İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 29/12/2025 YAZIM TARİHİ : 07/01/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, fatura ve cari hesap ekstresine dayanılarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine yönelik olup, istinafa konu uyuşmazlık, mahkemece verilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişki…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/3228 - 2025/2815 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/3228 KARAR NO : 2025/2815 KARAR TARİHİ : 29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... ESAS İHTİYATİ HACİZ/TEDBİR TALEP EDEN : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF : ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 29/12/2025 YAZIM TARİHİ : 07/01/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, fatura ve cari hesap ekstresine dayanılarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine yönelik olup, istinafa konu uyuşmazlık, mahkemece verilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir. Davacı tarafından, davalıya satılıp, teslim edilen mallara ilişkin fatura bedelinin ödenmediği iddia edilerek ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş, mahkemece verilen ara karar ile taleplerin reddine karar verilmiştir. Ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. 2004 sayılı İİK'nun 257. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Tanımdan da anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz hukuki himaye tedbirinin işlerlik kazanabilmesi için ortada bir para borcu bulunmalı, buna ek olarak yasada belirlenen diğer koşullar gerçekleşmelidir. Bir başka hukuki himaye tedbiri olan ihtiyati tedbir ise genel olarak 6100 sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Değinilen madde kapsamında, “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” genel tanımına yer verilmiştir. Her iki tanımdan da anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz kurumu para alacaklarına, ihtiyati tedbir kurumu ise dava konusuna ilişkin olarak güvence sağlamaktadır. 1-İhtiyati Tedbir Talebi yönünden; dava, fatura ve cari hesap ekstresine dayanılarak başlatılmış icra takibine itirazı itirazın iptali davası olup, HMK'nun 389. Maddesi gereğince, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebileceği, davacı tarafından, ihtiyati tedbir yolu ile devir ve temliklerin önlenmesi talep edilen menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları dava konusu olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir yönünden ara kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. 2-İhtiyati Haciz Talebi yönünden; davacı tarafından, e- faturaya, cari hesap ekstresine ve teslim makbuzuna dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, faturalarda imza bulunmadığı gibi, fatura içeriğindeki mal ve/veya hizmetin, teslim yada ifa edildiği veya faturanın tebliğ edildiği hususlarında imzalı bir belgenin ibraz edilmediği, sunulan teslim makbuzunda ise davalının kimlik bilgilerinin yer almadığı, faturanın, tek başına malın teslim edildiğinin kabulü için yeterli bir belge olmadığı ve İİK'nun 258. md. kapsamında alacak ve ihtiyati haciz sebepleri bakımından kanaat verici bulunmadığı, bu nedenle, ilk derece mahkemesince, faturaya dayalı olarak talep edilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin olarak verilen ara kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin, ilk derece mahkemesince verilen ara karara karşı istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 md. gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talep eden vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 615,40.TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden ihtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 07/01/2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır