12. Ceza Dairesi 2022/7673 E. , 2025/299 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3317 - 2022/416 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir…
**12. Ceza Dairesi 2022/7673 E. , 2025/299 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3317 - 2022/416 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Alaplı Asliye Ceza Mahkemesince sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 51 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezalarının ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karara karşı sanıklar müdafii ile katılan vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile ; "1-Sanıklar hakkında 2863 Sayılı Yasanın 65/1 maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasının, yüklenen suçun yasal unsurları oluşmadığı anlaşılmakla, CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca ayrı ayrı BERAATLERİNE, 2-Sanıklar kendilerini aynı vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince taktir edilen 4.080 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak eşit oranda SANIKLARA VERİLMESİNE, 3-Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına," ibarelerinin yazılması, suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin reddi görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıkların cezalandırılması gerektiğine, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanıkların 22.10.2017 günü Alaplı ilçesi Gümeli Tabiat Anıtı içerisinde bulunan 4112 yaşında olduğu tespit edilen porsuk ağacının yaşı ile ilgili araştırma yapmak üzere izinsiz olarak ağaçtan iki adet karot alarak, inceleme yapıp ağacın yaşının 1980 olarak belirleyip bu durumun sosyal paylaşım sitesinde yayınlamalarının ardından haklarında suç duyurusunda bulunulması üzerine açılan kamu davası kapsamında sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında orman mühendisi oldukları, ağacın yaşını tespit etmek amacıyla karot aldıklarını, işlemin ağaca bir zararı olmadığını beyanla atılı suçlamayı kabul etmedikleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın cevabi yazısında, dava konusu porsuk ağacının 02.04.2018 tarihinde anıt ağaç olarak tescil edildiğinin belirtildiği, sanıkların karot aldığı tarihte söz konusu ağacın anıt ağaç vasfında olmadığının tespit edildiği, dosyaya sunulan 04.11.2020 havale tarihli orman mühendisi bilirkişi raporuna göre alınan karot örneğinin ağacın hayatiyetini kaybetmesine yol açmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde;"... sanıkların üzerilerine atılı suçun maddi unsurunun, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa zarara uğraması olduğu, bu sonuçlar dışında başka bir neticeye sebep olabilecek her türlü icrai veya ihmali hareket de bu suçun maddi unsurunu oluşturacağı, anılan suçun serbest hareketli bir suç olduğu, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıkların herhangi bir izin almaksızın, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları içerisinde olduğunu bildikleri ağaçtan karot almak şeklinde fiziki müdahalede bulunarak üzerilerine atılı 2863 sayılı kanunun 65. Maddesindeki suçu işledikleri" gerekçeleriyle sanıkların mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; "...olay yerinde yapılan inceleme neticesinde, porsuk ağacının gövdesinde herhangi bir iz ve emareye rastlanılmadığının ve ağaçta bir zararın bulunmadığını tutanak altına alındığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın cevabi yazısında ise, söz konusu porsuk ağacının 02/04/2018 tarihinde anıt ağaç olarak tescil edildiği, sanıkların karot aldığı tarihte söz konusu ağacın anıt ağaç vasfında olmadığı, aynı zamanda alınan bilirkişi raporunda dava konusu porsuk ağacından alınan karot örneğinin ağacın hayatiyetini kaybetmesine yol açmadığı, tazminat hesaplanmasınıda gerektirmediğini tespit edildiği, 2863 sayılı kanunun 65. maddesinde tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile koruma alanlarının izin alınmaksızın yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ile izin alınmaksızın inşai ve fiziki müdahale yapanlar ve yaptıranların eylemlerinin cezai yaptırıma bağlandığı, aynı kanunun 9. maddesinde fiziki müdahalelere esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler şeklinde örnekler verildiği, sanıkların eyleminin porsuk ağacına zarar vermediği ve aynı zamanda sayılan fiziki müdahaleler kapsamında bulunmadığı ve sanıkların suç işleme kastıyla da hareket etmedikleri, amaçlarının bilimsel araştırma kapsamında porsuk ağacının yaşını tespit etmek olduğu anlaşılmakla" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yüklenen suçun yasal unsurları oluşmadığından CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca sanıkların ayrı ayrı beraatlerine yönelik hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olan izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunma ve tescilli kültür veya tabiat varlıkları ile sit alanlarına zarar verme suçlarının oluşabilmesi için korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının tescilli olması gerektiği, dava konusu ağacın ise suç tarihinde tescilli olmadığı tespit olunarak yapılan inceleme neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Alaplı Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.