14. Hukuk Dairesi 2016/13139 E. , 2019/4822 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.07.2012 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkı kurulması birleştirilen dava elatmanın önlenmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 23.06.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verild…
**14. Hukuk Dairesi 2016/13139 E. , 2019/4822 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.07.2012 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkı kurulması birleştirilen dava elatmanın önlenmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 23.06.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkindir. Davacılar- birleştirilen dava davalılar vekili, 1026 parsel ve 356 parsel sayılı taşınmazlar lehine; davacılar yanında asli müdahiller vekili, 339 ve 357 parsel sayılı taşınmazlar lehine 1027 parsel sayılı taşınmaz üzerinden mecra hakkı kurulmasını talep ve dava etmişlerdir. Birleştirilen davada davacı vekili, davalıların 1027 parsel sayılı taşınmaza elatmasının önlenmesini pompa ile kulübenin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile, dava konusu .... Mahallesi 1 pafta 1026 ve 356 parseller lehine 1027 parsel aleyhine 15.09.2014 tarihli bilirkişi raporu ve ekli krokide gösterilen (yeşil gösterilen) su yolu geçit hakkı tesisine, birleştirilen davanın reddine, yatırılan geçit hakkı bedelinin 1027 parsel sahibi davalıya ödenmesine karar verilmiştir. Hükmü davalı- birleştirilen dava davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Tebliğ tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş bulunan 6100 sayılı HMK'nin 103. maddesinde adli tatilde görülecek dava ve işler sayılmıştır. Ortaklığın giderilmesi davaları sayılan bu davalar arasında bulunmamaktadır. Anılan kanunun adli tatilin sürelere etkisini düzenleyen 104. maddesi; “Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır” hükmünü içermektedir. Somut olayda; davalılar vekiline tebligat 17.08.2015 tarihinde yapılmış olduğundan temyiz süresi adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacaktır. Çünkü, 1086 sayılı HUMK’nun 176. maddesinin 10. fıkrası uyarınca sulh mahkemelerindeki davaların adli tatilde de görüleceğinin belirtilmesi nedeniyle önceki yasa döneminde adli tatil içerisinde dolan temyiz süreleri artık yeni yürürlüğe girmiş bulunan 6100 sayılı HMK’nin 103. maddesinde genel olarak sulh mahkemelerindeki davaların adli tatilde görülecek davalar arasında sayılmamış olması nedeniyle aynı yasanın 104. maddesi uyarınca adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzayacağından davalı vekilinin temyiz dilekçesi süresindedir. Bu itibarla mahkemenin temyiz itirazının reddine ilişkin kararı kaldırılarak işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.