmiştir. 20/6/2017 tarihinde tebliğ edilen karara karşı başvurucu 20/7/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.